Bugun...
Netanyahu, “1967'den Önceki Kudüs'e Geri Dönülmeyecek” Diyor... Buna da Var mısınız?


Müyesser Yıldız
 
 
facebook-paylas
Tarih: 02-06-2016 15:13
     

İsrail Başbakanı Netanyahu iki gün önce, Türkiye ile İsrail arasında önümüzdeki hafta bir Avrupa ülkesinde bir görüşme daha yapılmasının beklendiğini ve anlaşmanın “çok yakın” olduğunu söyledi. Netanyahu, “Normalleşme, her iki ülkenin uzun ve ortak bölgesel çıkarlar listesinde yer alan konularda ilerleme kaydetmesine yardımcı olacaktır” da dedi.

Türkiye ile İsrail'in, “ortak bölgesel çıkarlar listesinde yer alan konuların” ne olabileceği aşağı yukarı belli, ama geçelim... Netanyahu dün İsrail Parlamentosu'ndaki konuşmasında ise şunu söyledi:

“1967'den önceki Kudüs'e geri dönülmeyecek. Kudüs'teki varlığımızdan dolayı özür dilememize gerek yok, sonumuz Kudüs'le ilintili.”

Bu konuda Türkiye'nin daha doğrusu “tek karar verici” Erdoğan'ın görüşünü aktarmadan önce Türk-İsrail ilişkilerindeki “normalleşme” çabalarının bilançosunu özetleyelim:

Anormalleşmenin sebebi Mavi Marmara olayıydı. İsrailli komandoların gemiye yaptığı saldırı ve 9 vatandaşımızı öldürmesi sonucu Türkiye, İsrail'le ilişkilerini sona erdirmiş ve yeniden “normalleşme” için 3 şart koşmuştu. Bu şartlar, “Özür dilenmesi, saldırıda hayatlarını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödenmesi ve İsrail'in Gazze ablukasını sona erdirmesi” idi.

Obama arabulucu oldu, Netanyahu'nun “özür dilediği” açıklandı. Tazminat ve Gazze ablukasının kaldırılması görüşmelerinin ise sürdüğü ve “ilerleme olduğu” belirtilirken, bir de gördük ki, İsrail'in de şartları varmış.

İsrail'in NATO'da temsilcilik açması, bu şartlardan biri miydi, değil miydi bilmiyoruz, ama Davutoğlu'nun Başbakanlıktan ayrılacağını duyurduğu gün, bu işlem tamamlandı. Erdoğan veya iktidar, bugüne kadar bunun niyesine veya faydasına dair “milli iradeye” bir açıklama yapma gereğini de duymadı.

Medyaya yansıdığı kadarıyla İsrail'in bir diğer şartı ise İstanbul'daki Hamas Temsilcisinin sınır dışı edilmesi ve temsilciliğin kapatılmasıydı. Temsilcinin çok önceden Türkiye dışına çıktığı duyumları aktarılarak, ilk şart geçiştirilmiş oldu. İkincisinin akıbetine dair ise henüz bir bilgi yok.

Bu tabloya bakan da sanır ki, suçlu Türkiye, mağdur İsrail!..

-Erdoğan, “İsrail, 1967 öncesi sınırlarına çekilmeli” Diyordu-

Netanyahu'nun Kudüs'le ilgili son açıklamasına dönersek;

Geçen yıl Şubat ayında Kolombiya'ya giden Erdoğan, Başkent Bogota'daki Externado Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi'nin işbirliğiyle düzenlenen “1915: Osmanlı İmparatorluğu'nun En Uzun Yılı Sempozyumu”nda bir konuşma yaptı. Konferansta, İsrail, Filistin konusuna da değinen Erdoğan önce şunları anlattı:

“Bugün, İsrail ve Filistin'in bulunduğu topraklar, Birinci Dünya Savaşı öncesinde Osmanlı Devleti'nin egemenliğindeydi. Osmanlı Devleti, tesis ettiği mükemmel idare sistemiyle, bu bölgeyi adaletle yönetti, huzurlu ve güvenli bir bölge olarak muhafaza etti. Müslümanlar, Hristiyanlar ve Museviler özgürce ibadetlerini yaparak, kutsal mekânlarına özgürce giderek, birbirleriyle barış ve hoşgörü içinde yaşadılar. Birinci Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde, Osmanlı Sultanı 2. Abdülhamit'e, Kudüs ve Filistin'de toprak satması ve buralara göçmenlerin yerleştirilmesi için çok ağır baskılar yapıldı. Sultan 2. Abdülhamit, bölgeye yönelik ölçüsüz bir göç akımının, buradaki nüfusun huzuru, dengesini bozacağını biliyordu. Onun için bu teklifi kabul etmedi, böyle bir duruma asla izin vermedi. Sultan Abdülhamit düşürüldü, Birinci Dünya Savaşı yapıldı, Osmanlı Devleti bu topraklardan çekildi ve işte o andan itibaren, bu bölge kanla, gözyaşıyla, zulümle anılmaya başlandı. Filistin'e çok yoğun bir göçü oldu, demografi değişti. Biliyorsunuz, 1948 yılında da İsrail devleti kuruldu. Tabii, İsrail Devleti, 1948'de kurulduğu sınırlarda kalmadı. İsrail, bugün hala sınırlarını genişletmenin, Filistin topraklarını daha fazla işgâl etmenin, Filistinlileri o coğrafyadan tamamen silmenin gayreti içinde.”

Ardından da şunları söyledi:

“Biz Türkiye olarak, İsrail devletinin genişleme politikalarına ve bu yönde yaptığı ağır zulümlere, ağır katliamlara itiraz ettiğimizde, bunu dünyada çok farklı yerlere çekmeye çalışıyorlar. Bizim Türkiye olarak bu konuda tavrımız çok nettir. 'İsrail, 1967 öncesi sınırlarına çekilmeli, Doğu Kudüs'ün başkent olduğu bir Filistin devletinin kurulmasına, Filistinlilerin egemenlik haklarına saygı göstermelidir' diyoruz. Bunu yapmadığı sürece İsrail, bölgenin zalim, terörist devleti olmaya, bütün bölgeyi kan gölüne çeviren bir sorun olmaya devam edecektir. İsrail zulmü ve İsrail terörü devam ettikçe de hem Ortadoğu'da, hem de tüm insanlığın vicdanında kanama hiçbir zaman durmayacaktır.”

Erdoğan'ın savunduğu bu görüşün, Arap Birliği'nin Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta 2002'de düzenlediği zirvede kabul edilen Arap Barış Planı ile örtüştüğünü, Planın, “1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması, Filistinli mültecilerin sorununa adil çözüm bulunması, İsrail'in, Suriye'de Golan Tepeleri ile Lübnan'ın güneyinde işgâl ettiği topraklardan çekilmesi, karşılığında da Arap ülkelerinin İsrail'i tanıması ve ilişkilerini normalleştirmesini” öngördüğünü hatırlatalım.

Netanyahu'nun Kudüs'le ilgili son açıklaması üzerine soralım; Türkiye, İsrail'le görüşmelerini sürdürüp, ilişkilerin “normalleştirilmesi” için bunu da kabul edecek mi?

Ne hâle düşmüşüz, farkında mıyız?

İsrail, Suudi Arabistan'la topraklarımızı da kapsayan “Kürdistan” kurma planları yapıyor, yetmiyor şart üstüne şart koşuyor...

“Dost ve müttefikimiz” ABD, sadece PYD/YP'yi değil, MGK kararıyla “terör örgütü” denilen PDY'nin başı Fetullah Gülen'i sahipleniyor...

Son dönem en yakın “müttefikimiz” yapılan Almanya, “soykırım” iftirası atıyor...

Karşılığı; Koca bir sessizlik... Veya hükmü olmayan, “sıradan” kuru nutuklar...

Hani siz yerli ve milliydiniz?.. Hani milli mücadele veriyordunuz?..

Türkiye ve Türk Milleti karada-havada-denizde-masada dört bir koldan kuşatılmış... Devlet-i Âlilerinin gündemi, doğum kontrolü ve aile planlamasının Müslümanlığa aykırılığı...

Bizzat “dost ve müttefikler” tarafından alnına “soykırımcı” damgası vurulan “zürriyet” neye yarar?

Müyesser YILDIZ

2 Haziran 2016

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI