Bugun...
2019 Sevr'e bir adım daha yakın


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 29-12-2018 00:00
     

          Amerika tatil haftasına girdi. Noel ardından yeni yıl her yer tatil ve alışveriş furyasında. Federal hükümeti de Trump duvarı nedeniyle Beyaz Saray kapattı. Bakalım bu inatlaşmada nasıl sona erecek?

          Birkaç gündür oturdum şu 2018 bitiyor bir yılsonu değerlendirmesi yazayım diye düşündüm. Düşündüm düşünmesine de, konuyu seçerken iç politikaya girmeden, etrafımızda örülen örümcek ağları ile tuzakları yazayım istedim. Kendimce bir sıralama yaptım. Sonra da sıralamaya bakınca korktum. O kadar çok tuzak, o kadar çok bize kurulan pusu var ve biz bu oyunlara aptalca öylesine yanıt vermişiz ki, anlatamam. Belki bu pusu ve tuzaklar ülke içinden görülmüyor veya içerdeki işbirlikçileri tarafından görülmemesi sağlanıyor. Bilemiyorum.

          Neyse millet görmek istemiyorsa, bizde zorla milletin gözüne sokarak gösterecek durumda değiliz ya. Ben sıralayayım da sonuca siz ya da onlar karar verin.

          Önce en basit ve en fazla görünenden başlayayım. Konu Ekonomi. Ülke kuruluşundan buyana her şeyde olduğu gibi baş aşağı giderken en kötü durum, doğal olarak ekonomide görülüyor. Gerçi Üniversitelerde ekonomi siyasetin aynasıdır diye okuturlar ama bizim ekonomi ile siyaset hiçbir ders kitabına sığmıyor. Özellikle cumhuriyetin kazanımlarını miras yedi gibi yutan molla ekonomisi bir çizgide değil dumanın akışı gibi süzüle süzüle batıyor. İşsizlik, iflaslar iktidar tarafından zorla dengede tutulmaya çalışılan ekonomik sıkıntı yerel seçimler sonrası patlayacak.

         Adamlar son kez kandırmak için sınır Mart ayı dediler. Göreceğiz. İnşallah bankalardaki mevduatlara veya Bankalara el koymazlar. Şimdiden Türk Bankaları yabancı bankalar tarafından tehlikeli ilişkiler gurubuna katıldı. İnşallah memur ve emekliye ödemek zorunda oldukları maaşlara çökmezler, insanların mallarına el koymazlar. Millete söylediklerinin her zaman yaptıkları gibi tersini yapıp tepkileri sallamadan IMF’in kapısına tezgâh açacaklar. Bu sır değil. Bu duruma Türkler tarafından inanılmıyor ama tüm dünya tarafından biliniyor. Bunu burada bırakıp coğrafya da neler olacak onlara bakalım.

          Türkiye, tarihinde en cahil takım tarafından yönetilmenin bedelini toprak ve itibar kaybederek sürdürmeye devam edecek. Osmanlı İmparatorluğunu Sevr anlaşmasına göre parçalayan, ülkenin kurtuluşundaki asker kaçakları, eski işbirlikçilerinin torunları tarafından hazırlanan ortamla tarihteki bu isteklerini yerine getirecekler. Trump diye bir şeyler beklemeyin Trump sadece aptal bir figür. Türkiye hakkındaki planı derin devlet yapıyor ve bu plan adım adım izleniyor.

          Reis’in beceriksiz orkestra şefliği ve dirayetsiz yönetimi altında Türk devletinin bel kemiği kurum ve kuruluşlar satılmaya devam edilip Araplara peşkeş çekilme sürecek. Tarihte sürekli diktatörleri destekleyen NATO müttefiklerimiz bu kez de Ortadoğu’da tüm Müslüman ülkelerde oynadıkları oyunu bizim üzerimizde oynayacaklar. Sen aslansın diyerek Türkiye’ye demokrasi getirmeye hazırlayacaklar. Suriye’nin kuzeyi, Irak’ın Kuzeyi ve Türkiye’nin güneyinde İsrail’in en büyük projesi büyük Kürdistan kurulması için temel çalışmalar tamamlanacak. (Bu projenin Irak ve Suriye kısımları başarı ile gerçekleşti. Şimdi bizde federatif yapıya geçilerek bizdeki parçanın koparılması hazırlanacak.)

          Suriye birlikleri kendi topraklarında hızla ilerliyor. Ben bu yazıyı yazarken Suriye ordusu Membiç’e girdiğini açıklamıştı. Amerikalıların yanındaki Arap fanatikler yok falan diyor ama bataklık hala insan yutuyor. Bence Suriye ve Irak bizler için geçmişte gördüğümüz Afganistan Pakistan yaşatıyor. Amerika’nın Afganistan savaşının yaşattığı mülteci akını modern Pakistan’ın çökmesine neden olmuştu. Şimdi de bu komşulardan akan mülteciler Türkiye’nin Araplaşıp radikal dinci olmasını hızlandırıyor.

          Rusya ile ABD arasında varılan anlaşmalar uyarınca Türkiye kıyılarını Yunanistan’a, Kuzey bölgesini Ermenistan’a Güneyini de Kürtlere kendi eliyle verecek. Bizler deniz adamı olmadığımız kıyılarımızı korumayı beceremediğimize hükmedilerek, daha kolay yönetirsiniz denilerek, Güneyde Torosların ardına, Ankara, Sivas, Kayseri yörelerine çekilerek Monako gibi küçük bir devlet haline dönüşeceğiz. İstanbul Uluslararası bir konsorsiyum ile aynı Hong Kong gibi yönetilecek.

          İşgal edilen bölgelerde yaşayanların büyük bir kısmı aynı dedeleri gibi müttefiklerle işbirliği yapacak. Bir kısmı başka ülkelere mülteci olacak. Özellikler Avrupa’da sevenimiz olmadığı için Avrupa yerine Latin Amerika veya ABD’ye göç etmek isteyecekler. Denizlerimiz olamayacağı için kara yoluyla çoluk çocuk yollara düşeceğiz.

         Bir sihirbaz gibi cam küremize baktığımızda ülkem için kan ve gözyaşından başkasını göremiyorum. Bu durum dar ve orta gelirli halkım için geçerli. Bu iktidardan servet yapan Anadolu kaplanları ilk dalgada göçe hazırlanıyor. Onların çocukları yurt dışında sizlerden höpürdetilen paralarla eğitim görüp keyif yapıyor. Bakmayın ve sakın onlarda da İslamcı dalga veya hava beklemeyin bakmayın.

         Evet, 2019 geliyor gelmesine de bakalım. Hoş sağlıkta reform yaptık dediler ama ne yazık ki sağlıkta hastaneye canlı giren tabutla veya ceset tornasıyla çıkıyor. Olsun ama ben gene de sizlere en az sıkıntı ve üzüntü getirmesini diliyor. Sağlığınızın bozulmamasını yakınlarınızın sizi Terk etmemesini diliyorum.  Mutlu yıllar.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI