Reklam
Bugun...
KÖTÜ KADINLAR, KÖTÜ ERKEKLERE; İYİ KADINLAR İYİ ERKEKLERE


MUHARREM GÜNAY (SIDDIKOĞLU)
m.g.siddikoglu@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 24-07-2018 10:31
     

Kızlarımız istemedikleri kimselerle zorla evlendirmek uygun değildir. Genç bir kız, Peygamberimiz (s)’in yanına geldi ve “Yâ Resûlallah! İstemediğim hâlde babam beni kardeşinin oğlu ile evlendirmeyi düşünüyor.” diyerek serzenişte bulundu. Rahmet Elçisi, derhal kızın babasını çağırttı. Zira olayı bir kez de babadan dinlemek ve şayet fikri sorulmadan evlendirilmek isteniyorsa kıza tercih hakkı tanımak istemişti. Bu durum karşısında kendini güvende hisseden genç kız, “Ey Allah’ın Resûlü! Nikâh konusunda kadınların da söz hakkının olup olmadığını öğrenmek istediğim için size müracaat ettim.” dedi. ( Nesâî, Nikâh, 36; İbnHanbel, VI, 135.)

Peygamberimiz (s.), bu davranışıyla hayatının en önemli kararı olan nikâhta da kadının görüşüne başvurulup rızasının alınmasına işaret etmişti. Nitekim O, “Rızaları olmadan kızlarınızı evlendirmeyin!” (Buhari, Nikâh; 42) buyurmuştu. Bu olay, onun nezdinde kadının yeri, onuru ve değerini gösteren örneklerden sadece biridir.

Eş seçimiyle ilgili olarak Kur’an-ı kerim’de konulan ölçülerden bir kaçı da şöyledir:

Ey iman edenler! Mü’min kadınlar göç ederek (mü’miniz diye) size geldikleri vakit onları imtihan edin. Allah onların imanını (sizden) daha iyi bilir ya! Eğer siz de o kadınların Mü’min olduklarını bilirseniz, onları kâfirlere geri döndürmeyin. Bunlar, onlara helal olmazlar. Onlar da bunlara helal olmazlar. “ (Mümtehıne Sûresi 60; 10)

Zinâkâr erkek; zinâkâr veya müşrik bir kadından başkasıyla evlenemez. Zinâkâr kadın da zinâkâr veya müşrik bir erkekten başkasıyla evlenemez. Çünkü bu (evlenme şekli) Mü’minlere haram kılınmıştır.(Nur Sûresi 24; 3)  [bk. 24/26-32]

 “Kötü kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler, kötü kadınlara; temiz/iyi kadınlar, temiz/iyi erkeklere; temiz/iyi erkekler de temiz/iyi kadınlara (uygun)dur…” [Nur 24;26]

Müşriklerle evlenme ancak tövbe edip İslâm’a girmeleri ile mümkün olur. Müşriklerle evlilik konusunda Bakara suresinde şöyle buyrulur.

 “(Ey Mü’minler!) Müşrik (ve kâfir) kadınlarla (gerçek bir inanışla tövbe edip ) inanıncaya kadar evlenmeyin. İmanlı bir cariye (bile), hoşunuza giden Müşrik (ve Kâfir) bir kadından, elbet daha hayırlıdır. İman edinceye kadar Müşrik (ve Kâfir) erkeklere de (Mü’min kadınları) nikâhlamayın. Hoşunuza gitse bile, (Allah’a) ortak koşan (Kâfir veya putperest) bir adamdan, imanlı bir köle bile elbet daha hayırlıdır. (Çünkü) onlar sizi cehenneme çağırırlar. Allah ise sizi kendi izniyle (yardımıyla) cennete ve mağfirete çağırır ve düşünüp gereken dersi alsınlar diye, insanlara âyetlerini (böyle) açıklar.” (Bakara 221.)

 Mâide sûresi 17, 72-73 ve 89 ile Tevbe sûresi 30. âyetlerde belirtilen özelliklerdeki Ehl-i Kitab olan (Hıristiyan ve Yahudi)ler de şirk içinde hem Müşrik hem de kâfir olmalarıyla nikâhta bu genel hükme dâhil edilmişlerdir. [bk. Âlûsî, II, 179]

Kendi soyumuzdan gelmeyen Yahudi ve Hıristiyanlarla evliliğin hem dini, hem ilmi olarak hem de örfi olarak çok sakıncaları vardır. Gerçek anlamıyla Müslüman olmayan bu kadınların sağlıklı ve iyi terbiye almış çocuklar yetiştirmesi ve onlara anadilimizi öğretilmesi mümkün değildir. Bu tür evliliklerin sakıncaları ve kötü sonuçları başta Almanya olmak üzere Avrupa’da yaşayan gurbetçilerimizin yabancı kadınlarla yaptığı evliliklerde açıkça görülmektedir.

Dinimiz, dinî bir kuruluş haline getirdiği ailenin mutluluğu ve devamı için müstakbel eşlerin birbirlerini görmeleri, dini ve ahlâki yönden incelemelerini emretmiştir.

Peygamberimiz, “Alacağın kadını (ve erkeği) gör. Bizzat görmek, evliliğin devamına daha çok etkilidir.” (Tirmizî, Hn.1087.) buyurmuştur.

Sadece eş olarak seçilecek kadınlar değil erkeğin seçimine de büyük bir önem veren dinimiz, kızlarımızı ve kız kardeşlerimizi başta dinin direği olan namazı ikâme eden ahlakça ve dince güzel olan erkeklerle evlendirmemizi emir ve tavsiye etmiştir. Bu konuya dikkat çeken Peygamber Efendimiz sadece asalete, zenginliğe ve üne yönelerek yapılan evliliklerin toplumda büyük sorunların doğmasına sebep olacağına işaret etmiş ve şöyle buyurmuştur:

"Size dinî inançları ve ahlâkî yaşayışı bakımından olumlu bulduğunuz bir kişi gelir de (velisi olduğunuz kızınız veya kız kardeşiniz gibi bir kadınla evlenmek is­terse) onu evlendirin. Eğer böyle yapmazsanız bu tutumunuz yaşadığınız toplumda fitneye ve büyük bir fesada (sosyal çalkan­tılara ve içinden çıkılamaz düzensizliklere sebep) olur.". (Tirmizî, 1085.)

İslâm, kuruluşunu düzenlediği aile yuvasının saa­deti için, eşlere karşılıklı sevgi ve fedakârlığa dayalı vazi­feler de yüklemiş, karşılıklı görevlerin içtenlikle yapıl­masının, erkek ve kadın için   ibadet olduğunu açıklamıştır. Peygamberimiz şöyle buyururlar:

Koca karısına, kadın da kocasına (sevgi ile) bak­tığı zaman Allah da onlara rahmet nazarıyla bakar. Ko­ca karısının elini tuttuğu zaman, her ikisinin günahları parmaklarının aralarından dökülür.” (K.Ummal,6/390.)                                                                             

Açıklamaya çalıştığımız üzere İslâm Dini, aile kurumunu diğer yasalar ve gelenekler­den farklı olarak değerlendirir, aile­yi içinde Allah'a ibadet edilen bir mâbede dönüştürür. Bu mâbedde Allah'ın ve Peygamberinin emirleri ve tavsiyeleri çizgisinde yapılacak bütün işler ibadettir. Karşılıklı olarak görevlerin yapılması, çocuk doğurma ve büyütme, aile büyüklerine saygı, eşler arası sevgi ve hatta cinsel ilişki bile  ibadettir.

Her şeyin bir yeri ve vakti zamanı olduğu gibi evliliğin de bir vakti ve zamanı vardır. Vakti gelmeden yapılan evliliklerin büyük sorunlara sebep olduğu gibi, vakti geldiği halde geciktirilen evliliklerin de büyük sorunlara sebep olduğu bir gerçektir. Bunun içindir ki şartları oluştuğu zaman gençleri bir an önce evlendirmek sünnettir. Bu konuda Rasûlullah (s) aşağıdaki hadisi şeriflerde söyle buyurmuşlardır:

 "Üç şeyde acele ediniz. Vakti giren namazı kılmak için, cenazeyi defnetmek için ve evlenme çağına gelen çocukları evlendirmek için. (Tirmizi)  “Ey gençler topluluğu! İmkân bulduğunuz anda evlenin. Bu imkânı elde edinceye kadar da oruç tutunuz. Çünkü bu da (insanı tahrik eden, aklî olmayıp daha çok duygu kaynaklı) şehevî hislerinizi törpülemeye müteveccih (yönelik) fayda sağlar.” (Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, Hadis  no: 7303, 7395)

“Sizden bekâr olanları nikâhlayıp evlendirin; yoksulsalar Allah, lütfüyle zengin eder onları ve Allah'ın lütfü boldur ve o, her şeyi bilir.” ( Nur,32)

O Yüce Peygamberimiz (s.) yine gençlere şöyle hitap ediyor:

Evlenin, şüphesiz -evlilikten dolayı- rızkınız çoğalacaktır.”

Bekârlarınızı evlendirin. Çünkü Allah bu evlilikten dolayı onların ahlaklarını güzelleştirecek, rızık ve mallarını genişletecektir. Onların saygınlıklarını ve değerlerini arttıracaktır.” (Nevâdiri’r-Ravendî, s.36)

İslam’da eş seçimi dost seçimi kadar hatta dost seçiminden daha önemlidir. Bir ömrü beraber geçireceğimiz çocuklarımızız anası ve babası olacak fertleri seçerken İslâmi ölçülere titizlikle uymak gerekir.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI