Bugun...
ABD Dışişleri Bakanı neden Ankara^ya gidiyor?


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 12-02-2018 08:06
     

Efendiler bu oynadığınız uluslararası tiyatroya son verin. Farkındasınız veya değilsiniz ama sizin bu kötü yazılmış senaryonuzdaki sahte oyunlarınızın dünya farkında. Bir içerdeki çarşafa bürünerek çarpışmaya gidecekleri yalanlarını atanlarla, Türk’e küfreden Türk milliyetçiliğine düşman parti liderlerinin mangal kül bırakmayan atışları ancak sınırlarımız içindeki kişileri heyecanlandırıyor. Her gün esen köpüren çocukları bile askerlikten yırtmış asrın lideri de Cuma’ya bile 3500 koruması altında giderken cepheye gitmekten söz edebiliyor. Yiyor musunuz tüm bunları.
 

Gelelim gerçek doğrulara. Birincisi ABD’nin bölge politikaları ve eylemleri günlük olaylara göre şekillenmiş operasyonlar değil. Daha önce yazmıştım. ABD dış politikasını 20 şer yıllık dilimler halinde hazırlıyor. Ben aktif muhabirlik yaparken 2000 yılında başlayacak ve 20 yıl sürecek bir politikayı yazmamak kaydıyla anlatmışlardı. Onların bu anlattıklarının hemen hemen hepsi gerçekleşti.
 

O zaman bana anlatılan planda Amerika’nın Ortadoğu’daki enerji kaynaklarından çekileceği anlatılmıştı. Gerçekleşti. Şimdilerde Suriye ve Irak’taki operasyonlar, bu çekilmenin yaratacağı artçı depremlerin gümbürtüleri. Aslında ABD bölgeden çekilirken İsrail’in güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Bölgede bazı “güvenilir” müttefikler bırakarak acil müdahalelerin kapıyı açık tutuyor. (Türkiye artık güvenilir müttefik statüsünde bulunmuyor. Batı hiçbir zaman radikal İslamcı bir yönetime güvenmemiştir. Erbakan Çiller koalisyon hükümeti geçmişteki en büyük örnek)
 

Bana anlatılan 20 yıllık dış politika planında bir de Türkiye’de istikrarlı hükümet konusu vardı. Bunu da Refah Partisi’nden kopardıkları gurupla kurdurulan partinin son 15 yıldır iktidarda olması sağlandı. Aklımda kaldığı kadarıyla bu partinin de miadı doldu. Zaten yapılan koalisyon çalışmaları falanda bu sürecin bitişinin farkında olanların hızlı ve topyekûn seferberliği olarak görüyorum. Yapılan temaslar falan bu çöküşü ortadan kaldırmadır.
 

Projede yer alan Türk ordusu içindeki ABD karşıtı bağımsızlık yanı Türk subaylarının elemine edilişi de bitti. Ordu şimdi İran’daki molla ordusu gibi. Yanında radikal dinci unsurlarla savaşa bile gidebiliyor. Tabii bu gidişler ve savaşma taktikleri bana bu ordunun Mustafa Kemal’in ordusu olmadığını kanıtladı. Karşısındaki bir kabile kuvvetiyle bile gerçek çatışmada ne kadar kayıp verdiği farklı anlatımlar içinde. Ölenler bizim çocuklarımız. Karşısındaki düşman hep düşmandı.
 

ABD’nin ülke başına monte ettiği hükümet Amerikan politikaları gereği bir gün dost öteki gün düşman ilan ettiler. Biz bu Kürt gurubunun yani YPG’nin 2000’li yıllardan bu yana PKK tarafından örgütlenen bir gurup olduğunu biliyorduk. Dünyada biliyordu. Ankara Washington talimatıyla bu gurubun liderini Ankara’da İstanbul’da konuk etti ve görüştü. Şimdi de geri dönemiyor, Washington’un kendisini görevden almasını önlemek için ülkeyi ateşe bile atmaktan kaçınmıyor.
 

İstanbul’da Sarayın sözcüsü Kalın, ABD Ulusal güvenlik danışmanı emekli generalle görüşmüş. Kalın askerlere yabancıdır ama Amerikalılara yabancı değildir. Bir zamanlar Washington’da bir kafe açmak için az çaba harcamamış ancak başarılı olamamıştır. Ama Kalın güzel türkü söyler. Barzani ile Sarayın lideri bir araya geldiğinde hem çalıp hem de söylemişti. Ama türkücülük Amerikalıları pek ikna etmişe benzemiyor. O kadar Amerika politikalarına karşıysanız, Amerikancı Morrison Süleyman (Süleyman Demirel) ve Kara oğlan Ecevit kadar vatanperver olun. Kapatın üsleri olsun bitsin. Onlar ülkenin en yoksul yıllarında bu kararlılığı gösterdiler. Hadi. Hadi yapın bakalım.
 

Şimdi Ankara’nın umudu gelecek olan ABD Dışişleri Bakanına bağlandı. Amerikalılar, Afrin’de devam eden operasyonun derhal durdurulmasını isteyecek. Buna karşılıkta bizimkiler bir şey teklif edecek. Ama görünen o ki teklif edebilecekleri tek nokta, Suriye sınırları içinde bir hava sahası kapatılmış bir saldırmaya kapalı bölge oluşturulması. Ankara bu teoriyi bir süredir istiyordu. Ama kendileri uzun vadeli politika planları olmadığı için uzun vadede Türkiye’nin aleyhine olacak bu projeyi kullanarak operasyonu durdurabilecekleri sanılıyor.
 

İsrail Amerikalıların bu projesine destek olarak Suriye’ye yaptıkları hava akınlarında ilk kez uçak kaybettiler. Bu da Rusların Suriye ordusuna gelişmiş hava savunma füzeleri verdiğini gösteriyor. Şimdi biliyorum bizde onlardan bu füzeleri aldık geçiyor ama Bizim elimizdekilerle Suriyelilerin elindekiler aynı değil. Bizimkilerin aldığı S-400’ler NATO içinde alındı bunu Moskova’da biliyor ve bu yüzden bize sattıkları füzelerde son gelişmeler yok.
 

Allah yoksul halkımın evlatlarının bu cahil projeler için helak olmasını önlesin. Zira işimiz Allaha kaldı. Yukarıda anlattıklarım ışığında gelişmeleri değerlendirin.



 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI