Bugun...
ÜLKELER ASLA BATMAZ


Nazım PEKER Düşündükçe
nazimpeker@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 27-08-2018 07:33
     

                Siz zannediyor musunuz ki, Türkiye batacak?

                Asla ve asla Türkiye batmaz, hiçbir ülke batmaz.” Öyleyse ne olur?” diye soruyorsunuz değil mi?

                Evet! Sevgili okurlarım ülkeler asla batmaz. Çünkü hiçbir ALACAKLI: borçlusunu da kişiyi de, esnafı da, tüccarı da, şirketi de ve dahi devleti de batırmaz. Çünkü alacaklısı olduğu muhatap batarsa parasını kimden ve nasıl alacak?

                İş bu kadar basit; ülke batmaz, ülkeyi yöneten siyasiler de batmaz. Çünkü hiçbir siyasetçi fatura ödemez. Faturayı sen ve ben yani Ayşe teyze ile Mehmet amca öder.

                Türkiye son zamanlarda ekonomik bir açmazda; bunun nedenleri oldukça çok ama en önemlisi: üretmeyen bir Türkiye, ithalata dayalı bir ekonomik modelle idare edilmemizdir. Nevzat Yalçıntaş, Ali Coşkun, Nazım Ekren gibi Türkiye’yi bilen ekonomiyi okuyan insanların yönetimde olmaması da bir başka önemli etkendir. Ne yazık ve ne acı ki, Türk çiftçisi de Türk insanı da üretimden kaçmaktadır.

                Türkiye her yıl 60 milyar Dolarlık enerji ithal etmektedir. Buna ödenen Dolar, iç piyasaya zam, faiz ve enflasyon olarak yansımaktadır.

                Sn. Erdoğan bas bas bağırmıyor muydu, “Faizler düşmeli, yüksek faizle işler gitmez” diye. Ne oldu şu an FAİZ yüzde kaç?

                Maliye Bakanlığına getirilen B. Albayrak’ın, bu alanda tecrübesi ve biriki mi var mı?Faizle konusunda tam tersini yapmıyor mu?

                Merkez Bankamız tam anlamıyla bağımsız mı?

                Batı’da Merkez bankaları bağımsızdır. Zira siyasiler seçim kazanmak zorundadırlar. Seçimi kazanmak isteyen siyasetçi her türlü pansuman tedavileri alır, piyasayı para bolluğuna boğar. Ama seçimden sonra da seçmenin burnundan fitil fitil çekmesini bilir.

                Onun içindir ki, merkez bankaları bağımsızdırlar, bağımsız olmaları şarttır ve gerektir.

                Merkez Bankaları eleştirilmez değildir. Eleştirilebilir ama müdahale edilemez.

                Çıkış yolu nedir?

                Ekonomi yönetiminde ehliyet ve liyakata önem verilmeli, üretim ekonomisine geçilmeli, “İtibardan taviz olmaz” anlayışı ile lksk ve israf derhal terk edilmeli. Sıradan vatandaşın, ŞLİRKETLERİN bozdurduğu Dolar’a karışılmamalı. Eğer bir Dolar kontrolü yapılacaksa, bürokratlara, siyasi partilere, hâkim ve savcılara bakılmalı.

                İngiltere de yargı mensupları her yıl mal beyanında bulunurlar yakın sülalesi ile birlikte.

                Eğer ekonomiden anlamayan yöneticiler biraz ekonomi konuşmasalar; Dolar ve faiz bu kadar oynamaz. Eğer bir ülkede hem döviz, hem faiz aynı anda artıyorsa; iyi gitmeyen bir sakatlık var demektir.

                Onun için rahat olun. Ülkeler asla batmaz/batırmazlar. Ama taviz alırlar, yeraltı ve yerüstü kaynaklarınızı sömürürler.

                Ülkeyi yönetenlerde batmaz, onlar asla fatura ödemezler. Sıkıntıyı; sen ve ben yani Ayşe teyze ile Mehmet amca çeker.

                Şimdiden bu sıkıntılara hazır olun. 24 Haziran sabahı, “Hele şu toz duman bir dağılsın, atama, eşeğe mi bindiğini anlarsın” demiştim.

                Esen kalınız.                                                                   Nazım PEKER

               

 

               



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI