Bugun...
Hatırlatmak İstedim Anlamak İstemeyen Kafalara Allah Hidayet Eylesin


Fikri ATILBAZ
 
 
facebook-paylas
Tarih: 28-05-2016 09:30
     

7 Haziran seçimlerinden sonra, sonuçlarına mukabil, Milliyetçi Hareketi, görevli olmadığı halde kendi üstüne vazife edinen, şimdi bile HDP'nin kuyrukçuluğuna soyunan Yeni CHP'nin öncülüğünü yaptığı, HDP'yi de dahil ettiği yüzde 60'lık blok safsatası içinde göstermeye çalıştılar. HDP dışarıdan desteklesin, başbakanlık sizde olsun diye ortaya atıldılar, MHP'yi, polis katilleriyle, asker katilleriyle bir arada hareket eden parti konumuna düşürmeye çalıştılar. Ancak unuttukları; MHP'nin, her hıyarım var diyenin peşine düşüp tuz taşımayacağı gerçeğini bilmediler.

   Sonra malum Davutoğlu'nun koalisyon hükümeti kurmamak, kurdurmamak için aldığı görevin işlediği süreç başladı. Tamı tamına 36 günden fazla olmak üzere buluştular, konuştular, koklaştılar, sonuçta Davutoğlu çıktı kameraların önüne, günlerce süren koalisyon görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirten 1 saatlik bir açıklama yaptı ve AKP ile Yeni CHP koalisyonu kurulamadı.

   Sıra Milliyetçi Hareket Partisiyle görüşmeye geldi. Davutoğlu önderliğinde gelen AKP heyeti koalisyon için değil, seçim hükümeti kurmak ve bunun için bakan istemiştir MHP'den.  Bir kez bile koalisyon telaffuzu ağzından çıkmayan Davutoğlu, aylarca değil, günlerce değil, saatlerce değil, yaklaşık 1 saatlik görüşmeden sonra elleri boş dönmüştür.

   Çünkü Milliyetçi Hareketin koalisyon şartları belliydi:

1-Anayasanın ilk dört maddesi değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.

2-Çözüm süreci eksiksiz ve bahanesiz olarak ortadan kaldırılmalıdır. Süreç tümüyle tasfiye edilmelidir.

3-Toplum hayatını felç eden, adalet ve ahlak kurallarını hiçe sayan rüşvet ve yolsuzluk iddiaları, 17-25 Aralık kapsamında tekrar ele alınmalıdır. Ucu kime dokunursa dokunsun üzerine gidilmelidir.

4-Anayasal yetki ve sorumluluklarını inat ve ısrarla çiğneyen, hiçbir kural tanımayan Cumhurbaşkanı, görevini gerektirdiği meşru ve hukuki zeminde bulunmalıdır. Kuvvetler ayrılığı prensibinin parlamenter demokrasiyle muhafazası, sağlıklı bir koalisyon için MHP'nin aradığı temel kriterdir.

   MHP'nin şartları gayet açık ve net idi. Bu şartlar bugün dahi geçerliliğini korumaktadır. Hemen her gün gündem oluşturmaktadır. Bunların karşısında olanların Türkiye'yi getirdiği durum ortadadır. Bizim iktidarımızdan önce tüp kuyrukları vardı diyen çözümcü zihniyet sizin devrinizde de şehit tabularının kervanlaştığı törenler oluyor. Sizin hiç mi vicdanınız yok? Her yanımız kan gölü, yangın yeri, harabelik bu nasıl bir Türkiye?

   Şimdi daha net anlaşılıyor ki Milliyetçi Hareket şartlarında ne kadar da haklıymış. İktidar sahipleri hala anayasayı değiştirmek istiyor, Cumhurbaşkanı seçimle göreve gelmiş Başbakanı görevinden alabiliyor. Başbakan da kendi isteğimle değil, zaruretten istifa ettiğini söylüyor. Hala daha çözüm sürecinin tahribatını yaşıyoruz, ahlaki yozlaşma, had safhada. MHP bu gerçekleri dile getirirken, üzerlerine ölü toprağı serpilmiş olanlar, içimizde iktidar aşkıyla yananlar MHP'ye oy vermeyin diye propaganda yapanlar, yarın mahşerde şehitlerimizin yüzlerine nasıl bakacaklar.

   Bunları moda deyimiyle zaruretten hatırlatma ihtiyacını duydum. Anlamayıp, Ülkücüyüm diye geçinen, dönmeyi fazilet bilen, erdem bilenlere gerçekleri ve Milliyetçi Hareketin nasıl bir dava partisi olduğunu anlatmak istedim ki hala içimizde bulunup MHP saray'ın emrinde, sarayla anlaştı, seçim yok; ama koalisyon kuracak diyen geri zekalıları uyarmak isterim; Davutoğlu seçim hükümeti için bakan istediğinde kapılarını kapayan, bu onursuz teklifi kendi onuru ve ahlakınca, 'vallahide o tırlar Türkmenlere gitmiyordu' diyen bay Tuğrul'u partiden, Ülkücü Hareket de gönlünden attı.

   Lider Devlet Bahçeli'nin "Kırmızı plaka için kırmızı çizgilerimizi silemeyiz " sözü şartlara göre söylenmiş bir söz değil, dün de geçerliydi, bu gün de geçerli yarında geçerli olacak. Bugün andığımız Ülkücü Şehitler, makam, mevki, heva ve istekleri için iktidar tarafı değil, Lider'in dediği için davamız için bedeli canlarıyla ödemişler ve Hareket bugünlere gelmiştir.

   Kutlu davamız, kutlu yolculuğumuz ebediyete kadar devam edecektir. Bu vesileyle bu vatan, bu bayrak, Türk Milleti ve Devleti için, ezan için, Hz. Muhammed için, Allah için canını seve seve, kurşunların önüne atlayarak, idam sehpalarına kelimei şehadet getirerek, celladını affeden Ülükücüleri, Ruhi Kılıçkıran'dan, Mürüvet Kekeli'ye, ondan Fırat Yılmaz Çakıroğlu'na kadar verdiğimiz tüm Ülkücü Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyorum, önlerinde saygıyla eğiliyor, minnet, şükran, sevgi ile ruhları şad olsun,Fatihalar onların olsun diyorum.

   Bunları anlamadan, Ülkücü geçinen, ne olursa olsun iktidar olalım diyen zihniyete de Allah islah eylesin diyorum.

   Sağlıcakla kalın!



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI