Bugun...
Cemaate yakın gazeteciden tarihi bir "Taraf" itirafı


İkinci Bölge Haber Serbest Köşe
haber.ikincibolge@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 17-12-2013 04:41
     

AKP iktidara geldikten hemen sonra yayın hayatına başlayan ve Ergenekon süreci öncesi önemli bir misyon üstlenen Taraf gazetesinde Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan ve yardımcısı Yasemin Çongar'ın istifalarının ardından başlayan tartışma sürüyor. 



Merkez medyada Ahmet Altan’ın istifasında Başbakan’a ve hükümet politikalarına yönelik eleştirilerinin rol oynandığına ilişkin yorumlar ön plana çıkarken yandaş medyadan ilginç bir saptama geldi. Cemaate yakınlığıyla bilinen Bugün gazetesi yazarı Nuh Gönültaş'ın Twitter'dan attığı mesajda,"Taraf gazetesi misyonunu tamamladı. Taraf, Ergenekon davası için özel olarak kurulmuştu. Taraf bu görev için kurulmuş bir koalisyondu" diye yazı.

Gönültaş’ın yazdıkları bununla da kalmadı. Gönültaş’ın Twitter'dan attığı mesajlardan  bazıları şöyle:

Taraf gibi yeni dönem için kurulmuş bütün koalisyonların dağıldığına şahit oluyoruz, daha da olacaktır.”

“Şimdi durup dururken neden istifa ediyor taraf yönetimi? Buna kim inanır,kadir inanır.”

“Ben bu koalisyon sırasında yapılan pazarlıkları bilen birisi ile konuşmuştum.Çok çetindi pazarlık,dedi.”

“Tr’de Taraf gibi bir gazeteyi hiçbir kesim tek taraflı olarak kurup yönetemezdi,ancak bir mutabakat lazımdı.”

“Dolayısıyla Taraf gibi bir koalisyonun kurulması adeta bir zorunluluktu.”

“Taraf görevi bitti,koalisyon dağıldı.Niçin böyle bir gazete kuruldu. Çünkü Taraf’ın yaptıklarını Tr’de hiçbir medya kuruluşu yapamazdı.”

KİM, NE YORUM YAPTI?

Taraf’taki gelişmeler merkez medya ve sosyalist basında da köşe yazılarında yorumlandı. Bu yorumlardan bazıları şöyle:

Hürriyet yazarlarından Ahmet Hakan, “Başlangıçtan sona: Taraf gazetesi analizi” başlıklı yazısında gazetenin misyonunu, "Liberal aydınlarla AK Parti iktidarı el ele tutuşacak ve bir sivilleşme harekâtı başlatacaklardı”diyerek belirtirken uzunca bir süre devam eden bu birliktelikte“Uludere Olayı” sonrası kopuş yaşadığını yazdı. Ahmet Altan’ın iktidara yönelik eleştirileri sonrası gazetede, başını Ahmet Altan’ın çektiği “Bu işler bu iktidarla yürümez”grubu ile “Bu işler bu iktidarla yürür, hele bir sabredelim” grubu olmak üzere iki grup ortaya çıktığını belirten Hakan bu sürecin sonunda Altan ekbinin ayrıldığını yazdı.

Güneş gazetesi yazarlarından Rıza Zelyut, “BerTARAF oldu”başlıklı yazısında, gazetedeki gelişmlerei şöyle yorumladı:

"Bu gazete; Türkiye'yi AKP'nin eline teslim etmek için; ABD tarafından başlatılan operasyonun meşru gösterilmesi için kuruldu. Kimsenin bilmediği isimler; burada gazeteci olarak karşımıza çıkartıldı. Bunlara bavul içinde ancak büyük casusluk örgütlerinin elde edebileceği belgeler verildi. Bu müdahale edilmiş 2. el CD'ler üzerinden Balyoz davası başlatıldı. Bunun dışında, yine casusların elde edebileceği telefon konuşmaları da Taraf'a iletildi.

Onca gazete var iken; bu gazetenin kullanılması dediğimizin doğru olduğunu kanıtlayan en önemli durumdur.

Taraf; artık görevini yapmıştır. Bundan sonraki süreçte ona ihtiyaç yoktur. Bu yüzden de Altan kardeşler geri çekilmişler; sanki AKP'ye karşı imişler gibi bu özel görevlerini sürdürmektedirler.”

VE GÜN GELİR, İŞLER DEĞİŞİR...

Cumhuriyet’ten Hikmet Çetinkaya ise Ahmet Altan ve ekibinin misyonunu tamamladığı görüşünde. Çetinkaya, “Buraya Kadar, Haydi Güle Güle...” başlıklı yazısında şu değerlendirmeyi yapıyor:

Bazı gazetelerin görevi vardır...

O gazeteler “sızıntı” dediğimiz haber ve belgelerle gazetecilik yaparlar.

Bu tür gazeteler belli bir amaçla yayın hayatına geçer.

Askeri vesayetin belinin kırılması yolunda sahibiyle, yöneticileriyle, yazarları ve muhabirleriyle “demokrasi ve özgürlükler(!)” için kolları sıvarlar.

Yüreklidirler, yiğidin hakkını yiğide vermek gerekir...

El altından gelen belge ve bilgileri yayımlayıp soruşturma savcılarına bavulla elden teslim eden gazetecileri gördük.

Devletin istihbarat birimleri onlara çalışır...

Savcılar ve yargıçlar arkalarındadır...

Siyasal iktidar “haydi koçum” deyip onlara alkış tutar...

Ve gün gelir, işler değişir...

İktidar bir çırpıda onlara sırt çevirir, patronu destekleyen cemaat“Hop yavaş ol, buraya kadar, kendine gel” diyerek uyarır.

SOSYALİST BASINDA ÇARPICI İKİ YORUM

Taraf’taki gelişmeler  sosyalist solun yayın organlarından Birgün ve Evrensel’de de değerlendirildi. Birgün’ün kurucularından ve yazarlarından Melih Pekdemir, "Memleketin birinde‘muhteşem’ on yıl” başlıklı yazısında Taraf’ın sol değerleri nasıl iğdiş ettiğini yazdı. Pekdemir’in yazısı şöyle:

Önce derin bir soluk alın ve sonra hiç ara vermeden okumaya başlayın:

Ben kuşlardan da küçüktüm, bir gece vaktiydi ve Zübük adlı kahramanın yaratıcısı aziz Aziz Nesin’in anlattığı memleketin birindeki hoptirinamlardan Hasan Celal Güzel’in “Muhteşem 10 yıl” başlığıyla kaleme aldığı köşesinde AKP dönemini değerlendirirken, “militarist vesayet”in kaldırılmasından söz edip ona ikame edilen muhteşem sivil ve cemaat vesayetini es geçmesini, yargının tamamen tasfiye edilip onun yerini Başvekilin“yargıya yapması gerekeni ben söylerim” afra tafrasının aldığını gizlemesini, ekonomide adeta bir “Türk Mucizesi”gerçekleştirildiğini ileri sürerken son dönemdeki büyümenin aslında altın satışına bağlı bir şişkinlik olduğunu hasır altı etmesini, sosyal bakımdan düşük gelirli vatandaşlar desteklenmiştir palavrasına karşılık sağlık, eğitim ve her sosyal alanda yoksullara atılan kazıkları saymaktan bitap düştüğümüzü, vizyon sahibi bir büyük devlet dış politikası uygulandığı safsatalarını ise sadece kargaların kahkahayla dinlediğini, “terör örgütü” tamamen imha ediliyor iddiasına rağmen Kürt siyasi hareketinin son dönemde kazandığı ivmeyi de hatırlayınca, yahu bu “muhteşem” kelimesinin asıl anlamı nedir sorusu aklıma geldiğinden dolayıdır ki, aşk tuttu elimden benim ve Nişanyan Sözlüğü’ne bakıp da karşılığının “haşmetli, maiyet ve hizmetçi sahibi” demek olduğunu öğrenip hemen ardından“muhalefet.org” sitesinin ortaya attığı “bu istifalar neyi örtecek?” sorusuna cevaben ceplerimde hacı yatmazlar olarak bildiğim A. Altan, Y. Çongar ve N. Düzel gibilerin Taraf Gazetesinde birçok muhalif gazeteci/aydını karalama, solu itibarsızlaştırma, AKP’nin devletleşmesi sürecine verdikleri destek unutulmayacak ve şimdi de AKP mağduru pozisyonuna bürünme çabasının altında yeni bir liberal odak yaratma çabası olduğu da muhakkak şeklindeki tespitlerin altını çizerken geçtim düşler sokağından, bir gece vaktiydi ve 2. Cumhuriyetin aslında 3. Meşrutiyet olduğunu belleyeli beri kargadan başka kuş Kemalizm’den başka düşman tanımayan A. Altan’ın AKP’yi de sadece dinci Kemalizm diye eleştirebildiğini unutmamışken ve tam da kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla diye hayıflanırken, istifaların ardından Taraf hisseleri bir anda yükselişe geçince, Başvekil ile uzun süredir sert polemikler yapan A. Altan’ın istifasının, gazetenin hükümet ile ilişkilerinin normalleşebileceği anlamına geleceğinden ötürü hisselerinin yükseldiği ileri sürülüyordu ki aynı gün Silivri’de kurunun yanında yaşın da çatır çatır yandığı fokur fokur kaynatılan cadı kazanı konuşulurken, düş sattım aldanmışlara, çünkü işim gücüm aldanmışlardan yana olmaktı, aklım kaçıverdi elimden bir gece vaktiydi, çünkü devrimciydim ve sevdiğim başka sevenim başka diyenlerdendim ve ayrıca bizim hiç paramız olmazdı, hiç pahalı şeyler alamazdık, bildirilerimizi teksir makinelerinde bastık, derneklerimizi hep en düşük kiralı yerlerde açtık, gazete çıkardık plazamız olmadı, hep kâğıdın, binanın ucuzunu tercih ettik,“muhteşem” kelimesinin “maiyet ve hizmetçi sahibi olmak” anlamından hep uzak durduğumuzdan ve kimseye hizmet etmediğimizdendir ki yaptığımız muhalefetin bedelini bize hep pahalıya ödettiler ama haklıydılar, çünkü bizim muhalefetimize hakikaten paha biçilemezdi deyip bitirebilirdim cümlemi…

Şimdi soluğunuzu bırakın! Buraya kadar söylenenleri tık nefesliler, el eliyle gazete çıkarmaya yeltenenler okuyamamış, sıkılmış limon gibi pes etmişlerdir ve ancak uzun soluklu bir mücadeleyle muhalefet etmeye niyetliler okumuştur bu yazıyı ve bu yazgıyı. Çünkü güftesi Nadir Öztürk’e bestesi Hüsnü Arkan’a ait olan “Düşler Sokağı”nın haylaz devrimcileri, ancak devrim sevdasıyla verebilir böyle bir kavgayı ve annemiz bu şarkımızda bize hâlâ şöyle seslenir:

“Sevdadandır” dedi annem, “aldırma”

“Aldırma, gel yanıma!”

Ey bu şarkıyı bilenler, gelin yanımıza!

"TARAF OLUP DA BERTARAF OLMA HALİ!"

Evrensel gazetesi başyazarı İhsan Çaralan, "Taraf olup da bertaraf olma hali!” başlıklı yazısında Taraf’ta yaşananları şöyle yorumluyor:

Altı yıldır yayımlanan Taraf gazetesinden Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan ve arkadaşları ayrıldı. Ahmet Altan’la birlikte Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı Yasemin Çongar ve Neşe Düzel ile diğer bazı editör ve servis elemanlarının da ayrıldığı belirtiliyor.

Taraf’ın Genel Yayın Yönetmenliği’ne AKP'ye yakınlığı ile bilinen ve bir süre önce yazı işlerindeki görevinden ayrılan Yıldıray Oğur’un getirildiği iddia edildiyse de Yıldıray Oğur bunu yalanlıyor.

Ancak Ahmet Altan’la anlaşmazlığa düşüp gazeteden ayrılan Orhan Miroğlu, Rasim Ozan Kütahyalı gibi kişilerin Taraf’a geri dönmelerinin sürpriz olmayacağı da bir gerçek.

Taraf gazetesinin sahibi Başar Arslan, “gazetenin lağvedileceği”  iddialarını yalanladı ve “ayrılık” gerekçesi olarak “Taraf yoluna devam edecek. Çok önemli işler yaptılar ve yoruldular! Geldiğimiz noktada bir anlayış farkı oluştu” dedi. Bu, Taraf’la özdeşleşmiş, “Taraf’ın‘bağımsız gazete olduğu’‘arkasında bir sermaye gurubunun olmadığı’nı” propaganda eden kadronun gazeteden istifasının“Gelinen noktada bir anlayış farkı oluştu” denilerek açıklanmasıyla;

 1-) İddia edilenin aksine Taraf’ın gerektiğinde gazetenin yayınına müdahale edebilecek bir patronunun olduğu,

2-) Taraf’ın “bağımsız gazeteciliğin gazetesi” iddiasının boş bir laf olduğunu ve sadece patronla uyum içinde oldukları için gazetecilerin kendilerini bağımsız sandıkları da böylece ortaya çıkmış oldu.

Ama son sözü “Bu bana ders oldu” diyen idam mahkumunun son sözleri gibi biraz!

Evrensel, Taraf gazetesini çıkaran kadronun gazetecilik anlayışının “bağımsız gazetecilik” değil ama dolaylı ya da dolaysız AKP’yi destekleyen birkaç ekibin ortaklığı olduğunu, bu ekiplerden bazılarının ve bazı kişilerin derin devletin “en karanlık” köşeleriyle “derin ilişkilere sahip” olduklarını da dikkate alarak hiç sıcak bakmadı. Ancak bugün burada Taraf’ın gazetecilik çizgisini tartışmayacağız. Tersine bugün burada siyasi gücü elinde bulunduranların, Altan ve arkadaşlarına yönelik bir operasyonu sonucu bu istifaların ortaya çıktığını söyleyeceğiz.

Çünkü Altan ve arkadaşlarını istifaya zorlayan gazetenin patronu Başar Aslan’ın açıkça söylediği gibi istifa “anlayış farkından”doğmuştur. “Anlayış farkı”ndan kastedilen de gazetecilik anlayışı değil, son aylarda Taraf’ın, hükümetin ve Erdoğan’ın icraatlarına sert eleştiriler yönetiyor olmasıdır.  

Dolayısıyla Altan ve arkadaşlarının Taraf’tan tasfiyesi; son dört beş yıl içinde basın kuruluşlarını yandaş sermaye ve devlet gücüyle kuşatarak sindirme, hükümeti eleştiren tanınmış yazarların Emin Çölaşan’dan Ertuğrul Özkök’e, Uğur Dündar’dan Nail Güreli’ye, Fehmi Koru’dan Mehmet Altan’a, Nuray Mert’ten, Can Dündar’a, Banu Güven’e, Ece Temelkuran’a... pek çok gazeteciyi görevlerinden aldıran, gazetelerinden attıran, istifaya zorlayan basını teslim alma operasyonlarının bir devamıdır.

Taraf sahibinin, o kibarca teşekkürü ve “anlayış farkı oluşması” gerekçesinin arkasındaki gerçek budur.

AKP Hükümeti ve liderinin son yıllarda tahammül sınırları iyice daralmış, o kötü günlerinde kendilerini cansiperane savunanları da yemeye başlamıştır.

Gelinen yer ‘Taraf’ olanların bertaraf olmaları halidir. “Yetmez ama evet”çiler, gizli ve açık AKP yandaşı liberaller artık AKP ve onu lideri için besledikleri hayalleri ve bu hayallerin gereği olarak aldıkları tutumları, tuttukları tarafı bir gözden geçiriler mi bilemiyoruz. Ama Taraf’ta olanlar elbette herkes için, AKP Hükümeti’nin liderinin zihniyeti bakımından öğreticidir ama bu, illa da liberaller, AKP’den demokrasi, özgürlük yanlısı bir iktidar çıkar umudu içinde bugünlere gelenler için öğretici olmalıdır.
 

16 Aralık 2012
gazetecileronline



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI