Bugun...


MHP Adayına Tabandan Eleştiri Yağıyor

facebook-paylas
Tarih: 10-04-2015 17:27
         
MHP Adayına Tabandan Eleştiri Yağıyor

Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul 3. Bölge Adayı Arzu Erdem, 22 Mayıs 2011 Tarihinde Radikal Gazetesinden Ezgi Başaran ile yaptığı röportajı nedeniyle, MHP tabanından tepkiler çekiyor, İşte o röportaj.

Niye MHP’den aday oldunuz? 
Çocukluktan beri gönlümde siyaset yatar. 2005’te bu dileğimi hayata geçirmeye karar verdim. Ama hangi partiden? AKP’nin en şaşaalı günleriydi. Fakat büyük zaafları olduğunu gördüm partinin. Kişi çıkarlarını gözetmediğini, verdiği sözlerin altının boş olduğunu anladım. CHP ilgilenmediğim bir parti zaten. MHP’ye yakınlaştım çünkü yurtdışında yaşamış ve yetişmiş bir insan olarak hep ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüm. Türkiye’de ülkesini ve bayrağını seven birinci sınıf vatandaş olarak siyaset yapılacak yer MHP’ydi. Devlet (Bahçeli) Bey’in beyefendi kişiliğinin de payı var seçimimde. 

Nasıl bir ailede büyüdünüz? 
Almanya doğumluyum ben. Türkiye’ye döndüğümüzde üniversite çağındaydım. Annem ev hanımı. Bir kız kardeşim var. Babam 54 yaşında erkenden vefat etti. Patron modelliği yapıyordu Almanya’da. Eskiden terziler için fotoğraf çektirilirmiş, onlar da o fotoğraflara göre patron çıkarıp dikişe başlarmış. Yakışıklı, çok hoş bir adamdı. İyi bir birikim yapmış olacak ki o vefat ettikten sonra da hiç maddi sıkıntı çekmedik. Ben de kız kardeşim de eğitimimizi tamamladık. 

Siz ne okudunuz? 
İstanbul Üniversitesi Alman Filolojisi’ni bitirdim. Dilbilimi üstüne yüksek lisans da yaptım. Mesleğimin tarifi dilbilimci pedagog. 

Kadın sığınma evleriyle ilgili bir projeniz varmış, doğru mu? 
Evet. Edebi kaynakları ve dini metinleri temel alarak yazdığım yüksek lisans tezim 19’uncu yüzyılda Türkiye ve Avrupa’da kadın sorunları hakkında. Türkiye’de 50 bin nüfusun üzerindeki yerlerde kadın sığınma evlerinin açılması zorunlu. AKP ise kadının çok yükselmesini istemediği için sığınma evlerine gerek yok diyor. Açtığı sığınma evlerinde yatak sayısı çok az, üstüne üstlük kabul şartları çok ağır. Benim projeme göre yapılacak kadın sığınma evlerinde meslek eğitimi verecek bir enstitü bulunacak. Sığınma evinden ayrıldıktan sonra da onu tehdit eden, döven eşin çevresinden uzak bir yerde yeni bir hayata başlayacak kadın. Bir süre kira yardımı yapılacak. Bu projeyi Önce AKP’li belediyelerle paylaştım, “Aslında kadın sığınma evlerine gerek yok” gibi cevaplar aldım. Orada muazzam bir direnç var bu konuya. 

MHP’nin kadın sorunlarına hassasiyetine dair ne gibi emareler var? 
Devlet Bey’e bu projeyi sunduğumda çok haklı buldu ve destekledi. Projeyi hayata geçirmek için AB hibe fonlarından nasıl bütçe bulunacağını da anlattım. Bunun üstüne “Eğer Meclis’teki çalıştaylarda bu projeyi hayata geçirmezsek, bu işi bağımsız olarak sosyal sorumluluk projesi haline getirir, yine yaparız” dedi. Alevilerle ilgili de bir projem var. Onu da benimsedi. Zaten partimizin ‘Camilerden Cemevlerine’ söylemini duymuşsunuzdur. 

Ben yine de MHP’nin kadına bakışının hayal ettiğiniz şeylere geçit vermeyeceğini düşünüyorum… 
Haklısınız böyle düşünmekte. Evet belki bugüne kadar MHP erkek egemen toplumun bir yansımasıydı. Erkeklerin önde durduğu, kadınların mutfağa mahkûm edildiği bir yerdi. Yani görünen buydu. Halbuki arka planda MHP’nin kadın kolları teşkilatları çok faal çalışıyordu. Artık 21’inci yüzyılda kadınları arka planda tutmak hiçbir partiye fayda sağlamaz. Ama her kadın da Meclis’e gitmemeli. Oraya gidip süs bebeği gibi oturacak mı yoksa ülke sorunlarına çözüm üretebilecek donanımı haiz mi? Meclis’teki kadın emniyet mensubunu tokatlayan kadın mı olmalı yoksa duygularına yenilmeden hareket edebilen biri mi? 

Sebahat Tuncel’e o tokadı attıran süreçle empati kurabiliyor musunuz? 
Elbette. Olay öncesinde orada ne kadar itilip kakıldığını biliyorum. Basına yansıyan kısmın cımbızlanarak alındığını düşünüyorum. Ama bir milletvekili aynı zamanda rol modeldir. Sinirlerine hâkim olmalı. Sebahat Hanım haklıyken haksız duruma düştü, ona üzülüyorum. 

Kürt sorununun tarifi ne sizce? 
PKK’nın yarattığı suni bir Kürt sorunu var bence. Yoksa Kürtler ne istiyor? Kürt dili olmalı, e olsun. TV kanalı olsun, o da olsun. Özerklik filan ne isteniyorsa konuşulsun. Ama terörü bunların hiçbiri makul gösteremez. Kürtlerin kimliklerini yaşamalarının önündeki tüm engellerin kalkması gerekir. Engeller var mı, e Kürtler var diyorsa vardır. Onlar öyle hissediyorsa demek ki vardır. 

MHP’de bunlar nasıl konuşulur? 
Biz yeniler konuşuyoruz valla. Geçen gün bir yerel gazeteye verdiğim röportajda kiliselerin korunmasının öneminden söz etmiştim. Bazı partililer ne alaka şimdi kiliseler dedi. Ben de oturdum anlattım; ülke bütünlüğünden söz etmek için tüm halkları ve farkları kucaklayacak bir sistem kurmak gerekir. Hak veriyorlar. Kalıplaşmış Türklük kavramının artık marjinal kaldığını görüyorlar. MHP de değişiyor, esniyor. 

Yeni anayasa sürecinde MHP’nin Meclis’teki varlığı Kürt sorununun çözümüne köstek olur diyenler var... 
MHP’siz yapılan anayasa ülkenin tüm renklerini kapsamaz. Köstek olmayız. Kürt sorununun çözümü toprak vermekse, amenna. Ama ben bugün İstanbul’daki Kürtlerle konuştuğumda hiç de böyle bir istek görmüyorum. Anne tarafım Kürt... Anne tarafımı verdiğimiz toprakla göndereceğiz, baba tarafım burada mı kalacak... Fakat bunları konuşmakta bir sakınca yok. Zaten yeni MHP 21’inci yüzyılda ancak böyle var olabilir, yoksa yok olup gider. 

MHP’deki kaset skandalını duyduğunuzda ilk ne hissettiniz? 
Konu kasedin içeriği değil. İlk duyduğumda bakalım söz konusu kişiler ne yapacak, parti ve lider nasıl tavır takınacak diye bekledim. Ve kendime hemen söz verdim; eğer kasetten sonra istifalar olmazsa ben istifa edeceğim. Bir sürü insan saçmalama filan dedi bana. 

Siz ne dediniz? 
Yok dedim, inanmadığım bir aday grubuyla hareket edemem. MHP ahlaki değerlerin bozulduğunu söyleyen bir parti. Bu partideki kişilerin evlilik dışı ilişkileri ortaya çıktığında bize ne, karısı düşünsün diyemem. Siyasetten ayrılsın, ister 20 kişiyle olsun ister 50 kişiyle... O zaman karısı düşünsün. Ama siyasi yapıda örnek teşkil eden kişinin eline, beline, diline hâkim olması lazım. Tayyip Erdoğan sürekli belden bahsediyor. Tamam biz ‘beline hâkim olamayanlar grubu’ olarak kabul ettik. İstifa da ettiler. Ama AK Partililer de el ve dil konusunda pek iyi bir sicile sahip değil, unutmayalım. 

Kadın olarak daha mı çok rahatsız oldunuz bu kasetlerden? 
MHP’li bir kadın olarak rahatsız oldum, sırf kadın olduğum için değil. İçinde inanmadığım şeyler yapanlar varsa partimi nasıl savunurum? 

Eşiniz ne dedi bu kaset işine? 
Eşim CHP’li aslında. Kasedi duyunca ‘Geçmiş olsun’ dedi. İstifalar gelmezse benim bırakacağımı biliyordu, beni tanıdığı için. Yüzüme karşı pek yorum yapmadı. Ama tabii arkamdan dalga geçmiş olabilir. 

Kasetin kaynağı konusunda parti içinde neler konuşuluyor? 
Kaynağıyla hiç ilgilenmiyorum. Bu sonuçta özel hayata müdahale ve hepimiz için tehlike. Ortada bir kasıt var. Kasetlerin kendilerine ülkücü diyen bir web sitesinden çıktığı söyleniyor. Bozkurt işareti yapan herkes ülkücü değildir. 

Sizi yeterince ülkücü bulmayanlar varmış doğru mu? 
Tabandan gelen, çok cefa çekmiş kişiler var. Benim o dönemlere yaşım yetişmedi. Bana “MHP’yi basamak olarak kullanıyorsun” diyenlere de şunu söyleyeyim: MHP basamak olarak kullanılacak en son parti. Zoru seçtim ben. İsteseydim şimdiye kadar AKP’den de CHP’den de aday olabilir, Meclis’e girebilirdim. Ki teklif de almıştım.




Editör: Deniz Şimşek



loading...

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI