Bugun...


TSK'nın 'şahin' olarak nitelenen komutanı: Hulusi Akar

facebook-paylas
Tarih: 06-08-2015 23:49
         
TSK'nın 'şahin' olarak nitelenen komutanı: Hulusi Akar

PKK ve Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ile mücadele, Suriye'de yaşanan gelişmelerin yankı ve yansımaları sürerken, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) komuta kademesi de yenilendi.

2019'a kadar Silahlı Kuvvetleri komuta edecek yeni Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, mesai arkadaşları tarafından 'şahin bir isim' olarak tanımlanan, Ermenistan konusundaki teziyle doktora unvanına sahip bir komutan.

NATO deneyimi olan Hulusi Akar'ın eleştirildiği en temel konu ordu komutanlığı yapmamış olması.

'Şahin bir isim'

Akar'ın Genelkurmay 2. Başkanlığı yaptığı 2011-2013 yıllarında hemen hemen her gün birada olduğu ve danışman ekibinde yer alan Genelkurmay İletişim Koordinatörü kıdemli binbaşı Metin Gürcan, Akar'ı analitik bakışı yüksek birisi olarak tanımlıyor.

Gürcan'a göre Hulusi Akar'ın pek çok projesi var ve bunlardan en çok önemsediği silahlı kuvvetlerin etkinleşerek küçülmesi.

"Kolay çalışılacak bir komutan değil. Herkesi kendisi gibi sanıyor" sözleriyle Akar'ı anlatan Gürcan, Akar'ın eksisi olarak ise sert mizacı ve şahin duruşunu gösteriyor.

Metin Gürcan, Hulusi Akar'ın terör olaylarına bakışındaki şahin duruşuna "Silopi'deki sokak gösterisini de terör eylemi biçiminde yorumluyor" örneğini veriyor.

Akar'ın askeri kariyerinin yanı sıra dikkat çeken bir akademik kariyeri de bulunuyor. Akar doktor unvanını, 2005 yılında Boğaziçi Üniversitesi'ndeki "Ermenistan'a Harbord Askeri Heyeti: Bir Amerikan Heyetinin Hikayesi ve Türk-Amerikan İlişkilerine Etkileri" başlıklı teziyle aldı.

Tartışmalı madalya

Yeni Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Ocak ayında ABD'de düzenlenen bir törenle 'Liyakat Lejyonu' almıştı.

Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı olarak bu yıl başında Wastihgnton'a gitmişti.

Akar burada Pentangon'un "Liyakat Lejyonu" madalyasını aldı. Pentagon bu madalyanın Akar'a verilme gerekçesini NATO'ya sağladığı "sıra dışı katkılar" olarak açıkladı.

Akar'a madalyasını ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Raymond Odierno taktı. Madalyayı takan bu isim Türkiye ve TSK açısından dikkat çekiciydi.

Çünkü, Türkiye kamuoyunda ve Silahlı Kuvvetlerde tepkilere neden olan 4 Temmuz 2003 tarihinde Süleymaniye'de Türk askerinin başına çuval geçiren Albay Bill Mayville'in komutanıydı.

Bu nedenle Akar'ın madalyası Türkiye kamuoyunda tartışma yaratmıştı.

Siyasetle ilişkisi nasıl?

Özellikle 2010 yılındaki Balyoz soruşturmasıyla birlikte başlayan gözaltı ve tutuklamaların ardından Silahlı Kuvvetler'deki hiyerarşik yapı zincirinde ciddi değişim başladı ve bunun etkileri halen sürüyor.

O dönemden itibaren asker siyaset ilişkisinde de farklılaşmalar başladı. Orgeneral Necdet Özel'in Genelkurmay Başkanlığı döneminde siyasetle ilişkisi kimi zaman sivil taraflarca, kimi zamansa özellikle tutuklanan subay ve ailelerinin de içinde yer aldığı askerlerce sık sık eleştirilmişti.

Yeni komuta kademesiyle birlikte asker-siyaset ilişkisinin nasıl olacağına yönelik olarak "Asker siyasetin aynası olmalı mı?" sorusu da gündemde.

Bu soruya, emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un yanıtı şu:

"Komuta kademesi siyasetin aynası haline gelirse bir noktadan sonra uydu haline gelme riski doğar ki bu da ülke açısından tehlikelidir. Tüm ülkeler için bu geçerlidir."

Hava'da kan değişimi

Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk, YAŞ üyeliğine getirildi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda ise ilginç bir görev değişimi yaşandı.

Kuvvet Komutanı Orgeneral Akın Öztürk normal YAŞ üyeliğine getirildi. Yeni Hava Kuvvetleri Komutanı ise Eskişehir Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanı Orgeneral Abidin Ünal oldu.

Benzer bir durum 2013 yılında da yaşanmıştı. Akın Öztürk'ten önceki komutan Mehmet Erten, 2013 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan alınarak YAŞ üyeliğine getirilmişti.

Bunun üzerine de Erten istifa etmişti. Öztürk'ün YAŞ üyeliğine devam mı edeceği, yoksa istifa yolunu mu seçeceği henüz belli değil.

Deniz Kuvvetleri uzatmalı

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevini yürüten Oramiral Bülent Bostanoğlu'nun görev süresi ise 1 yıl uzatıldı. Özellikle son 5 yılda askerleri kapsama alanına alan soruşturma ve yargılamalardan dolayı TSK'da en çok etkilenen kuvvet Deniz Kuvvetleri olmuştu.

Geçen yıl YAŞ'ı beklemeden istifa eden Tümamiral Caner Bener, YAŞ'ta alınan kararların 'siyasi kanadın beklentisine uygun' olduğunu söylerken, "Anlaşılan askeri cihet de memnun. Memnuniyetsiz olsalardı hissettirirlerdi" yorumunu yaptı.

Cezaevinden Oramiralliğe

Soruşturma geçiren, yargılanan, beraat eden pek çok subay da YAŞ'ın gündemindeydi.O isimlerden birisi de Donanma Komutanı Koramiral Veysel Kösele idi.

Kösele hâlâ İzmir'de süren askeri casusluk davasında sanık. Yürütülen soruşturma kapsamında 2012 yılında tutuklanarak, cezaevine konulmuştu.

Avukatlarının itirazı üzerine 5 gün sonra serbest bırakılmıştı. Veysel Kösele, Donanma Komutanlığı görevine devam edecek.

Terfiler sembolik mi?

Balyoz davasında yargılanıp beraat eden 46 kurmay albaydan sadece 3'ü terfi etti.

Terfilerde yeni Genelkurmay Başkanı Akar'ın "etkisinin ve düşüncesinin" etkili olduğu görüşü hakim. Bu yılki Yüksek Askeri Şura'nın en önemli konularından birisi de Balyoz ve benzeri davalarda yargılanmış olan 46 subayın durumuydu.

Askerlere yönelik en kapsamlı ve tartışmalı dava Balyoz'du. Bu dava kapsamında aralarında eski Deniz Kuvvetleri ile Hava Kuvvetleri Komutanları da dahil yüzlerce subay tutuklanmıştı.

Balyoz davasında yargılanan ve beraat eden 46 kurmay albay da YAŞ'ın gündemindeydi. Bu subaylardan Levent Ergün, Ahmet Hacıoğlu ve İbrahim Özdem Koçer de tuğamiralliğe terfi etti.

Kendisi de Balyoz davasından yargılanan ve beraat eden Tümgeneral Ahmet Yavuz, yargılanan subaylardan yalnızca 3'ünün terfi ettirilmesini 'sembolik' bir karar olarak niteledi.

Terfilerde neyin ölçü alındığını bilemediğini söyleyen Yavuz, 3 albayı da yakından tanıdığını vasıflı subaylar olduklarını ama daha başka isimlerin de terfi ettirilecek nitelikleri taşıdığını düşündüğünü aktardı.

Emekli Tümamiral Caner Bener'in yargılanan ve beraat eden 46 subaydan yalnızca 3'ünün terfi ettirilmesini "Balyozla ilgili hissettiklerini ilan etmiş oluyorlar. Bu 3 terfi, tedirginliğe, tutukluğa işaret ediyor. Her şey hukuki ama mesleki etik açısından sakıncaları var" yorumunu yaptı.

Komutayla birlikte yöntem değişir mi?

TSK'nın yeni komutasıyla birlikte başta terörle mücadele olmak üzere görev alanındaki konulardaki faaliyetlerinde değişim olup olmayacağı sorusu da akıllara geliyor. Bu soruyu yönelttiğimiz emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "çok büyük farklılıklar olmaz" deyip, ekliyor:

"Okutulan konseptler bellidir. Ama insanların kendilerine ait deneyimleri, tasarımları da olabilir. Bekleyip görmek lazım."

Kararın açıklanmasında bir ilk

Yüksek Askeri Şura'da 32 general ve amiral bir üst rütbeye, 50 albay ise general ve amiralliğe yükseltildi. 34 general ve amiralin görev süreleri de bir yıl uzatılmasıyla yeni komuta kademesi şekillenmiş oldu.

YAŞ kararları ilk kez Cumhurbaşkanlığı'nca açıklandı. Önceki yıllarda kararlar Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinden yapılırdı.




Kaynak: BBC



loading...

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI