Bugun...


İklim Değişikliği ile Mücadele’de Yeni Kritik Durak: Marakeş İklim Müzakereleri

facebook-paylas
Tarih: 07-11-2016 13:59
         
İklim Değişikliği ile Mücadele’de Yeni Kritik Durak: Marakeş İklim Müzakereleri

İklim Zirvesi[1] bugün (07.11.2016) Fas’ın tarihi kenti Marakeş’te başlıyor. Paris İklim Anlaşması’nın resmi olarak yürürlüğe girmesinden (04.11.2016) sadece üç gün sonra başlayan iklim zirvesinde alınacak kararlar, özellikle Paris İklim Anlaşması’nın nasıl uygulanacağını belirleyecek.
 
Paris Anlaşması’nın nasıl yönetileceği, nasıl yürütüleceği, prosedürleri ve gözlem mekanizmalarının nasıl olacağı gibi konular Marakeş İklim Zirvesi’nde tartışılacak. Bu  yüzden Marakeş İklim Zirvesi oldukça kritik kararların alınacağı bir toplantı olacak.
 
İklim değişikliğinin gözle görülür şekilde artan ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri Marakeş Zirvesi’ni önemini artırıyor.  . Üstelik son bilimsel çalışmalar üye ülkelerin Paris Anlaşması öncesi taahhüt ettikleri ulusal katkılar, iklim krizini engellemeye yetmediğini ortaya koydu.. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) anlaşmanın yürürlüğe girdiği gün yayınladığı çalışma durumun aciliyetini ortaya koyuyor. The Emissions Gap 2016 (Seragazı Salımlarında Azaltım Açığı) raporuna göre, ülkeler mevcut sözlerini hayata geçirse bile, küresel sıcaklık ortalamasındaki artış bu yüzyılın sonunda 2.9 ila 3.4oC’yi bulabilir.
 
Bu durum, Marakeşh İklim Zirvesi’nin önemini daha da arttırıyor.
 
1) Paris Anlaşması Nasıl Yürürlüğe girdi?
 
Birleşmiş Milletler kurulduğundan bu yana çok taraflı anlaşmalar arasında en hızlı yürürlüğe giren anlaşma oldu.  Anlaşma aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 196 ülke tarafından imzalandı[2]. Paris Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi için geçilmesi gereken iki eşik vardı: Küresel sera gazı salımlarının toplamda en az %55’inden sorumlu 55 ülkenin anlaşmayı onaylaması gerekiyordu.[3]
 
Bu iki kritik eşik, sadece 1 yıldan kısa bir sürede tamamlandı. 94 ülke anlaşmayı onayladı ya da farklı şekillerde anlaşmaya katıldı. Bu ülkeler, küresel sera gazı salımlarının %66’sından sorumlu.[4]
 
2) Anlaşma’nın hükümleri ne kadar geçerli?
 
Aralık 2015’te  belirlenen hükümlerin çoğu, Anlaşma’nın yürürlüğe girmesiyle, taraf ülkeler için yasal bağlayıcılığa sahip olacak. Bağlayıcılığı olacak hükümler arasında iklim değişikliğiyle mücadele için planlar oluşturmak ve gelişmekte olan ülkelere finansal ve teknik destek vermek de yer alıyor.[5]
 
Paris Anlaşması, gelecekte iklim değişikliği konusunda atılacak adımlarla ilgili bir yön belirliyor olsa da, anlaşmanın yönlendirici kurallarının halen geliştirilmeye ihtiyacı var.[6] Paris Anlaşması’na göre 2018 yılında tüm ülkelerin niyet beyanlarının anlaşmaya uygun olarak yenilenmesi gerekiyor. Marakeş İklim Zirvesi bu yenilenme sürecinin nasıl olacağını belirleyecek.[7]
 
Marakeş İklim Zirvesi aynı zamanda Paris Anlaşması’nın tarafı olan ülkelerin ilk toplantısına (CMA1) da sahne olacak. CMA (Paris Anlaşması Tarafları Toplantıları), Anlaşma’nın sabit, usule dair, yönetimsel ve operasyonel meseleleri için yönetim kurulu işlevi görecek.[8]
 
3) Marakeş İklim Zirvesi’nde Türkiye
 
Anlaşma’nın yürürlüğe girmesiyle, müzakereler “Paris Anlaşması Tarafları Toplantıları” (CMA) adı altında devam edecek. Ancak bu müzakerelerde sadece anlaşmayı onaylayan ülkeler yer alabilecek. Bu yüzden birçok ülke, Paris Anlaşması’nın uygulama, yönetim ve teknik taraflarıyla ilgili gerçekleşecek tartışmalardan uzak kalabilir .[9]
 
Türkiye, özellikle iklim değişikliği ile daha etkin mücadele edebilmek için özel koşulları olduğu ve gelişmiş / gelişmekte olan ülke ayrımının daha net bir biçimde ortaya konulması gerektiği tezini savunuyor. Anlaşma, emisyon azaltımı ve iklim konusunda harekete geçme gibi konularda gelişmiş / gelişmekte olan ülke ayrımı yapmasa da, gelişmiş ülkeler tarafından gelişmekte olan ülkelere teknoloji transferi ve iklim finansmanının sağlanmasını hükmediyor.
 
Türkiye İklim Değişikliği Baş Müzakerecisi Mehmet Emin Birpınar, Paris İklim Zirvesi’nin hemen ardından anlaşma hakkında “Ülkeler, gelişmiş ve gelişmekte olan olarak ayrıldı. Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olanlara finans desteği verecek. Ancak kim gelişmiş ülke, kim gelişmekte olan ülke bilmiyoruz.”[10] diye açıklama yapmıştı.
 
Türkiye, Paris İklim Anlaşması’nın imzaladığı halde, onaylamayan ülkelerden biri. Bu yüzden Türkiye, yukarıdaki gibi teknik detayların tartışılacağı müzakere toplantılarında (CMA toplantılarında) mevcut koşullara göre, yer alamama tehlikesi ile karşı karşıya.
 
4) Paris İklim Anlaşması İşe Yarıyor mu?
 
Paris İklim Anlaşması ‘nın işe yarayıp yaramayacağı da uluslararası çevrelerde hararetle tartışılıyor. Ancak, Paris Anlaşması’nın Aralık 2015’te kabul edilmesinden bu yana ortaya çıkan siyasi ve ekonomik gelişmeler anlaşmanın özellikle enerji sektörü başta olmak üzere önemli küresel etkileri olduğunu ortaya koyuyor:

 
  • Paris Anlaşması sonrası daha da güçlenen, temiz enerjiye talebin artacağına dair beklentiler, yenilenebilir enerji fiyatlarının rekor düzeyde düşmesine neden oldu. Bu hem güneş enerjisi,[11] hem güneş paneli üretimi,[12] hem de rüzgar enerjisi[13] için geçerli.
  • Paris Anlaşması şartlarını sağlayabilmek için yenilenebilir enerji talebinin artacağına yönelik öngörüler ışığında, rüzgar ve güneş enerjisi maliyetlerinin hızla düşmeye devam edeceği tahmin ediliyor.[14]
  • Yenilenebilir enerji kaynakları, yoksul ülkelerde zengin ülkelere göre daha hızlı büyüyor: 2014 yılında ilk kez, gelişmekte olan pazarlar dünya temiz enerji yatırımlarının yarısını oluşturdu.[15] [16]
  • Gelişmekte olan ülkelerde yenilenebilir enerji miktarı, beş yılda (2008-2013) %143 arttı.[17] Aynı dönemde gelişmiş ülkelerde yenilenebilir enerjiler, %84 oranında büyüme gösterdi.
  • Gelişmekte olan ülkeler, yenilenebilir enerji konusunda önemli yatırımcılar haline geliyor.[18] Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika’nın her biri, 2014 yılında yenilenebilir enerji kaynaklarına 5 milyar dolardan fazla yatırım yaptı.[19]
  • 2014 yılında, Latin Amerika, Karayipler, Asya ve Afrika’daki 55 gelişmekte olan ülkede yenilenebilir enerjilere 126 milyar dolar yatırım yapıldı.[20] – Bu rakam, uluslararası iklim müzakereleri kapsamında zengin ülkelerin yoksul ülkelere vermesi gereken miktardan 26 milyar dolar daha fazla.[21]
  • Gelişmekte olan ekonomilerin de 2020’ye dek her yıl 100 milyar dolar aktarılması öngörülen iklim fonundan yararlanması öngörülüyor.[22]
 
5) Türkiye Anlaşmayı onaylamalı mı?
 
Hem müzakerelerin yapısı, hem de uluslararası politik ve ekonomik gelişmeler, Paris İklim Anlaşması’nın koşullarının Türkiye için önemli ekonomik faydalar barındırdığını gösteriyor. Dünyaca ünlü NewClimate Institute (NCI) ile CAN Europe (Avrupa İklim Ağı)tarafından Türkiye İklim Ağı’nın desteği ile hazırlanan “İklim Hareketine Geçmenin Yan Faydaları: Türkiye İklim Taahhüdünün Değerlendirmesi Raporu” Paris Anlaşması’na uyumlu politikaların Türkiye için daha güçlü ekonomi anlamına geldiğini gösteriyor. Rapora göre, Türkiye sadece enerji politikalarını değiştirerek 2030 yılına kadar enerji ithalatında 23 milyar Dolar tasarruf elde edebilir. Bu 23 milyar dolarlık ekonomik fayda aynı zamanda  Türkiye 2014 GSYİH’sinin yaklaşık %3’ü kadar tasarruf anlamına geliyor.
 
Ayrıca, iklim değişikliği müzakerelerinde daha etkin bir politika izlemenin yolu da anlaşmayı onaylamaktan geçiyor.Türkiye’nin anlaşmayı imzalaması, müzakerelerdeki elini güçlendirecek.
 
Paris İklim Anlaşması ile beraber küresel dönüşüm ve ekonomi sürdürülebilir enerji politikalarına yöneliyor. Türkiye, anlaşmayı onaylayarak bu dönüşümden daha etkin bir biçimde  fayda elde edebilir.
 
Paris Anlaşması Türkiye’nin de taraf olması gereken önemli bir dönem noktası olarak önümüzde duruyor. Ancak, Anlaşma yeterli değil. 350.org Program Direktörü Payal Parekh’in de ifade ettiği gibi "Paris İklim Anlaşması’nın iklim değişikliği ile mücadelede bir dönüm noktası olabilmesinin tek yolu, fosil yakıtları yerin altında tutmak ve hem insanlar hem de gezegen için işleyen bir yenilenebilir enerji sistemine yönelik finans sürecini hızlandırmaktır. Paris Anlaşması kapsamında, tüm ülkeler, iklim değişikliği ile mücadele etmek; düşük karbon temelli, esnek ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye yönelik eylemler ve yatırım yapmak için anlaştılar. Tüm bu çabaların amacı küresel düzeyde sıcaklık artışını 2 Santigrat derecenin oldukça altında tutmaktır. Hatta uluslararası düzeyde varılan anlaşmaya göre, sıcaklık artışının 1.5 Santigrat derece ile sınırlandırılması için çalışılacak. Dünya çapında fosil yakıtlara karşı güçlü ve giderek büyüyen bir direniş hareketi var. Bu hareket, insanlara ve gezegene öncelik verilmesi amacıyla kurumlarımızı ve hükümetlerimizi fosil yakıtlara yaptıkları yatırımları geri çekmeye ve bu yakıtlardan kurtulmaya itiyor. Fosil yakıt endüstrisinin boğucu gücünü sonlandırmak ve geleceğimize dair tekrar güç sahibi olmak için halkın iklim hareketini kurmaya devam edeceğiz."

 
 

[1] Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 22. Taraflar Konferansı
[9] https://www.carbonbrief.org/explainer-paris-agreement-to-enter-into-force Fransa ve Fas bu konuda bir belge yayımladı. Seçeneklerden biri CMA’yı acilen askıya alıp, anlaşmayı onaylamış olsun ya da olmasın tüm tarafların katılımıyla devam etmek.



Kaynak: İkinci Bölge Haber



loading...

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI