Bugun...


MHP’li Özdağ; AKP’nin iyi niyetinin bedelini askerlerimiz parçalanarak ödüyor.
Güvenlik konularının uzman ismi MHP’li Özdağ, SÖZCÜ’ye konuştu.

facebook-paylas
Tarih: 27-09-2015 11:16
         
MHP’li Özdağ; AKP’nin iyi niyetinin bedelini askerlerimiz parçalanarak ödüyor.

PKK ile mücadelenin çok dar alanda sürdüğünü belirten Ümit Özdağ, “AKP’nin on binlerce insanı katletmiş olan bir terör örgütüne karşı gösterdiği sözde iyi niyetin bedelini asker ve polislerimiz ödüyor. PKK birçok ilde hâlâ çok etkin” dedi…

MHP Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ, PKK’nın halkı devlet ile karşı karşıya getirecek yeni bir model arayışında olduğuna dikkat çekti. “Bunun için yoğun bir telkin, baskı ve tahrik karışımı bir politika izleniyor” diyen güvenlik ve istihbarat konularının uzman ismi Prof. Dr. Özdağ, PKK’nın 2015 Temmuz’unda başlatmak istediği ayaklanma sürecini ve iktidarın terörle mücadele stratejisini SÖZCÜ’ye değerlendirdi.

İşte o röportaj:
TERÖR örgütü şu anda etnik kavgayı tahrik ederek, Türkleri Kürtlere karşı kışkırtma çalışmaları yapıyor. Ancak bu çalışmalar yapılırken, PKK’ya destek veren, milis diye adlandırılan kesimlerde bir çekingenlik var. 6-7 Eylül’deki kitlesel sokağa dökülme bu kez gerçekleşmedi. PKK sempatizanları da ayaklanmanın ne anlama geldiğini ve gerçekleşmesi durumunda alınacak karşı önlemlerin ne kadar ezici olabileceğini hissediyorlar. Ancak, Güneydoğu Anadolu’da durum olağanüstü bir tehdit oluşturuyor. PKK birçok yerleşim yerinde etkinliğini ve kontrolünü sürdürüyor.

CİZRE TAMAMEN TEMİZLENMEDİ

PKK, Cizre’yi ayaklanmanın en önemli merkezlerinden biri olarak görüyor. AKP’nin PKK’nın önünü açması, kendi ifadeleri ile “açılım” devam etsin diye görmezlikten gelmesi sayesinde, PKK Cizre’yi bir şehir savaşı için hazırladı. Tüneller kazıldı, cephanelikler oluşturuldu, kırsaldan gelen teröristler şehir savaşı için sempatizanları eğitti. PKK özgüven ve şımarıklık içinde Cizre’ye el koydu.
GÜVENLİK güçleri şimdi Cizre’yi PKK’dan geri almak için ağır bir operasyon yürütüyor. Operasyon başlamadan hemen önce ve sırasında bana Cizre’den güvenlik güçlerinden gelen bilgilerden çatışmaların çok zor ve şiddetli geçtiğini anlamak mümkündü. Operasyonlar sırasında nokta operasyonu zorlaştıran istihbarat açığı olduğu meydana çıktı. Keza, şehir operasyonlarında kullanılması gereken mühimmat tipi konusunda operasyondan önce talep edilen mühimmatın sağlanmamasının zararları görüldü. Ayrıca PKK’nın sadece Suriye iç savaşından değil, bazı istihbarat servislerinden şehir savaşı konusunda eğitim aldığı ortaya çıktı. 8 gün süren sokağa çıkma yasağına rağmen, Cizre tamamen temizlenebilmiş değil.

HALKA PSİKOLOJİK DESTEK VERİLMELİ

YSK, çatışmaların en yoğun geçtiği Nur, Sur ve Cudi mahallelerinde seçimlerin yapılamayacağını açıkladı. Ancak PKK’nın ağır darbe almış olduğu kendi televizyonlarına bağlanarak ağlamalarından anlaşılıyor. Bana ulaşan PKK kaybı Cizre’de çoğu milis 125.
SOKAĞA çıkma yasağı keyfi tercih değil. Ancak bu noktada polisin hemen bazı önlemler alması gerekiyor. Bölgeye toplumsal psikoloji konusunda uzman psikologlar yollanmalı. Bu uzmanlar hem polislere psikolojik destek vermeli, hem de halka. Çatışmalar sürerken, halkla iletişim kurulmalı. Ekmek, ilaç, oyuncak dağıtılmalı. Olumlu bir iletişim dili oluşturulmalı. Yapılanlar Türkiye’ye de anlatılmalı.

ŞEHİTLERİN ÇOĞU DENEYİMSİZ POLİS

ÇATIŞMALARIN ana alanı dağlar değil yerleşim bölgeleri olunca, PKK saldırılarının büyük bölümü polislere yöneldi. AKP de askeri birliklerin müdahalesini önlediği için, pek çok bölgede Polis Özel Harekat büyük bir özveri ile çalışıyor. Ancak PÖH; hem sayıları, hem malzemeleri yetersiz ve çok genç, deneyimsiz bir personelden oluşuyor. Deneyimli yerli gözler asker müdahalesinin şart olduğunu dile getiriyor. 1984-2015 arasında bütün güvenlik görevlileri içinde polisin şehit oranı yüzde 5 civarındaydı. Temmuz 2015’ten bu yana geçen iki aylık süreçte şehit polis sayısı yüzde 40’ı aştı ve yükseliyor!

PKK BELEDİYELERLE İŞBİRLİĞİ YAPTI

EL yapımı patlayıcı ve mayın saldırısı sonucu tarihimizde ilk defa bu kadar fazla sayıda şehit veriyoruz. PKK el yapımı patlayıcı yapmayı Irak iç savaşı sırasında bir Kürt kökenli El Kaide’ciden öğrendi. Suriye iç savaşı sırasında da bu tekniği geliştirerek kullanmaya başlayan örgüt, son 3 yılda asker ve polisin geçiş güzergahı ile ilgili olağanüstü bilgi topladı. Mümkün olan bölgelerin altına uyuyan bombalar yerleştirildi. Bu konuda belediyelerle işbirliği yapıldı! PKK bombayı yerleştirdi, belediye asfaltladı. Cem Küçük şöyle söylüyor; “O zaman iyi niyetten dostluk, barış, kardeşlik oluyor diye bunlar bir miktar görülmedi. Yoksa bunlar devletin bilgisi dahilindeydi.”
AKP’nin on binlerce insanı katletmiş olan bir terör örgütüne karşı gösterdiği  “iyi niyet”in bedelini asker ve polislerimiz parçalanarak ödüyorlar. Bu arada şunu da söyleyeyim; 100’lerce uyuyan bomba bulundu ve patlatıldı ama bütün EYP’ler uyuyan bomba değil. Birçoğu da saldırılardan kısa bir süre önce yerleştiriliyor.
TERÖR, medyada yer aldığı şekliyle bazı uzmanların söylediği gibi doğu ve güneydoğuda halkın sokağa çıkıp yürümesiyle bitmez. Terör tarihinde, bu şekilde sona eren bir terör süreci de yok. Son günlerde PKK ile başlayan yarım-yamalak mücadelenin hızla sonlandırılmaya çalışıldığını izliyorum. Bir yerde yazılan “Genelkurmay’ın yaptığı dinlemelerden örgütün ağır darbe aldığı anlaşılıyor” merkezli haberler yayılıyor. Oysa GES komutanlığı MİT’e devredildi. Dinlemeleri asker değil, MİT yapıyor. 3 seneden bu yana kapsamlı bir alt yapı oluşturan PKK ile mücadele çok dar alanda sürüyor. Birçok ilde PKK hâlâ çok etkin.

TÜRKİYE PKK’YI AŞABİLECEK GÜCE SAHİP

24 Temmuz-15 Eylül arasında Şırnak’ta (Cizre dahil) 150, Hakkari’de 100, Ağrı’da 50, Diyarbakır’da 110, Tunceli’de 40 ile 65 arasında, Iğdır’da 30 PKK’lı öldürülmüş. Kuzey Irak’taki toplam PKK kaybı ise 260. Türkiye’nin PKK tehdidini tasfiye etmediği sürece, barışa ve sürdürülebilir bir kalkınma sürecine girmesi mümkün değildir.  PKK; tutarlı, kararlı, deneyimli bir kadronun geliştirdiği bir anti-terörizm stratejisi ile aşılabilecek bir tehdittir. Türkiye PKK’yı aşabilecek güce sahip. MHP de Türkiye’nin gücünü kullanabilecek bilgi ve kararlılığa sahip bir parti. O nedenle terörü MHP bitirecek.

Türkiye’nin çok sayıda savaş helikopterine ihtiyacı var!..

EL yapımı patlayıcılar (EYP) ile mücadele çok zordur. Amerikalılar, Afganistan’da 2004-2013 arasında verdikleri kayıpların yüzde 40’dan fazlasını EYP saldırılarında verdi. Bu oran 2009’da yüzde 60’ı aştı. Yıllık bütçesi 500 milyon dolar olan ve başında bir korgeneralin olduğu bir kurum oluşturdular. 600 kişi çalışıyor burada… Sadece 2 milyar doları, EYP’ye karşı askerlerini eğitmek için harcamışlar. Bizde Jandarma da hızla EYP saldırılarına reaksiyon gösterdi. Artık her yere zırhlı araçlarla intikal yapılmıyor. Yürüyüş kolu veya helikopter kullanılıyor. Ayrıca bence tehlikeli hatlar üzerinde İHA uçuşları yapılmalı. Türkiye’nin bir an önce çok sayıda genel maksat ve savaş helikopterine ihtiyacı var. Helikopter filomuz yaşlı. Çok sayıda IHA ve silahlı IHA’ya da ihtiyaç var. Kritik kavşaklara korucular ve JÖH’ler konuşlanarak, karadan güvenliği sağlamalı. Bazı yerlerde balon sistemleri ile çok geniş bir arazinin kameralar ile taranması söz konusu olabilir. Şehirlerin üzerinde sürekli küçük İHA uçuşları ile MOBESE sisteminin sağladığı bilgiler güçlendirilebilir. Yani bu mücadelenin ciddi bir maliyeti de olacak. Ancak unutmayalım; hiçbir şey bölünmek kadar büyük bir maliyet getirmez.

RÖPORTAJ: Nil SOYSAL




Kaynak: Sözcü



loading...

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI