Reklam
Bugun...
Başbuğa Bağlılık Lidere Sadakat


Fikri ATILBAZ
 
 
facebook-paylas
Tarih: 04-04-2016 09:30
     

Bu kahpe dünyada, çivisi çıkmış dünyada, hayınlığın tavan yaptığı dünyada bizler kardeşlerimizi, ağabeylerimizi, bacılarımızı, Ülküdaşlarımızı işkencelerde, sokaklarda, kampuslarda, sınıflarda, kurtarılmış bölgelerde, iş yerlerinde, fabrikalarda, duraklarda, evlerde, eczanelerde, bir savaşta değil, Allahsız kızılların kurşunlarında, Cumhuriyeti yıkmak isteyenlerle, en yükseğe taşımak isteyenleri bir tutanların kurdukları darağaçlarında hakkın rahmetine uğurladık.

   Polis ve asker Türkiye Cumhuriyetini yıkmak isteyen, bunun için KGB ve benzeri gizli örgütlerle iş birliği yapan, fikir anlamında kafalarını komünizme ipotek etmiş 52 parça fraksiyonu seyretmesi nedeniyle vatanı savunmayı, rejim korumayı, Türk Milletini, Türk Vatanını bir bütün olarak bir arada tutmayı kendine görev kabul eden Ülkücü Hareket, ihanete karşı dimdik meydanlarda durmuştur. Yitirdiği fidanları bu uğurda kendilerini bilinçlendiren, Ülkücülüğü siyasi aksiyon haline getiren, Milliyetçi Ülkücü Hareketi Türkiye için 3.yol yapan, kendini bilen herkesi Allah Yoluna, Hak Yoluna davet eden, etrafına toplananlar tarafından Başbuğ olarak anılan, sonra Türk dünyasının Başbuğu olan Alparslan Türkeş tarafından Ülkücü olan yiğitlerimizi kalleş, hain pusularda yitirdik.

   Bir cenaze namazından diğerine koşarak giderken, silahımız olmasa da varlığımız yetti kızıllara. Bugünlere geldik. Dikenli değil, ölümle çevrili yollardan geçerek Milliyetçi Ülkücü Hareket büyüdü. Altın bir nesli açtığımız kabirlere koyduk. Çile, cefa, zahmet, eza, eziyet… Her sabah helalleşip evden çıkmalar…

   Sinemaya, tiyatroya gidemeyen, gezemeyen, şimdi flört mü diyorlar ondan hiç mi hiç olamayan, çileye talip bir gençlik içinde yetiştik. Gezdiğimiz yerlerde kurşun vızıltıları fon müziğini oluşturuyordu. Onlar halklara özgürlük deyip, devrim nikahı kıyıp, komün hayatı yaşarken, Ülkücüler, panellerde, Ocaklarda, okullarda, fabrikalarda, dergilerde, gazetelerde, kahvehanelerde, yurtlarda, camilerdeydiler.

   Türkiye büyük bir kaos, bilinmezlik içindeydi. Karanlık o kadar yaygındı ki, göz gözü görmüyordu. Ülke yıkım içindeydi… İşte Ülkücünün çilesi tam da bu koşullar içinde başladı ve hala devam ediyor. Çünkü Ülke hala aynı kaos ve karanlık, hatta bilinmezlik içinde. Bir farkla ki, o da Devlet artık kendini yıkmak isteyenlerle mücadele ediyor.

   Yani askerin, polisin görevini kimsenin üstlenmesine gerek yok. Bugün Milliyetçi Ülkücü Hareket yine bu ülke için vazgeçilmez direnç merkezi, kalkınmanın tetikleyicisi, Cumhuriyetin bekçisi, hürriyetin nöbetçisi, birlik ve bütünlüğün yegane savunucusudur.

   Böyle bir gençlik oluşturduğu için, önce ülkem diyen Lideri bize armağan ettiği için, vefayı semt adı olmaktan çıkarıp, sevgiyle bağlılık, iyiliklere karşılık verme haline sokup ahde vefayı taşıyan adamı bize Lider diye bırakan Başbuğ Alparslan Türkeş'i rahmet, minnet, saygı ve şükranla anıyoruz.

   Birer Türkiye Sevdalısı olarak, imanları gereği vatan, bayrak, Devlet, Türk Milleti, Ezan, Allah diyerek şehit olup son nefeslerinde kelime i şehadet getiren  Ruhi Kılıçkıran'dan, Mürüvet Kekili'ye, ondan Fırat Yılmaz Çakıroğlu'na kadar ne kadar şehidimiz varsa hepsinin önünde saygıyla eğiliyor, rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum.

   Vatan için, Allah için şehit düşen tüm askerlerimizi, polislerimizin, korucularımızın, öğretmenlerimizin ve şehit edilen herkesin ruhları şad olsun.

   İyi ki senin yolundan yürüdük Başbuğum, iyi ki Ülkücü olduk! İyi ki davayı bildik, iyi ki teşkilat dedik, iyi ki sadakatle Lider diyoruz. Bunları bize öğreten, kazandıran sensin Başbuğum. Allah rahmet eylesin.

   Biz de senden sonra Milliyetçi Ülkücü Hareketin Lideri olan Devlet Bahçeli'ye hala öğrettiğin gibi sadakatle bağlıyız. Bu vesileyle Lidere sadakatin, vefanın ne olduğunu bilen tüm Ülkücülere selam olsun!

   Söylediklerin dün gibi aklımızda; "Emirlere mutlak itaat lâzımdır. Laubali, gevşek, disiplinsiz, metotsuz kimselerle dâvamız yürümez. Her şeyde örnek olmak lâzım…"

   "Kendinizi küçük görmeyiniz. Sizler büyük kuvvetsiniz. Vazifenizi hiçbir zaman unutmayınız. Kuvvet birliktir. Dâvamızın geleceği birliktedir. Birlik, beraberlik içinde olmaktır."

   Zamanında DYP'de vefa örneği, sadakat örneği kesilen, hatta kendisine Çiller'in tetikçisi denmesine ses çıkarmayan, 18 Nisan 1999 seçimlerinde DYP'nin oy oranının yüzde 12'ye düşmesi üzerine Çillerin çekilmesini isteyen çevrelere diklenerek ve gazetecilere "Olgarşi istiyor diye kelle vermeyiz" diyen bayan Akşener DYP'de sadakatin timsali. Ya MHP'de?

   En kötüsü de ders alınacak bir hayatın olduğu halde, ufak-tefek siyasi ayak oyunlarına konu edilmen bizi kahrediyor Başbuğum! Allah'ım rahmetiyle kuşatsın. Ruhun şad, mekanın cennet olsun.

   Sağlıcakla kalın!



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI