Bugun...
ATATÜRK’E DİKTATÖRDÜ DİYENLERE


Nazım PEKER Düşündükçe
nazimpeker@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 09-11-2018 10:19
     

               Bu soru, hep ve sık sık sorulur. Kafa karıştırır, mide bulandırır. Atatürk’e antipatisi olanlarca da çabucak benimsenir.

                Diktatör, en basit tanımıyla; kendi dediğinden başkasını yapmayan, kendi bildiğinden başkasına itibar etmeyen demektir. Acımasız, hoşgörüsüz, BİLGİSİZ ve öngörüsüzdür.

                Bu tanımlamadan gidersek Atatürk, bunların tam aksine asla diktatör değildi ve hiçbir zaman ve hiçbir hareket ve düşüncesinde de bırakın diktatörlüğü, gibi bile olmamıştır.

                1924 Anayasa’sı hazırlanmaktadır. Anayasa hazırlanırken Atatürk iki şey ister.    

  1. Cumhurbaşkanına, TBMM’yi ve Bakanlar kurulunu feshetme yetkisi,   

              2-  Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanlıklarının direkt olarak Cumhurbaşkanı’na bağlanması

                Bu yetki verilmiş mi?

                Hayır.

                Bunun neresinde DİKTATÖRLÜK yatmakta?

                Atatürk’ün bir yemek davetinde, Reşit Galip, Milli Eğitim Nazırına dönerek, “Sen bir softasın”  suçlamasında bulunur.  Bu söze Atatürk kızar ve Reşit Galip’e dönerek, “Bu nasıl söz, lütfen masayı terk eder misiniz?” diye çıkışır.

                Galip Reşit, “Bu ne demek? Bu sofra, milletin sofrasıdır, terk etmiyorum” deyince; Atatürk, “Öyleyse siz kalınız ben terk ediyorum.” der ve gider. İradeleri görüyor musunuz?

                Aradan zaman geçer Atatürk, Reşit Galip’i, Milli Eğitim Bakanı yapar 1932.

                Söyler misiniz bunun neresinde DİKTATÖRLÜK var?

                Atatürk, sahip olduğu bütün taşınır, taşınmaz mal varlığını ya direkt olarak milletine ya da dolaylı olarak onun sahip olduğu KAMU kurumlarına bağışlamıştır.

                Dünyada hangi DİKTATÖR böylesine erdemli bir davranış sergilemiştir. Biliyorsanız lütfen söyleyin de bizde öğrenelim?

                Atatürk’ün sözlüğünde ve söylemlerinde; millete saygısızlık yoktur. Bilim adamına, din adamına, KADINA, köylüye-çiftçiye, işçiye-memura, eylemciye- protestocuya hakaret ve küfür de yoktur. Padişahların “kullarım” diye seslendiği bu necip millete Atatürk ”EFENDİLER” diye seslenmiştir.

                Siz hangi bilgi ve hangi hakla, İslam’ın, “Geçmişlerinizi iyilikle anınız” açık emrine rağmen Türkiye Cumhuriyetini kuran, değerli bir şahsiyete hakaret ve iftira ederek O’nu DİKTATÖRLÜKLE suçlayabilmektesiniz?

                Neden bu ülkeyi yönetenler, cumhuriyeti kuran, demokrasiyi getiren bir kahramanına düşmanlık besler?

                Sizde hiç Allah korkusu yok mu?

                Diktatör arıyorsanız, yanı başınıza bakınız. Dimdik durmaktadır DİKTATÖRLERİNİZ.

                Esen kalınız.                                                               Nazım PEKER

                Not: 10 Kasım Atatürk’ü anma etkinliklerini 12 Kasım’a almak için genelge gönderen Konya Milli Eğitim Müdürünü ve müdürlüğünü kınıyorum.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI