Bugun...


MHP'den Ahmet Hakan' a Sitem.

facebook-paylas
Tarih: 24-09-2015 12:48
         
MHP'den Ahmet Hakan' a Sitem.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı  İstanbul Milletvekili Prof. Dr. E. Semih YALÇIN “Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı Ahmet Hakan’ın dünkü röportajı” üzerine yapmış olduğu açıklama,                                                                   

Sayın Ahmet Hakan,

Size daha önce de mektup yolladık. Böyle giderseniz, bu sonuncusu da olmayacak.

Mesleğine yıllarını vermiş bir gazeteci sıfatıyla basın iş kolunda bilhassa havuz medyasının teşekkülünden sonra ortaya çıkan feci yozlaşma ve tereddi karşısında verdiğiniz haysiyetli mücadeleyi takdirle takip ettik.

Bununla birlikte biraz mesleki merakınız biraz da aculluğunuzdan olsa gerek; partimiz ve camiamız hakkında kaleme aldığınız köşe yazılarında gerçeklerden, hakkaniyetten ve insaf ölçülerinden koparak bazı isimleri partimizin ve davamızın önüne çıkarma gayretinizi gördük.

Onurla temsil ettiğinizi sandığımız gazetecilik mesleğine olan saygımız ve basının dördüncü erk olarak icra ettiği hayati fonksiyonun bilinciyle üzerinize fazlaca gitmeyip fevkalade ölçülü ve dikkatli bir üslup kullanarak sizi lisan-ı münasiple ikaz ettik.

Siz de serzeniş ve uyarılarımızı haklı bulmuş olmalısınız ki gereken hassasiyeti göstereceğinize dair köşenizde beyanda bulundunuz.

Fakat çok geçmeden bir röportajı bahane ederek partimiz içinde nifak tohumu saçan birine köşenizi açtığınızı, artık MHP ile alakası kalmamış olan ve kendisini hâlâ darı ambarında zanneden bu müflis ve merdut kişi üzerinden MHP’yi zaafa uğratmaya çalıştığınızı esefle müşahede ettik.

Şaşırmadık desek yalan olur!

Siz; uluorta konuşulduğu takdirde kolayca mecrasından çıkarılabilecek, ne köşesine taşıyana ne de ona malzeme verene faydası dokunmayacak konuların deşilmesine fırsat veriyorsunuz. 

Röportajda geçen iddiaların içyüzünü araştırma ihtiyacı bile duymadan, asıl muhataplarıyla konuşup hakikatleri öğrenmeden bunları tam da 1 Kasım Seçimleri öncesinde tartışmaya açmakla hakkınızda oluşan istifhamları güçlendirip şüphelerimize şüphe katıyorsunuz.

Böylece; MHP camiasının, Milliyetçi-Ülkücü Hareketin vicdanında ve gönlünde şahsınızla ilgili yer etmiş bütün tolerans ve hoşgörü kırıntılarının da yok edilmesine fırsat veriyorsunuz.

Demek ki siz, suret-i Hak’tan görünerek aslında Hakk’ı ve hakikati setreden kâzip ve münafıkların safında yer alıyorsunuz.

Bu saatten sonra kendinizi ne kadar hakkaniyete riayet eden, ne kadar meslek etiğine uyan bir gazeteci olarak sayarsanız sayınız; bütün ikazlarımıza rağmen partimiz aleyhindeki “kripto kampanya”nızı sürdürmenizde bu saatten sonra iyi niyet ve gazetecilik kaygısı aramayacağımızı bilmenizi isteriz.

Siz hangi hak ve yetkiyle MHP’yi tartıştırıyorsunuz?

Siz, hangi cüretle MHP’nin iç işlerine burnunuzu sokuyorsunuz?

Partimizin tüzel kişiliğini alakadar eden konuları neden kaşıyorsunuz?

Gazetecilik mesleğini ifa ederken mümkün mertebe hakkaniyete, adalete riayet noktasındaki “rikkat”inize rağmen; şöhretin ayarttığı birçok faninin başına geldiği gibi, şeytanın sizi iğva ettiği ve nefsinize yenildiğiniz anlaşılıyor.

Belki de kasıtlı olarak MHP içinde fitne çıkarmak, tartışılmasında fayda bulunmayan konuları kamuoyunda tartışmaya açarak partimize ve camiamıza zarar vermek istiyorsunuz.

Eğer böyleyse tek başınıza MHP’yle kavgaya cüret edemeyeceğinize göre, bunu belli bir mahfil adına veya bir çıkar uğruna yaptığınız sonucu ortaya çıkıyor.

Söyleyin, bir yerlerden talimat mı aldınız Sayın Hakan?

Yoksa MHP’ye zarar vermekle mi görevlendirildiniz?

Değilse fitne ateşine bile bile odun atmanıza cehalet mi diyelim, belahet mi?

Her ne sebeple olursa olsun; bundan böyle partimizin birlik ve bütünlüğüne zarar verecek, akıllarda soru işareti bırakacak haksız, zamansız, yersiz, düşüncesiz ve gereksiz yazılarınızı asla hoşgörüyle karşılamayacağımızı bilin.

Boyunuzu ve haddinizi aşan bu tutumunuzu şiddetle kınıyoruz.

Mensubu bulunduğunuz gazetenin medya sektöründeki saygın duruşuna zarar vermeye başladığınızın farkında olmayabilirsiniz. Bu yüzden biz hatırlatalım.

Bir türlü vazgeçemediğiniz “karıştırıcı gazetecilik”, Recep Erdoğan’la AKP’nin gazetenize yönelik tavrını ve buna destek veren çevreleri haklı çıkarmaktan, kamuoyunu aleyhinize çevirmekten başka işe yaramaz.

Tartışmaya açmaya, gündemde tutmaya çalıştığınız MHP’de liderlik konusuna gelince…

Liderlik vehimle olmaz.

Lider, bayraktır.

Lider, Devlet Bahçeli’dir.

Cin olmadan adam çarpmaya kalkanlar; birkaç tatlı söz ve methüsenaya aldanarak başkalarının dolduruşuna gelerek kendisinde liderlik vehmedenler, sadece zavallı ve meczup kişilerdir.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partimizin 46 yıllık kutlu ve şeref taşan mücadelesinin tamamında vardır. Milliyetçi-Ülkücü Hareketin hafızasıdır. Yani liderlik birikim ister, bilgelik ister. Teşkilatların içinde pişmek, yetişip olgunlaşmak ister. Yıllar sürecek mücadele ister. Hareketimizin jargonuna ve dokusuna hâkim olmayı gerektirir. Bu yolda erken öten horozun başının kesildiğini, ham meyvenin karın ağrıttığını camiamızın değerli mensupları iyi bilir.

Mevlana’nın deyimiyle hamlıktan kurtulmak için fitne ateşine odun olmak değil; önce pişmek, sonra da yanmak icap eder.

Lider sayesinde üç beş senede edinilen mevkii kendi kerametinin tezahürü zannetmekse ayrı bir çiğlik, cehalet ve hamlık örneğidir.

Ayrıca MHP’de lider, teşkilat ve doktrinle ilgili konuşulması gereken hususlar varsa bunlar çadırın içinde kalınarak masaya yatırılır. Sonra da kıymetli delegelerimizin, milliyetçi-ülkücü iradenin reyine müracaat edilir. Hariçten gazel okunarak MHP’nin liderliği hakkında ahkâm kesmek beyhudedir.

Bu hususların alenen ve hele de basın aracılığıyla tartışmaya açılması; hem camiamızın birlik ve beraberliğine, hem hareketimizin şimdiye kadar kazanmış ve biriktirmiş olduğu değerlerin aşınmasına, hem teşkilat disiplininin zayıflamasına, hem de lidere ve partiye olan saygı ve bağlılığın azalmasına zemin hazırlar. Çünkü esas olan isimler değil, makamlardır.

MHP camiası şahıslarla, isimlerle kaim değildir. İsimler ve yöneticiler gelip geçicidir. Esas olan, davanın mehabeti yani büyüklüğüdür.

MHP’nin mücadele tarihinde her biri birer bayrak olan şahısları da olduğundan büyük gösteren kendi meziyetleri ve kabiliyetleri değil, davanın azametidir, ululuğudur.

Milliyetçi-Ülkücü Hareketten nice serdengeçtiler, yiğitler gelip geçmiş, kerameti, marifeti kendinde belleyen nice meczuplar da yok olup gitmiştir. Kısacası, kimse hareketimizin ve davamızın üzerinde değildir.

O bakımdan MHP’ye ayar vermeye kalkmak, sizin de size röportaj verip fırsatçılık yaparak fitne ateşine peşinen kütük olmayı kabullenen bahtsızın da boyunuzu ve çapınızı aşar Sayın Hakan.

Siz eğer bu tavrınızı basın özgürlüğü sanıyorsanız aldanıyorsunuz.

Bu, düpedüz nifak çıkarmaktır.

MHP camiasına zarar vereceğini düşündüğünüz birinin kerameti kendinden menkul ve doğruluğu “meşkuk” beyanlarıyla MHP’yi tartışmaya açarak iğrenç ve mülevves bir fitneye boynunuzu uzatıyorsunuz.

Durun orada Sayın Hakan, durun orada! 24.09.2015




Kaynak: İkinci Bölge Haber



loading...

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI