Bugun...
UYMAK, SAYGI DUYMAKTIR


Rifat SERDAROĞLU Serdar' ca
rifatserdaroglu@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 05-04-2014 07:30
     

Kendisini TC Mahkemelerinin üstünde görecek kadar kontrolünü kaybeden Erdoğan, Anayasa Mahkemesinin Twitter yasağını kaldıran kararı hakkında şunları söyledi;
“Anayasa Mahkemesinin kararına uymak zorundayız ama saygı duymak zorunda değiliz, saygı da duymuyorum…”

 

Anayasa Mahkemesi Kararları, Anayasa maddesi hükmündedir. Hem Yasama, hem yürütme, hem de İdare organlarının tümünü bağlar. Hiç kimse, hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve yargıçlara emir ve talimat veremez. Genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz.

 

Recep Tayyip Erdoğan;
Sende, herkes gibi mahkeme kararlarına paşa-paşa uymak zorundasın.
Hem uymak, hem de saygı duymak zorundasın.
O kurumun kararlarına uyuyorsan, saygı duymak zorundasın. Saygı duymadığın bir kurumun kararlarına niçin uyuyorsun? Korktuğun için olabilir mi?
Bildiğin gibi, Anayasa Mahkemesi aynı zamanda “Yüce Divan” olarak görev yapar. Senin ve yolsuzluğa-hırsızlığa-rüşvete-avantaya bulaşmış Bakanlarının eninde sonunda gideceğiniz yer orasıdır. Saygı duymadığın Yargıçların önünde “Esas Duruşta” beklemek inan ki sana çok yakışacak.

 

GAZETECİ AZARLAMAK
Erdoğan o kadar büyük bir adam ki, kendisini “dokunulmaz- insanüstü” bir varlık olarak görüyor ki herkese, her topluluğa, her kuruma açıkça, televizyon canlı yayınlarından hakaret edebiliyor.
TÜSİAD gibi bir kurumu “Vatan Haini” diye suçluyor. İnsanlara, “alçak-şerefsiz-ahlaksız” gibi çirkin kelimelerle hakaret edip, işi küfür etmeye kadar vardırabiliyor.
Basın toplantısında kendisine soru soran gazetecileri azarlayabiliyor. Azarladığı gazetecinin ailesini geçindirmek zorunda olduğu, bu yüzden o işe ihtiyacı olduğunu unutuyor. Herkesi, kendi çocukları gibi dolar milyarderi zannediyor!...

 

Bir an için düşünelim;
Erdoğan, eski işi sucukçuluk yapıyor. Dün azarladığı gazeteciyi yine azarlayabilir miydi? Dün, geçim- hayat mücadelesi kaygısıyla, Erdoğan’ın karşısında susmak zorunda olan gazeteci, yine susar mıydı?
Yoksa sucukçu Erdoğan’ı evire-çevire benzetir miydi?

 

Etrafındaki devlet gücüne güvenip, insanlara zulmeden diktatör bozuntularının sonunu beraberce görmedik mi?
Saddam iktidarda iken, ne kadar mağrurdu değil mi? Bir de iktidardan düşüp kanalizasyon çukurunda yakalandığı zamanki halini gözünüzün önüne getirin!
Ya Kaddafi, kendisine “Dağ Aslanı” diyen zavallı diktatör bozuntusu, kendi milleti tarafından öldürüldü, cesedi parçalandı.
Kimsenin sonunun bunlara benzemesini istemeyiz. Ama hiçbir devlet yöneticisi de kimseye hakaret edemez, aşağılayamaz, hor göremez.
Günün birinde bir delikanlı çıkar ve sana öyle bir şey söyler ki, apışıp kalırsın.

 

Erdoğan;
Sen Anayasa Mahkemesi kararlarına “Saygı Duymuyorum” diyorsun. Anladık.
Sen Yargı kararlarına saygı duymazsan, Türk Milleti sana neden saygı duysun ki!
Sen, Başbakan olarak Yargı kararlarına saygı duymuyorsan, vatandaş neden saygı duysun ki? Bu tutum toplumu kargaşaya sürüklemez mi?
Sen topluma böyle mi örnek oluyorsun?
30 Mart’ta sana oy vermeyen %57 sana saygı duyuyor mu acaba?
Ne dersin delikanlı?

 

Sağlık ve başarı dileklerimle 05 Nisan 2014
Rifat Serdaroğlu



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI