Bugun...


MHP'li KARAKAYA' Hükümet artık vatandaşa güven verememektedir.

facebook-paylas
Tarih: 28-12-2014 16:17
         
MHP'li KARAKAYA' Hükümet  artık vatandaşa güven verememektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Mevlüt KARAKAYA’nın “Çankaya Olağan İlçe Kongresi”nde yapmış olduğu konuşmada, AKP Hükümeti, MİT, Jandarma ve Emniyet’in “ırk, etnik köken, siyasi düşünce, din, mezhep, dernek ve sendika, sağlık ve cinsel hayatıyla ilgili verileri” dahil olmak üzere her türlü fişleme yapmaya imkan sağlayabilecek “Kişisel Verilerin Korunması Yasa Tasarısı”nı TBMM Başkanlığı’na sundu dedi.

Kanun tasarısı her ne kadar “Kişisel Verilerin Korunması” adı altında düzenlenmiş olsa da içerik itibariyle bu verilerin iktidar gücünü elinde bulunduranlar tarafından kullanılmasına yasal bir kılıf olma niteliği taşımaktadır.  

Aslında hükümet 2008 yılında da benzer bir tasarıyı TBMM´ye sunmuş, bizlerin ve vatandaşın fişleme ve özel hayatın ihlali itirazları karşısında tasarı hükümsüz kalmıştı. Bugün bazı değişikliklerle yeniden getirilen tasarı incelendiğinde, aslında kişisel verilerin korunmasının sadece sokaktaki vatandaşa karşı olduğunu, buna karşılık emniyete, MİT’e ve Jandarma’ya fişleme yapma görevi verildiğini söyleyebiliriz.

Kanun tasarısıyla getirilen hükümler her ne kadar bir koruma öngörüyor gibi görünse de, devam eden cümlelerdeki istisnalarla bu korumalar yok hükmüne düşürülmektedir. Bu tasarıyla aslında hükümet Türk insanının genel kişisel bilgilerinin yanında hangi mezhebe veya cemaate mensup olduğundan genetik yapısına, hangi partili olduğundan cinsel hayatına ilişkin akla gelebilecek her türlü özel kişisel verileri toplamayı yasal bir zemine oturtmaya çalışmaktadır.

Toplanması yasal hale getirilmeye çalışılan bu özel bilgilerin iktidar gücünü elinde bulunduranlar tarafından amaç dışı kullanımının nasıl önleneceği ise açıkta kalmıştır.

Hükümet yaşanan son olaylarla artık vatandaşa güven verememektedir.

Denetimden yoksunluğun en son raddeye ulaştığı bu günlerde hükümet ve bir bütün olarak idare kendini tamamen denetimsiz bir ortamla bütünleştirmiştir.

Çıkardığı Kanun Hükmünde Kararnamelerle kamu yönetiminde sözüm ona yaptığı reformlarla idarenin kendi kendini denetimini objektif kural ve ilkelerden uzaklaştırmıştır. Kurumsallaşmış kadim birçok denetim birimi ve kurumu yok edilmiştir. Yöneticiye bağlı iç denetçi mekanizmasıyla kamu kurumlarında kol kırılıyor yen içinde kalıyor. İsterse kalmasın. Beğenilmeyen raporların yenisi sipariş ediliyor, olmazsa kol koparılıyor. Yanlışı yapanın değil yanlışı ifşa edip rapor haline getirilenlerin.

Siyasi denetimin ne doğrudan ne de dolaylı yapılmasına fırsat verilmiyor. Bugün birçok kamu kurumu milletvekillerinin sorularına cevap vermekten imtina ediyor, verilenlerin çoğu da zamanında verilemiyor. Meclis araştırma, soruşturma komisyonları ve gensoru müesseseleri iktidarın yukarıdan gelen talimatlarla kalkan inen parmaklarla siyasi denetimin doğrudan yapılmasına engel teşkil ediyor. Sayıştay aracılığıyla yapılan dolaylı siyasi denetim de onca zorlamamıza rağmen engelleniyor ya da etkisi zayıflatılıyor.

Yargı denetimi ise artık Allah’a emanet duruma geldi.

Velhasıl iktidar 12 yıllık bir süreçte kendini denetimsizleştirmek için denetimi iktidarsızlaştırmıştır.

Uluslararası düzeyde rüşvet ve yolsuzluk yapıldığı iddialarını dahi siyasi denetimden ve hatta yargı denetiminden uzak tutan bir iktidarın milletin özel bilgilerinin amaç dışı kullanımını nasıl denetleyeceği bu kanun tasarı üzerinde en önemli soru işaretini oluşturmaktadır dedi.

 






loading...

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI