Bugun...


Fırat Kalkanı Harekatı'ndan acı haber!

facebook-paylas
Tarih: 22-12-2016 16:49
         
Fırat Kalkanı Harekatı'ndan acı haber!

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Meclis'te Fırat Kalkanı Harekatı hakkında bilgi verdi. Bakan Işık, "Şehit sayımız 16'ya yükseldi, Yaralılardan 3'ünün durumu ağır" dedi.

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, TBMM Genel Kurulu'nda Fırat Kalkanı Operasyonu'na ilişkin Hükümet adına bilgilendirmede bulundu.   Fikri Işık, 24 Ağustos 2016'da başlayan ve 121. gününe giren Fırat Kalkanı Harekâtının safahatı hakkında, Meclis’i bilgilendirmek için söz aldı.

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın konuşmasından satır başları özetle şöyle: 

ŞEHİT SAYISI 16'YA YÜKSELDİ

Suriye'nin El Bab kasabasına yönelik harekat sırasında DEAŞ'ın düzenlediği saldırıda şehit olan askerlerin sayısı 16'ya yükseldi.

2 BİN KİLOMETRE ALAN TEMİZLENDİ

Milli Savunma Bakanı Işık "Cerablus, Er Rai ve DEAŞ açısından büyük sembolik önem taşıyan Dabık’ın kurtarılmış olması mühimdir. Böylece, 2 bin kilometrekare civarında bir alan teröristlerden temizlenmiş, 225 meskun mahal özgürleştirilmiştir" dedi.

DAEŞ'E BÜYÜK DARBE VURULDU

Bugüne kadar Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında DEAŞ terör örgütünden 1005 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Ayrıca DEAŞ’a ait 4 tank, 29 havan, 41’i silahlı 97 araç, 621 bina ve 61 savunma mevzii, 28 komuta merkezi, 17 cephanelik imha edilmiş, 11 bombalı araç tesirsiz hale getirilmiştir.                       

PKK/PYD/YPG teröristlerinin 299’u etkisiz hale getirilmiştir. Bu operasyonlar sırasında PKK/PYD/YPG’ye ait 14 bina, 4 savunma mevzii, 5 araç ve 1 Drone da imha edilmiştir.          


BÖLGE ADETA KAN VE GÖZYAŞI DERYASINA DÖNDÜ

Bölgemiz 1. Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük alt üst oluşu yaşamaktadır. 1991 yılındaki 1. Körfez Harekatı ile başlayan süreç, 2003 yılında ikinci harekatla devam etti. Ancak bölgeye huzur ve demokrasi vaadiyle yapılan bu operasyonlar, bugün itibariyle bölgeyi belki de tarihinin en ciddi karmaşasına ve kargaşasına sürükledi. Bölge adeta kan ve gözyaşı deryasına döndü.       

MEZHEPÇİ POLİTİKALAR BÖLGEYİ FELAKETE SÜRÜKLEDİ               

Kendi iktidarlarının devamı için kendi halkının üzerine bomba atmaktan çekinmeyen diktatörler, koltukları için mezhepçi ve ayrımcı politikalarla bölgeyi felakete sürükleyen liderler ve hükümetler, bu feci tablonun oluşmasında baş rol oynadılar.                       

Bölgedeki idarelerin acziyeti, ülkelerin yönetilemez duruma gelmesi, barış ve demokrasi söylemlerini bayraklaştıran ancak harekete geçmekten imtina eden küresel güçlerin bu coğrafyadan yükselen seslere kulak tıkaması, başta DEAŞ olmak üzere birçok terör örgütü için çok elverişli bir zemin oluşturdu ve bölgeye yuvalanmalarına sebebiyet verdi.         

FIRAT KALKANI DEAŞ SALDIRINI ÖNLEMEK İÇİN BAŞLAMIŞTIR              

Fırat Kalkanı Harekatı, uluslar arası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkımıza istinaden, hudut güvenliğimizi sağlamak, DEAŞ saldırılarını önlemek ve hudutlarımızın bitişiğinde bir terör koridoru oluşturulmasını engellemek için başlatılmıştır          

VATANDAŞIMIZIN CAN GÜVENLİĞİ HÜKÜMETİMİZİN EN ÖNEMLİ SORUMLULUĞUDUR            

Suriye’den kaynaklanan terörden en fazla etkilenen ülke biz olduk. Bildiğiniz gibi, gerek DEAŞ, gerek PKK/PYD/YPG’nin terör saldırıları nedeniyle yüzlerce vatandaşımız hayatını kaybetti. Bu terör saldırılarına karşı gerekli tedbirleri almak, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak, Hükûmetimizin en önemli sorumluluğudur.

Dolayısıyla, Türkiye, sadece DEAŞ’a karşı değil, DEAŞ’la mücadele ettiğini ileri sürerek, bazı üçüncü ülkelerden silah ve mühimmat temin eden PKK/PYD/YPG’ye karşı da bir mücadele vermek mecburiyetindedir.

Üstelik, bu terör şebekesi, uluslararası toplumun DEAŞ ile mücadelede yetersiz kalmasıdan veya isteksizliğinden yararlanarak, sanki DEAŞ’a karşı arazide mücadele edebilecek tek aktör olduğu iddiasındaydı.                       

Biz, yıllardan beri, uluslararası topluma, Suriye’deki ihtilafa kalıcı bir siyasi çözüm bulununcaya kadar, Suriye’de güvenli bölge oluşturulması gerektiğini anlatmaya çalıştık, çalışıyoruz. Böylece, bir çözüme değin, Suriyelilere kendi ülkelerinde yaşayabilecekleri, insani yardımların rahatça ulaştırılabileceği, emniyetli ve huzurlu bir alanın sağlanabileceğini söylüyoruz.        
             
 EL BAB DEAŞ İÇİN KRİTİK BİR YERDİR

El Bab’dan sonra, sıranın Rakka’ya geleceğini bilen DEAŞ terör örgütü, burada intihar saldırılarıyla, keskin nişancılarla, el yapımı patlayıcılarla ve muhtelif tuzaklarla ciddi bir direnç göstermektedir. Zira, El Bab, DEAŞ için de coğrafi ve psikolojik açılardan kritik bir yerdir.

El Bab’ın kuzeyinden ve batısından devam eden kuşatma ve meskûn mahal muharebeleri, buranın yoğun sivil nüfusa sahip bir yerleşim merkezi olması nedeniyle azami hassasiyetle icra edilmektedir. DEAŞ ise en vahşi yöntemlerle, sivil insanları canlı kalkan olarak kullanmak suretiyle, kalleşçe hareket etmektedir.                       

DEAŞ’ın en büyük direnç gösterdiği mevzilerinden birisi de, El Bab’ın batısında, şehre hâkim bir tepede bulunan ve DEAŞ tarafından bir askeri karargaha ve mühimmat deposuna dönüştürülen hastane bölgesidir. En fazla şehidimiz dün buranın ele geçirilmesi için sürdürülmekte olan operasyonlar sırasında verilmiştir. Özgür Suriye Ordusunun da şehitleri vardır.                       

Ülkemizin güvenliği ve sınırlarımızın hemen bitişiğinde bir terör koridoru oluşturulmasını önlemek, canlarını feda eden 35 kahraman şehidimiz ebediyete kadar Milletimizin gönlünde yaşayacaktır. Fırat Kalkanı Harekâtı sırasında şehit olan Özgür Suriye Ordusu mensupları da kendi vatanlarında asla unutulmayacaktır.




Kaynak: Bahar Atakan Milliyet



loading...

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI