Bugun...
ERDOĞAN / ÖCALAN ÖZERKLİĞİ


Rifat SERDAROĞLU Serdar' ca
rifatserdaroglu@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 15-04-2014 08:16
     

Erdoğan seçim sonuçlarını istediği kadar çarpıtmaya çalışsın, 2011 Genel seçimlerine göre seçmen sayısı 1 Milyon 300 Bin artmasına rağmen AKP’nin oyunun 2 Milyon 400 Bin azaldığı gerçeğini saklayamaz.
17 ve 25 Aralık Yolsuzluk-Hırsızlık-Rüşvet operasyonu, Erdoğan’ın dış politikası özellikle Suriye politikası, diktatör gibi davranıp Twitter ve Youtube’ u kapatarak AB standartlarından ve Hukuk Devleti ilkesinden sapması, dünyanın en iyi ekonomistleri tarafından Türk Ekonomisinin en kırılgan ekonomi ilan edilmesi, karizmasını çizdi, zayıf düşürdü ve onu “Topal Ördek” haline getirdi.


Şimdi, bir taraftan Cumhurbaşkanlığı planları yaparken, diğer taraftan Öcalan ile yaptığı anlaşma gereği önüne ÖZERKLİK tepsisi, üzerindeki ateşten kestaneleriyle konacak. Bu ateşten kestaneler ya Erdoğan’ı- AKP’yi yakıp kavuracak ve Türkiye’yi kan gölüne döndürecek, ya da aklıselim galip gelecek,
huzur içinde “Türk Milleti” olarak demokratik standartlarımızı yükseltip, onurlu ülkeler arasında yerimizi alacağız.

 

Önümüzdeki günlerde çokça tartışacağımız, AKP+ Erdoğan+ Ermenistan Yanlıları+ Barzani Çocukları+ Soros Besmeleleri+ AKP’nin sözde Akil İnsanları tarafından Türk Milletine yutturulmaya çalışılacak olan “Kürtçülük- Özerklik” konusunda bazı gerçekleri sizlerle paylaşmak isterim. Katılmadığınız veya eksik bulduğunuz yönleri yazarsanız ben de istifade ederim.
Çerçevemiz şu olmalıdır;
Kişi hak ve özgürlükleri- demokratik standartlarımızın AB seviyesinin üzerine yükseltilmesi- Kadın Erkek eşitliği ve İnsan Haklarında yapılacak iyileştirmeler tüm Türk Milleti için yapılmalıdır. Hiçbir etnik yapıya ayrıcalık tanınmamalıdır. Vatanımız-Devletimiz- Bayrağımız- Bağımsızlığımız- Bütünlüğümüz- Resmi Dilimiz Türkçe, her türlü tartışmanın dışında olmalıdır.
Bu çerçeveyi kabul eden “Ben, Türk Milletinin Fikri Hür Vicdanı Hür bir Bireyiyim” diyen herkesle istediği her konuda tartışmaya, beraber fikir üretmeye açık olmalıyız.
Aksi davranış hem birliğimizi zedeler, hem de % 5-6 oy ile % 94-95 oyu esir almak olur. Hele, elindeki silahla öldürerek-yakarak-yıkarak Türk Milletine dayatmalarda bulunmak asla kabul edilemez ve en sert şekilde yasaların öngördüğü cezalara çarptırılırlar.

 

Kürtçülerin silahlı kalkışmaları, Türk Askerini, Güvenlik Güçlerini ve insanlarımızı öldürmelerindeki gerekçeleri, “Demokrasi alanındaki eksikler ve ekonomik geri kalmışlık” olarak gösterilmektedir.
Tamam da, “Kürt Sorunu” dedikleri silahlı isyanlar Osmanlı zamanından beri var. Bunların gerekçelerini doğru kabul edersek, Osmanlı zamanında ve Cumhuriyetin yeni kurulduğu zaman yapılan silahlı Kürt isyanlarını neye bağlayacağız? Osmanlı zamanında ve Cumhuriyetin kuruluşunda ülkemizin neresi ekonomik olarak gelişmişti? Ülkemizin neresinde demokrasi vardı?
Bu gerekçeler gerçeği saklamak, Emperyalist Devletlerin bölgemiz üzerindeki oyunlarını ve onların uşaklarının kimliklerini gizlemek için yapılmış taktiklerdir.

Bu sorun, “Demokrasiyi hazmetmiş” , “Dünyada itibarı olan” , “Yolsuzluğa bulaşmamış” , “Cesur” , “Tarihi ve Türk Milletini” iyi tanıyan “Devlet Adamları” ile çözülebilir.

 

Eğer bu sorun bugün için düne göre daha da zorlaştıysa, sorumluları; Türkiye’nin bu en önemli sorununu “Süper hızla yükselmesi- Uluslararası şaibeli ilişkileri- Mesleki Geçmişi” soru işaretleriyle dopdolu bir cahil istihbaratçının eline bırakan Erdoğan ve Davutoğlu’dur.

 

Yazıyı, şimdilik kaydıyla bir uyarıyla bitirelim;
Erdoğan ve AKP Hükümeti bundan böyle adımlarını çok iyi düşünerek atmalıdır.
Erdoğan, demokrasiden uzaklaşma-otoriterleşme-din devletine doğru yönelme gayretlerini terk etmeli, demokrasi içinde her şeyi Türk Milletine anlatarak
bu sorun hakkında akılcı, sağlıklı ve kabul edilebilir çözümler üretmelidir.
Çünkü Türk Milletinin sabrı taşmak üzeredir. Kandilde saklanan bir katilin her fırsatta Türk Milletini tehdit etmesi, zekâsı hakkında ciddi şüpheler bulunan bir terörist eskisinin TC Devletinden “Petrol Payı” istemesi, bölgede şımarıklık düzeyine varmış çeşitli yapılanmalar, Türk Milletini çok ama çok rahatsız etmektedir.
Türk Milletinin sabrını test etmeye cesaret etmek, akıl işi değildir.
Yedi düvele dersini vermiş Türk Milletini, birkaç bin eşkıya ile tehdit etmek, sadece onların sonunu çabuklaştırır. Lütfen sabrımızı zorlamayın…

 

Sağlık ve başarı dileklerimle 15 Nisan 2014

Rifat Serdaroğlu

 

      

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI