Bugun...
KUTU KUTU PENSE


Rifat SERDAROĞLU Serdar' ca
rifatserdaroglu@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 21-12-2013 08:31
     

Çarşı Grubunun esprilerinin her biri zekâ ürünüdür. İnsanları hem güldürmeyi, hem de düşündürmeyi çok iyi başarırlar. Beşiktaş stadı, seyircilerin maçı kötü yöneten hakeme “Küfür” etmeleri yüzünden kapanınca, yeni bir ceza almamak için Çarşı Grubu aşağıdaki sloganı on binlerin eşliğinde söylemişti;
“Kutu Kutu Pense /Ayvayı Yerse / Arkadaşım Hakem / Arkasını Dönse… 

 

Rüşvet bedeli olan Milyon- Milyon Avrolar, Milyon- Milyon Dolarlar ayakkabı kutularından fışkırdı.
Daha dün babasından harçlık alan, ömründe tek kuruş vergi vermemiş, bir gün bile çalışmamış bebeler, yatak odalarındaki milyonlarca avanta parayı makinalarda saymaya başladılar.
Ülkenin güvenliğinden sorumlu Bakan, mafya babası gibi “kafasını kopartırım onun” dedi, para karşılığı kendi memurunu sürdürdü.
Ülkenin ekonomisinden sorumlu Bakan’ın 130 Milyon Dolar avanta aldığı belgelendi.
Tayyip’in TOKİ’ sinden sorumlu Bakan’ın hangi yandaşları “zengin” yaptığı belirlendi.
Kendisine “Eskort Bakan” dediğim için beni mahkemeye veren Bakanın ofisindekiler, çete reisinden çanta-çanta yeşilleri aldılar. Kibar Bakan, çantaları verene teşekkür etmeyi de unutmadı.

 

Bunların hepsi gerçekleşti. Tutuklamalar yapıldı, arkası da gelecek.
İyi niyetli bazı okurlarımız neredeyse zil takıp oynayacaklar, “Tamam bu defa AKP’den kurtuluyoruz” diye!
Şöyle diyorlar; “İşte bakın, hırsızlık belgelenmedi mi, Bakanlar da bu işin içinde değil mi, ne yüzle oturacaklar? Daha yeni Japon Vali istifa etmedi mi?”

Ne yazık ki, Türk Milletinin çoğunluğu AKP’yi hala tanıyamamış.
Bu düşünceler demokrasiyi hazmetmiş, her türlü düşünceye saygılı, erdemli ve inancını sadece Allah rızası için yaşayanlar için geçerlidir.
Bu badem takımı Türkiye’yi “Dar-Ül Harp” (Harp edilecek ülke, henüz İslami yönetimin olmadığı ülke)  olarak görür. Bunların gerçek inancına göre, Türkiye “İslami Devlet” oluncaya kadar çalmak-soymak-yıkmak günah değildir!
Bunların hırsızlıklarını mahkeme kararlarıyla suratlarına vursanız dahi, saf Müslümanları kandırmaya devam ederler. Utanma duyguları yoktur. Vicdanları körelmiştir. Demokrat görünümlü takiyecidirler.
Deniz Feneri için; “Almanya’nın yani gâvurların işi. İslam’ın güçlenmesini istemedikleri için bize oyun oynadılar” demediler mi?
Ayakkabı kutularında bulunan milyonlarca avro, alınan rüşvetler belgeleri-resimleri-ses ve görüntü kayıtlarıyla net olarak ortada dururken, “Bu iş İsrail’in işidir. Türkiye tam büyürken önümüzü kesmek için yaptılar” demiyorlar mı?

 

Dünyanın hiçbir ülkesinde böylesine çifte rezillik görülmemiştir.
Rezilliğin bir yüzü;
Bakan, kendisinin bilgisi dâhilinde oğlu milyonlarca avro rüşvet alıyor ve bunlar belgeleniyor, fakat omuzdan kafalı Bakan efendi, Emniyet Teşkilatını darmadağın edecek emirleri verebiliyor.
Pes be arkadaş, köselenin sigara kâğıdı kadar ince kaldığı böyle bir surat şimdiye kadar görülmemiştir.
Rezilliğin diğer yüzü;
Dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun, böyle bir “siyasi hırsızlık” olsa, o ülkenin muhalefet partileri, insanları sokağa döker ve o hükümeti istifa ettirinceye kadar mücadelesine devam ederler!

 

Bizimkilere bakar mısınız, neredeyse “Yahu niçin yakalandınız, millet sizden soğuyup bizi iktidar yapacak, başımıza iş açacaksınız” der gibi, olayları seyrediyorlar. Arada bir yazılı bir açıklama ile yetiniyorlar.
Merkez Sağın temsilcisi olması ve AKP’ye giden “Merkez Sağ Oyları” geri alması gereken Demokrat Parti ise, zavallı yöneticilerin elinde, malum cemaatin emrine verilmiş, ölümü bekliyor. DP Genel Başkanı, Büyük Şehirlerde adayları olup olmadığını, kendi memleketi Afyonkarahisar’da kaç tane Belediye Başkan Adayı olduğunu açıklasın da, öğrenelim. O koltuk emlakçı koltuğu mudur?

 

Şimdi AKP’nin yapacaklarını sıralayalım;
*Deniz Feneri Davasında ne yaptılarsa, daha da fazlasını şimdi yapacaklardır.
*Başta Zekeriya Öz olmak üzere, Mehmet Baransu-Emre Uslu-Aysal Aytaç’ın oğlu Önder Aytaç-Merkez Medyadan birkaç kurban-İş dünyasından birkaç kişi, kâğıt üstünde bir örgüt haline getirilecek
ve “AK-PAK Hükümetini” yıkmak suçuyla Silivri’ye tıkılacaklardır.
*Yolsuzluk sebebiyle yakalanan Bakanlar ve cemaatin elinde hırsızlık belgesi bulunan Bakanlar ayıklanacak, yerlerine yeni emir kulları getirilecek ve Erdoğan “Tansu Ablası” gibi beyaz-bembeyaz elbiseler giyerek toplumun huzuruna
“Yeni bir beyaz sayfa açtık, haydi ya Allah bismillah” diye çıkmaya çalışacaktır.

 

Bunda başarılı olabilir mi, ben kesin bir şey söyleyemiyorum.
Çarşıya sormak gerek;
-“Söyle bana eyy Çarşı; Türkiyeli Delikanlıdan daha temiz-daha beyaz-daha ak biri var mıdır?”
Çarşı yanıt verir;
“Kutu Kutu Pense / Ayvayı Yerse / Arkadaşım Delikanlı / Arkasını Dönse!...

 

Not; Tek başına on iki senedir iktidar koltuğunda oturan partinin adı AKP
değil midir? İyi de o zaman, devlet içinde çeteleri kim oluşturdu, yahu?
Ulan, hepiniz oradaymışsınız be!



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI