Bugun...
PKK'nın Bodrum Katında Sorguladığı Belediye Başkanının Hikâyesi!..


Müyesser Yıldız
 
 
facebook-paylas
Tarih: 10-03-2019 14:22
     

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu geçen haftaki Bayburt ziyaretinde, HDP'li belediyelere atanan kayyumlarla PKK'nın şah damarını kestiklerini vurgulayıp, şunları söyledi:

"Dağ kadrosunun, bütün lojistik desteğini burada belediyelerden sağlıyorlardı. Bize kayyum atadık diye kızıyorlar. Ama bizden önce neredeyse her belediyeye Kandil'den atanmış bir kayyum vardı. İnanmayan Mardin'de şimdi yaşından başından utanmadan aday olan Ahmet Türk'e sorsun. Belediye başkanıyken karşısına geçip ayak ayak üstüne atıp, sigarasını yaktıran 17-18 yaşlarındaki teröristin kim olduğunu sorsun."

Hafızamı zorladım hatırlayamadım. Arşivleri taradım, Ahmet Türk belediye başkanıyken böyle bir rezalet yaşandı mı, bulamadım.

Devletin Bakanı söylüyorsa, elbette doğrudur da acaba ne zaman oldu?

Bildiğimiz, Ahmet Türk 30 Mart 2014 seçimlerinde Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. 2 yıl sonra hakkında, "Silahlı terör örgütüne üye olmak, silahlı terör örgütü propagandası yapmak" iddiasıyla 7 yıldan 18 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Kasım 2016'da İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alındı. 3 gün sonra da tutuklandı.

Tutuklama kararının ardından Türk'ün sağlık sorunlarını gündeme getiren isimler arasında MHP Lideri Devlet Bahçeli de vardı. Bahçeli, "Meclis'e geldiğimiz zaman elimizi sıkan bir şahıs Ahmet Türk. 74 yaşındaki Ahmet Türk'ün rahatsızlığı ileri aşamadaysa, tedavisine fırsat verecek şekilde tutuksuz yargılanması sağlanmalı" dedi.

Türk yaklaşık 3 ay sonra sağlık sorunları sebebiyle adli kontrol şartıyla tahliye edildiğinde de Bahçeli, şu açıklamayı yaptı:

"Tahliye edilmiş olmasından memnuniyet duydum. Biz 2007 yılında TBMM'ye girdiğimizde orada birçok siyasi parti vardı. Sayın Aysel Tuğluk hanımefendi ve Sayın Ahmet Türk bizim bulunduğumuz bölüme gelerek, hayırlı olsun temennilerinde bulundular. Farklı ideoloji de olsa, siyasette bunlar güzel şeyler. Çatışma ortamı da olsa insanlığı heba etmemek lâzım."

Tahliye edilmesinin ardından Türk'ün telefonla arayıp, teşekkür ettiği isimlerden birisi de Bahçeli'ydi.

İçişleri Bakanı Soylu'nun anlattığı olaya dönersek; Anlaşılan o ki, 2014-2016 yılları arasında yaşanmış. Yani Türk, 17-18 yaşlarındaki bir teröristi makamında ağırlamış. Devlet bunu biliyor, ama Türk yine Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı!..

Öyleyse, HDP-PKK ilişkisiyle bu nasıl mücadeledir?

-Erdoğan'ın Örneği-

Erdoğan da dün Diyarbakır mitinginde, kayyumların başarısından şöyle söz etti:

"Diyarbakır'ı terör örgütünün zulmünden kurtardıkça, şehrin çehresinin nasıl değiştiğini sizler biliyorsunuz. Şimdi adeta İstanbul'a örnek bir Diyarbakır var. Bu terör örgütü kalıntılarıyla bugünlere gelmedik. Bunlara kayyum kardeşlerimizle geldik. Onlar devletin belediyelere vatandaşlarımıza hizmet için verdiği araçları çukur kazmakta kullandılar. Teröristlere verdikleri destekle insanımıza hayatı zehir ettiler. Biz ne yaptık? Bu ülkede tek bir devlet olduğunu gösterdik."

Ardından şunları söyledi:

"Biz 31 Mart'ta size adam gibi belediye başkanları, hizmet için çalışacak belediyeler vaat ediyoruz. Biz bodrum katlarında teröristlerce sorguya çekilen, tokatlanan değil, emanetinize sahip çıkacak, karakterli belediye başkanları vaadediyoruz. Diyarbakır bu şehrin kaynaklarını çukura gömen belediye başkanlarıyla yönetilmeyi hak etmiyor."

Ahmet Türk olayını bilemedim, ama Bodrum katlarında teröristlerce sorguya çekilme olayını hatırladım.

O isim Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir'di.

İddialara göre, olay 2008'de yaşanmıştı, ama görüntüler ve ses kayıtlarıyla medyaya yansıması Ekim 2011'de oldu. Belediye Başkanı Baydemir'in, belediye işçisi bir KCK'lı tarafından sorgulanıp, sözde KCK yasaları kapsamında yargılandığı bildirildi.

-2011'den Sonra Baydemir'e Ne Oldu?-

Devletin, medyanın dolayısıyla kamuoyunun bildiği bu rezaletten sonra Baydemir hakkında hemen işlem yapılmalıydı, değil mi?

Hayır, yapılmadı. Ya ne oldu?

Mesela Ekim 2012'de Diyarbakır'a giden dönemin Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ı karşılayan, onunla Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nin düzenlediği törene katılan ve akşam yemeğini birlikte yiyen Baydemir, barış, kardeşlik mesajları verip, Arınç'a "Bendeki yeri farklı. Takdir ettiğim bir siyasetçidir" sözleriyle iltifatta bulundu.

Arınç da, Baydemir'in gönlünden koptuğuna inandığı samimi düşüncelerine aynen iştirak ettiğini belirtip, "Hükümet olarak bize ne düşüyorsa, bunu yapacağız. Sayın Baydemir'in konuşmasının ana unsuru olan huzuru, barışı, dostluğu, birbirimizi anlamayı, sesimizi yükselterek biraz daha gür sesle konuşmamız lâzım" dedi.

Sadece Arınç mı? Mart 2013'te dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Baydemir'i bizzat makamında ziyaret etti. 1 ay sonra da Baydemir, Dışişleri Bakanlığı'nda Davutoğlu'na iade-i ziyarette bulundu.

-Erdoğan-Baydemir Arasındaki "Renkli Diyaloglar"-

Dahası var.

Kasım 2013'teki meşhur Barzani'yle miting için Diyarbakır'a giden dönemin Başbakanı Erdoğan da çok sayıda bakan ve milletvekiliyle birlikte ilk olarak makamında Baydemir'i ziyaret etti. Erdoğan ve Baydemir el ele görüntüler verdi, aralarında medyamızın o günkü ifadesiyle "Renkli diyaloglar" yaşandı.

Şöyle "Renkli diyaloglar";

Baydemir, Diyarbakır'ın kentsel gelişimi hakkında bilgi verdikten sonra, "10 yıllık belediye başkanlığı süresince ilk defa sizi ağırlıyoruz. Sayın Başbakan her geldiğinde belediyemizde bir araya gelmiş olsaydık, ifade ettiğim projelerden bir tanesini sizden alacağımız sözle hayata geçirseydik, şu anda 10 tane projeyi daha yapmış olacaktık. Ben giderayak siz geldiniz" dedi.

Erdoğan, "Biz görevden almıyoruz ki" esprisini yaptı. Baydemir de, "Sizde üç dönem, bizde iki dönem" esprisiyle karşılık verdi.

Konuyu o dönem KCK davasından tutuklanan milletvekilleri, belediye başkanları ve meclis üyelerine getiren Baydemir, kendisi ve Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirtaş hakkında da 39 yıl hapis cezası istendiğini kaydetti... 11 aydan bu yana Diyarbakır'a cenaze gelmediğini, ülkenin batı yakasına da asker ve polis cenazesi gitmediğini hatırlatıp, "Bu buluşma ve diyaloğun, nihai barışa ve derinlikli müzakereye dönüşmesi gerektiğini" vurguladı. Barzani'nin Diyarbakır'a gelmesinden duyduğu memnuniyeti ise şöyle ifade etti:

"Bu süreç ve bu buluşmaya Öcalan ve Sayın Salih Müslüm'ün de dahil olmasıyla sadece Türkiye değil, tüm Ortadoğu'ya kalıcı barış geleceğine inanıyorum. Bu fotoğrafı büyütmemiz gerekiyor."

Başbakan Erdoğan'ın sözleri mi?

Ziyaretin hayırlara vesile olmasını dileyerek, "Sayın Barzani'nin davetimize icabet etmesi memnun etti. İnşallah köklü değişime katkı sunar" dedi... İmanın gerisinde sevginin yattığını belirtip, "Birbirimizi yaradandan dolayı sevmemiz lâzım. Bugün yeni bir milat, yeni bir başlangıç olsun" temennisinde bulundu.

Malûm Baydemir, Belediye Başkanlığı'nın ardından milletvekili oldu. Milletvekilliği geçen yıl düşürüldü.

İşte 2008'de yaşanan, 2011'de kamuoyuna duyurulan, ama dün Erdoğan tarafından Diyarbakır meydanında gündeme getirilen, "Bodrum katlarında teröristlerce sorguya çekilen, tokatlanan" o belediye başkanının hikâyesi!..

"Bu olay yaşanırken, iktidarda kim vardı ve vakt-i zamanında gereği neden yapılmadı?" diye kimlere soralım ki?!.

 

Müyesser YILDIZ
             10 Mart 2019

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI