Bugun...
YANLIŞ TARTAN TARTI


Rifat SERDAROĞLU Serdar' ca
rifatserdaroglu@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 10-03-2014 08:08
     

Siyasi Parti “Din” değildir. Partiniz, kuruluş amaçlarından, program ve seçim beyannamelerindeki sözlerinden sapmışsa, tüm parti örgütü “Mal Varlığının Hesabını Veremeyen” şaibeli bir Genel Başkan’ın savunulması için kullanılıyorsa, partiniz ülkeye ihanet içinde ise, parti içinde yaptığınız mücadelede yalnız bırakılıyorsanız, basarsınız istifanızı ayrılırsınız.
Ama, zamanında sizi aday gösterip seçim kazandıran size onur veren partiniz, aynen sizi aday yaptığı yöntemle, bu kez başkasını aday gösterirse, bu karara saygı gösterip, yeni aday yapılan arkadaşınızı desteklemek zorundasınızdır. Davanıza sadakatin, size verilen onurun, dürüstlüğün ve insan olmanın gereği budur.

 

Yapım gereği, söyleyeceğim lafı muhatabımın yüzüne karşı yüksek sesle söylerim. Riyakârlıktan, ikiyüzlülükten nefret ederim. Aday gösterilmeyince kendince gerekçeler uydurup, başka partiye geçen ve kendisini “adam” yerine koyan partisine ihanet eden, kendisini doğuran anayı bıçaklayan insanlardan nefret ederim. Günümüzde bunlardan, Edirne’den İzmir-Konak’a kadar birçok örnek var.
Türkiye’nin içinde bulunduğu feci durumu, adım-adım demokrasiden uzaklaşıp tek adam faşizmine gitmekte olan bir iktidarı görmeyip, kendi çıkarı için iktidarın değirmenine su taşıyan kişi benim için acınacak kişidir.  

 

30 Mart Yerel Seçimleri öncesi, bazı CHP’ li Belediye Başkanları, partileri tarafından tekrar aday gösterilmediler. Parti içi demokrasinin kırıntısının olmadığı, Genel Merkez Yönetimlerinin “Önseçim” uygulamasının yanından geçmediği bir ortamda, bu şartları baştan kabul edip aday adayı olan kişinin,
tekrar aday gösterilmemesi karşısında söyleyecek sözü olmaması gerekir.

 

Yandaş Medya oluşturmak için “Haram Havuzu” kuran iktidar, bu seçimlerde CHP’nin oylarını bölmek için “DSP Havuzu” kurdu. BDP’ yi temsilen Mardinli Ahmet Türk, DSP Genel Başkanı Mardinli Masum Türker ve yolsuzluk sonucu istifa eden Mardinli Muammer Güler bir araya geldiler ve bu havuzu oluşturdular. Havuzun parası, tabii ki Binali’nin havuzundan geliyordu.
Bunlar aday yapılmayan CHP’ lilerin peşine düştüler. Kirasını bile ödeyemeyen DSP, nasıl olduysa aday yaptıkları kişiler için bol-bol para harcamaya başladı.

 

Size ilginç bir örnek vererek, gerçekleri aktarmak istiyorum.
Hakan Tartan, DSP Azınlık Hükümetinde 3 Ay Bakanlık yaptı. Hürriyet Gazetesi Ege Bölgesi Temsilciliği yaptı. 2009 seçimlerinde CHP, kendisini İzmir-Konak Belediyesine Başkan Adayı gösterdi.
Tartan önseçimle mi aday oldu? Hayır, Genel Merkez kendisini aday gösterdi.
Peki, CHP’de Konak Belediye Başkanlığı için çalışan ve bunu hak eden başka kimse yok muydu?
Onlarca aday vardı. Başta Beyefendiliği ve dürüstlüğüyle herkesin gönlünü kazanmış olan mevcut Başkan Muzaffer Tunçağ vardı. Tartan aday yapılınca, Sayın Tunçağ partisinden istifa etti mi? Hayır. Küsüp, partisinin aleyhine mi çalıştı? Hayır. Genel Merkezin takdiri buymuş dedi ve partisinin zaferi için, Hakan Tartan’dan daha fazla çalıştı.
Hakan Tartan’ın CHP’ de herhangi bir emeği var mıydı? Hiç yoktu.
Emeği çalınanlar bir kez olsun isyan ettiler mi? Hayır. Hepsi Hakan Tartan’dan fazla çalıştılar.

Hakan Tartan, seçildikten sonra partisi için çalıştı mı? Partisinin çalışmalarına katıldı mı? Kendisine oy veren, kendisi için çalışan partililerini kucakladı mı?
Ne gezer. Tartan’ın bütün işi kendi PİAR’ını yapmak, belediyenin yapmak zorunda olduğu rutin işleri bile kendisine mal etmek ve geleceğini garantileyecek işlerle uğraşmak oldu.

 

Bakan Doktor Başkan Gazeteci Hakan Tartan (!), önce Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olduğunu, Konak adaylığını düşünmediğini açıkladı.
Aziz Kocaoğlu’nu açıkça ve mertçe eleştirmek yerine, dedikodu yaparak, Kocaoğlu’nu yıpratmaya çalıştı. Büyükşehir’e aday yapılmayınca, tekrar Konak adayı olmak istedi. Oraya da aday yapılmayınca, kendisini Belediye Başkanı yapan partisine bir tekme vurarak ve yerine aday gösterilen hanımefendiye yalan-yanlış suçlamalarda bulunarak, Mardinlilerin oluşturduğu “İhanet Havuzuna” balıklama atladı.

 

CHP’den ayrılış gerekçeleri ise tam Recep İvedik’ lik türdendi.
*CHP’den “Odunu koysam kazanırım” anlayışını yok etmek için adayım, dedi.
Kimse Tartan’a sormadı; “Yahu, geçen seçimde seni aday göstermişlerdi.
Sen odun muydun?
*Ben CHP’yi kurtarmak için adayım, dedi!
Severken öldürmek, diye bir deyiş vardır. Bununki de o iş. Madem seviyorsun, başka partide ne işin var?
*Ben Atatürkçüyüm. Atatürk İlkeleri için aday oldum, dedi!
Atatürk’ün adını anmadığı gibi, ona “Kefere Kemal”, “Deccal” diyen partiye seçim kazandıracak gizli kumpasların içine girerek mi, Atatürkçü olacaksın?
Kendi menfaatin için CHP’yi, DSP’yi kullandığın gibi, hiç olmazsa Atatürk’ü kullanma.

 

Bak Hakan Tartan, CHP adayı olarak seçildiğin belediyenin olanaklarını ve adamlarını seçim için kullanıyorsun. Kaynağı Binali olan paraların, sana akıtıldığı ve bunları 2 Milyon TL’lik kısmının görüntülü olarak belirlendiği söyleniyor.
Bir büyüğün olarak seni ve senin gibi DSP’den kişisel hırsları için aday olanları uyarıyorum. Lütfen aklınızı başınıza alın. İzmir’ lilerden özür dileyip, adaylıktan çekilin. Bir bölen olmayın.
Bu söylediklerimi sizlere herkes söyleyemez. Umduğunuz oyun binde birini bile alamayıp, rezil olmak ta var. Yol yakınken bunları bir kez daha düşünüp, ülkeniz
ve şehriniz için doğru olanı yapın.
Ya Hırsızlar İmparatorundan yana olacaksınız, ya da namuslu insanlarla beraber olacaksınız, üçüncü şık yok…



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI