Bugun...


ENFLASYONLA MÜCADELEDE ELEKTRİK FATURASI YÜKÜ HAFİFLETİLMELİDİR
ENFLASYONLA MÜCADELE İÇİN ÖNCELİKLE ÇİFTÇİNİN, SANAYİCİNİN, ESNAFIN VE AİLELERİN ELEKTRİK FATURASI YÜKÜ HAFİFLETİLMELİDİR

facebook-paylas
Tarih: 13-10-2018 11:42
         
ENFLASYONLA MÜCADELEDE ELEKTRİK FATURASI YÜKÜ HAFİFLETİLMELİDİR

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı  Konya Milletvekili Mustafa KALAYCI  TBMM Başkanlığına sunduğu “Elektrik Tüketiminde Alınan Kayıp/Kaçak Bedeli ve Sayaç Okuma Maliyeti İle Enerji Fonu ve TRT Payının Kaldırılmasını Kapsayan 3 Kanun Teklifi” hakkında yapmış olduğu açıklamada, Elektrik faturaları çiftçinin, sanayicinin ve esnafın önemli bir maliyet unsuru olmuş, aile bütçesinde önemli yer tutan bir harcama kalemi haline gelmiştir.

Tüketici, elektrik tüketim bedelinin yanısıra, dağıtım bedeli, iletim bedeli, kayıp/kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli, enerji fonu, TRT payı, elektrik tüketim vergisi ve KDV ödemektedir.

Kayıp-kaçak bedeli ve sayaç okuma bedelinin elektrik faturalarına yansıtılmasının hukuka uygun olmadığına yönelik birçok yargı kararı bulunmaktadır.

Ancak, 2016 yılında yapılan yasal düzenleme sonucu daha önce elektrik faturalarında ayrı ayrı gösterilen teknik ve teknik olmayan kayıpların maliyeti (kayıp/kaçak bedeli) ile iletim ve sayaç okuma bedelleri, dağıtım bedeline eklenmiş olup, faturalarda ayrı bir kalem olarak görülmez hale getirilmiştir. 

Kayıp kaçağın oluşmasında hiçbir sorumluluğu bulunmayan tüketicilerin, dağıtım sisteminin kayıp ve kaçağına muhatap kılınması, Anayasa'nın "hukuk devleti", "sosyal devlet", "adalet" ve "eşitlik" ilkelerine ve evrensel tüketici haklarına aykırıdır.

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 21 Mayıs 2014 günlü kararında elektrik enerjisinin nakli esnasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığını, elektrik kaybını önleme ve hırsızlıkları engelleme veya hırsızı takip edip, bedeli ondan tahsil etme görevinin de bizzat enerjinin sahibine ait olduğunu belirtmiştir.

Elektrik faturalarında yer alan TRT Payı, 4/12/1984 tarihli ve 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu uyarınca alınmaktadır. TRT payı %2 olmakla birlikte, %18 oranında KDV’ne tabi tutulduğundan, elektrik enerji bedelinin %2,36’sı olarak faturaya yansımaktadır. Elektrik abonelerinden TRT payı alınmasının hiçbir haklı gerekçesi yoktur.

Enerji Fonu 2001 yılında 4684 sayılı Kanunla kaldırılmış ve 31/12/2001 tarihine kadar yürürlüğe girecek olan Elektrik Enerjisi Fonu Anlaşmaları uyarınca taahhüt edilen yükümlülükleri karşılamak üzere katkı payı alınması öngörülmüştür. Dolayısıyla, geçici olarak öngörülmekle birlikte yaklaşık 17 yıldır bu uygulamanın devam etmesi, bu payın yeni bir vergi niteliğine dönüştüğünü göstermektedir. Halen enerji fonunun oranı %1’dir. Ancak %18 KDV’ne tabi tutulduğundan, elektrik tüketim bedelinin %1,18’i olarak faturaya yansımaktadır.

TBMM Başkanlığına sunduğum 3 ayrı Kanun Teklifinde;

  •      Teknik ve teknik olmayan kayıpların (kayıp/kaçak) maliyeti ile sayaç okuma maliyetinin tüketiciye yansıtılmaması,
  •      TRT Payı alınmasını öngören 3093 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlükten kaldırılması,
  •      Enerji Fonu Payı alınmasını öngören 3096 ve 3291 sayılı kanunların ilgili hükümlerinin yürürlükten kaldırılması

öngörülmektedir. Böylelikle elektrik faturalarında önemli tutarda bir azalma sağlanması amaçlanmaktadır.

Çiftçinin, sanayicinin, esnafın ve ailelerin elektrik faturası yükünün hafifletilmesi amacıyla hazırlanan Kanun Tekliflerinin bir an önce yasalaşmasını diliyorum dedi.

 




Kaynak: İkinci Bölge Haber



loading...

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI