Bugun...
KORKU YILI 2018


Rifat SERDAROĞLU Serdar' ca
rifatserdaroglu@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 30-12-2018 09:02
     

Korku siyaseti, otoriter rejimlerin en belirgin özelliğidir.
Rejimin adı ister finans kapitalizmi (küreselleşme) ister komünizm ister sosyalizm olsuno rejimde korkunun kırıntısı varsa, demokrasi orada yaşayamaz.

Latin Amerika’daki askeri diktatörlükler, “Komünizm” tehlikesiyle insanları korkutup kendilerini meşrulaştırma yolunu kullandı. Zulüm politikaları, toplumu korkutma üzerine inşa edildi!

ABD ise sınırsız sömürüye dayanan dünya hakimiyeti projesini, kendi yarattığı küresel terör tehdit sopasını kullanarak meşrulaştırır.
Emperyalist devletlerin etkisindeki televizyonlar, basın yayın organları insanlara gizili-açık olarak sürekli şunları öğütler;
“Başının derde girmesini istemiyorsan asla sorgulama, karşı çıkma, sesini çıkarma, protesto eylemlerine karışma. Sana verilenle yetin. Ye, iç, üre, eğlen, gel geç! Sana neyi tüketeceğini de biz söyleriz.”

Dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan araştırmalara göre, insanları özgürlük ve ekmek arasında tercih yapmaya zorlarsanız, insanlar ekmeği seçer!
İnsanları bu tercihe zorlamak, dünyanın en aşağılık işidir.İnsan olmanın onuruna vurulacak en ağır darbedir. Ekmeği özgürlüğe tercih eden korkutulmuş insanlar, çok kısa zaman sonra ikisini de kaybedeceklerini nasıl bilsinler ki?

İleride dünya tarihi yazılırken, Türkiye’deki 17 yıllık AKP yönetiminin
“Kötü Örnek” olarak gösterileceğine adım gibi eminim.
Bizdeki “Korku İmparatorluğu” üç ayağa dayanır.
Türk Milletini boğazına kadar borçlandırıp altın tepside, emperyalist devletlere sunma alçaklığı birinci ayaktır.
İkinci ayak ise cehalete dayanan kör cesarettir.
Üçüncü ayak ise kendilerini Muhafazakâr Müslüman olarak tanımlayan cemaat ve tarikat artıklarınınİslam Dinini sömürmeleri ve korku aracı olarak kullanmalarıdır…

Tarihçiler şu sorunun yanıtını da mutlaka arayacaklardır;
Nasıl oluyor da Çanakkale’de dünyanın tüm emperyalist devletlerin oyunlarını kafalarına geçiren ve esaret altındaki devletlere ümit olan Türk Milleti, toplumsal beyin felci geçirmiş gibi korkuya ve zulme boyun eğiyor?

Geçen ağustos olayında pazarda bir olay yaşadım;
Salatalık satan bir pazarcı telefonda biri ile konuşuyor. Bir süre sohbetten sonra konuştuğu kişiye şunu söyleyip telefonunu kapattı; “Hadi abi şimdi kapatalım, çünkü telefonumu dinliyorlar. Gerisini akşam kahvede anlatırım!”
Salatalık satan bir pazarcı bile dinlendiğini zannedip korkuyorsa, bu rejimin adı faşizmdir, hem de kapkarasından!

Korku rejimlerinin değişmez silahlarından bazılarını yazalım. Yazalım ki bunlara çok dikkat edelim,sonra da 2019 da neler yapmamız gerektiğine karar verelim;
-İnsanları kontrol altında tutmanın tek yolu, korkutmakla olur!
-Korku, tüm otoriter rejimlerin temelidir.
-Korku yönetimlerinde sık-sık toplumun tanıdığı, sevdiği kişiler bilerek ezilir. Ezilir ki herkes “Eğer ona yapıyorlarsa, bana haydi-haydi yaparlar” korkusuna kapılsın! (İlker Başbuğ-Generaller-Metin Akpınar-Müjdat Gezen’e yapılanlar)
-Senede bir veya iki defa cinayet işlemiş mafya reisi tipindeki adamlara, yönetimi destekleyen eylemler yaptırırlar. Halka korku salarlar. (Sedat Peker’in asacağız-keseceğiz-kanlarında banyo yapacağız, demesi ve Rize’de miting yapması gibi)

Değerli Okurlar;
Zayıf karakterli kişilerde güce tutku veya güç tutulması kalıcıdır. Bunlar kolayca iflah olmazlar.Gerçekte, topluma korku salan yönetimlerin kendileri çok korkaktır. Zaman zaman çarşaflara sarılıp “Biz bu yola kefenimizle çıktık” diye bağıran eblehler var ya, onlar gerçekte ölmüş kişilerdir!
Kalbinde ve aklında sevgiyi, saygıyı, kardeşliği, yardımlaşmayı, karşıt düşünceye hürmeti, eşitliği, şeffaflığı, çağdaşlığı öldürmüş kişi sizce yaşıyor mudur?
O nefes alıyordur ama manen ölmüş biridir, ot gibi…

2019 yılında Türk Milleti olarak yapmamız gereken ilk iş, demokratik haklarımızı kullanıp kaderimize el koymak olmalıdır.
Gördüğümüz her yanlışa, her haksızlığa, her kötülüğe, her hırsızlığa itiraz etmeliyiz.Sosyal medya yoluyla, mesajlarla, telefonla, mektupla “YAPAMAZSIN” diye karşı çıkmalıyız.
Bir sanatçımıza, bir askerimize, bir devlet adamına haksız bir uygulama sonucu tutuklama kararı mı çıkardılar. Onları kolay teslim etmeyeceğiz.
AKP’nin koruduğu hırsızları, yandaş müteahhitleri gördüğümüz her yerde protesto edeceğiz. Vatanımıza, Cumhuriyetimize, Demokrasimize ve Türk Milletine sahip çıkıp koruyacağız.

En önemlisi, korkunun ecele faydası yoktur atasözünü hiç unutmayacağız!

Bizleri Büyük Türk Milleti çatısı altında bir arada tutmanın simgesi olan
“Milli Andımızın” tüm okullarımızda okutulacağı, sağlıklı ve huzurlu bir yıl temenni ediyorum.
Not: 2 Ocak 2019 Çarşamba günü görüşmek üzere…



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI