Bugun...


Bahçeli; Komşuyu komşuya hasım ettiler, muhbirliği özendirdiler.

facebook-paylas
Tarih: 17-05-2015 19:27
         
Bahçeli; Komşuyu komşuya hasım ettiler, muhbirliği özendirdiler.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ,  “Niğde Mitingi”nde yapmış olduğu  konuşmada;

 

 

Muhterem Niğdeliler

Değerli Vatandaşlarım,

Aziz Dava Arkadaşlarım

Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,

7 Haziran’a yalnızca 22 günün kaldığı kritik bir dönemeçte, Milliyetçi Hareket’in iktidarını muhteşem bir toplantı ile müjdeliyorsunuz.

Sizlerle gurur duyuyorum, Niğde’yi bu kadar ihtişamlı görmekten iftihar ediyorum.

Hükümet Meydanı’na teşrif eden her Niğdeli kardeşime şükranlarımı sunuyorum.

Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Bizlere heyecan kattınız.

Coşkumuzu artırdınız.

Güç ve şevk verdiniz.

Buradan Altunhisar’a, Çamardı’ya, Bor’a, Çiftlik’e, Ulukışla’ya yürekten selamlarımı gönderiyorum.

Bu açık hava toplantımızın gerçekleşmesinde emeği geçen, katkısı bulunan her dava arkadaşımı yürekten tebrik ediyorum.

22 gün sonra yapılacak 25’nci Dönem Milletvekilliği Genel Seçimleri’nin ülkemizin birliğine, milletimizin dirliğine, insanımızın refahına en üst düzeyde katkılar sağlamasını Rabbim’den niyaz ediyorum.

Seçimlerin barış, huzur, olgunluk, güvenli ve demokratik yarış içinde geçmesini ümit ediyor, siyasi partilere ve milletvekili adaylarımıza başarılar diliyorum.

Hepinize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.

 

Aziz Niğdeliler,

Değerli Dava Arkadaşlarım,

7 Haziran’da varlığımız, birliğimiz ve geleceğimiz oylanacaktır.

Önümüzdeki seçim Türkiye’nin kaderini belirleyecektir.

Türk milleti ya yıkıma devam diyecek ya da yurduna sahip çıkacaktır.

Niğde ya hüsrana vize verecek, ya da haysiyetine sahip çıkacaktır.

Ya Türklük diyeceğiz ya da türlü oyunlara maruz kalacağız.

Ya şerefin ve namusun yanında duracağız ya da şerefsizlere katlanacağız.

Artık başka yol kalmamıştır.

Artık başka alternatif görülmemektedir.

Türkiye’nin derlenip toparlanması, toplumsal onarımı için sorumluluk almalıyız.

Çünkü bu ülke bizim, bu vatan bizim, semalarımızda dalgalanan bu bayrak bizimdir.

Ve biz Türkiye’yiz.

Fakat ülkemizin her yeri dökülmektedir.

Milletimizin her değeri sarsılmaktadır.

Türkiye’nin onarıma ihtiyacı vardır.

Zedelenen kardeşliği onarıp milletimizle bütünleşeceğiz.

İncinen kalpleri onarıp yüce gönüllerle bütünleşeceğiz.

Öfkeyi, kırgınlığı onarıp toplumsal huzurla bütünleşeceğiz.

Artan yoksulluğu onarıp, refahla bütünleşeceğiz.

Dış politikayı onarıp lider ülke Türkiye ile bütünleşeceğiz.

Milli kimliği onarıp Türk milletinde bütünleşeceğiz.

Yapacak işimiz çoktur.

Buna karşılık heyecan ve hevesimiz de çoktur.

Hazırlıklarımız tamamdır.

Hedeflerimiz tertemiz ve kutludur.

Milli kimliğimizle oynayanlara bir yürüyüşümüz yetecektir.

Milli birliğimize şaşı bakanları bir yürüyüşümüz alabora edecektir.

Türklük şuur ve gururuna, İslam ahlak ve faziletine öfke kusanları milli ve imanlı yürüyüşümüz deprem gibi sallayacaktır.

Biz aydınlığa yürüyoruz.

Biz huzura, güvenliğe, esenliğe ve selamete yürüyoruz.

Biz durmuyor, Türkiye’nin kudretli günlerine yürüyoruz.

Biz beklemiyor, Türk milletinin müreffeh dolu dönemlerine yürüyoruz.

Bizim yürüyüşümüzde yorulmak yoktur.

Bizim yürüyüşümüzde ihmal, atalet, yılgınlık yoktur.

Biz yürüdük mü karşımızda kimse duramayacaktır.

Biz yürüdük mü önümüzde hiçbir engel bulunamayacaktır.

Bu yürüyüşte bizimle olmaya var mısınız? (Evet)

Bu yürüyüşte bize katılmaya hazır mısınız? (Evet)

Bizimle Yürü Niğde. Bizimle Yürü Türkiye.

Yönümüz Hakk’a, yüzümüz milletimize dönüktür.

Himaye Allah’tan, destek Türk milletindendir.

 

Aziz Vatandaşlarım,

Üzülerek söylemeliyim ki, Türkiye iyi yönetilmemektedir.

Suç oranı ve suçlu sayısı anormal ölçülerde artmış, sokaklar asayişsizliğe gömülmüştür.

Kadına şiddet kaygı verici düzeylerdedir.

Kadın cinayetlerinin önüne geçilememektedir.

Gizlenemeyecek kadar ortadadır ki, sosyal hayat kanama geçirmektedir.

Türkiye ekonomisi gösterilenin aksine kangrene dönüşmüştür.

İşsizlik çoğalmış, gelir dağılımı adaleti bozulmuş, hayat pahalılığı fırlamış, artık simit bile yenilemeyecek kadar pahalılaşmıştır.

Zam ve vergi artışları Niğdeliyi canından bezdirmiştir.

Hükümet başarısızlıklarının faturasını vatandaşlarımıza kesmiştir.

Beceriksizliklerine sürekli bahane aramıştır.

Erdoğan ve Davutoğlu gerilimden medet ummuş, hayali hasımlarla kavga etmişlerdir.

Milletimizin kardeşlik bağını zedelemişler, gerginlikleri tetiklemişlerdir.

Devletin kurumları ile çatışmışlar, cepheleşme ile çaresizliğini örtmeye kalkışmışlardır.

İşin hazin yanı, AKP toplumun tüm kesimleriyle ters düşmüştür.

Başkanlık hesabı yapan 17-25 Erdoğan, milletimizi kendisine oy verenler-vermeyenler diye iki ayrı kutba, iki ayrı bloğa ayırmıştır.

İnanç istismarını çözüm zannetmiş, Yüce Kitabımızı bile kirli propagandasına malzeme yapmıştır.

Komşu ülkelerin içişlerine karışmaya, yön vermeye çabalamış; Türkiye’nin milli güvenliğini, milli bekasını ateşe atmıştır.

AKP milli ve manevi değerlerde olduğu gibi, komşuluk hukukunu da çiğnemiştir.

Batının kuklası, Doğu’nun alay konusu olmayı itibar zannetmiştir.

Barzani’den petrol alabilmek için taviz üstüne taviz vermiş; kongrelerde alkışlatmış, Diyarbakır’da görücüye çıkarmıştır.

Irak’la küsmüş, İran’la hizipleşmiş, Mısır ve Suriye’yle düşman kamplara ayrılmıştır.

Erdoğan ne söylediyse yutmuştur.

Davutoğlu stratejik derinliklerde kaybolmuştur.

Şimdi gündem Mursi ve beraber yargılandığı 100’den fazla kişiye verilen idam cezasıdır.

Elbette Sisi yönetiminin bu kararı ilkellik ve insafsızlıktır.

Mısır’da adalet yoktur.

Mısır’da insan hak ve hürriyetleri raftadır.

Peki, Türkiye’de adalet var mıdır? Hak ve hukuka riayet görülmekte midir?

Sisi’yi eleştiren ve sandığın cezalandırıldığını söyleyen Erdoğan, adaleti hangi cüretle ağzına alabilmektedir?

Ha Sisi, ha Erdoğan, bunlar arasında esasta hiçbir fark yoktur.

Sisi demokrasiyi köreltmiştir, Erdoğan’da aynısını yapmıştır.

Sisi hak arama yollarını tıkamıştır, Erdoğan’da benzerini uygulamıştır.

Sisi insan onur ve haysiyetini çiğnemiştir, Erdoğan’da buna yakın tutum ve tavır takınmıştır.

Erdoğan Türkiye’nin sözü dinlenen ülke olduğunu iddia etmektedir.

Erdoğan Türkiye’nin bölgesinde parlayan yıldız olduğunu sık sık dile getirmektedir.

Madem böyleyiz, o zaman Erdoğan Mursi’ye verilen cezanın önüne geçsin de görelim, Mısır’a söz geçirsin de kendisini tebrik edelim.

İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu’nda konuşmak kolaydır.

Bindirilmiş kıtalara Mursi lehine tezahürat attırmak maliyetsizdir.

Erdoğan’ın uzaktan uzağa gürültü çıkarması hiçbir şeyi değiştirmeye yetmeyecektir.

Batı’nın kumpası Mısır’da tutmuştur.

Hüsnü Mübarek’e reva görülen malum son, Mursi’ye de tatbik edilmiştir.

Oyun aynı, senaryo aynı, hesap aynı, hedef aynı, yalnızca aktörler farklıdır.

Erdoğan darbeyle yıkılanın sadece Mısır demokrasisi olmadığını, onunla birlikte umudunu demokrasiye bağlayan dünyanın da yıkıldığını söylemektedir.

Türk demokrasisini kör testereyle kesen Erdoğan ne söylemektedir?

Anayasa’yı askıya alan, hukuka kast eden, tek adamlığa özenen Erdoğan demokrasiden ne anlayacak, demokrasiye ne katacaktır?

İleri demokrasi demişlerdi; son bir yıl içinde defalarca sosyal medyayı kapatmaktan geri durmadılar.

Özgürlük demişlerdi, herkesin özel hayatını zehirlemekten, eleştiren, muhalif duran kim olursa olsun cezalandırmaktan kaçınmadılar.

İnsan onuru demişlerdi, ne onur kaldı, ne onuru hatırlayan.

Ne aldatan olacağız ne de aldanan demişlerdi, herkesi aldatmaktan, herkesi kandırmaktan hiç utanç duymadılar.

Milli irade demişlerdi, yandaşlardan başkasını tanımadılar.

Tencere-tava çalanlara düşman kesildiler.

Konuşanları susturdular.

Demokratik tercihleri sakatladılar.

Komşuyu komşuya hasım ettiler, muhbirliği özendirdiler.

Erdoğan şimdi kalkmış demokrasi demektedir.

Hukuktan bahsetmektedir.

Dünyaya parmak sallamaktadır.

Demokrasi diyen Erdoğan, milli iradeyi dolandırmıştır.

Demokrasi diyen Erdoğan, adalet ve ahlaka saldırmıştır.

Demokrasi diyen Erdoğan, herkese tepeden bakmış; soygun ve rüşvetçileri sevk ve idare etmiştir.

Cumhurbaşkanı olmanın saygınlığını taşımayarak emanete hıyanetlik etmiştir.

Milletimizin verdiği görevi şahsi çıkar ve beklentilerine tahvil etmiştir.

Anayasa’nın çizdiği sınırları ihlal etmiş, başkanlık sevdasına düşmüştür.

Niğdeli kardeşlerim, sorarım sizlere;

Türkiye başkanlık sistemine geçsin mi? (Hayır)

Rejim ve sistem değişikliği gerçekleşsin mi? (Hayır)

Türkiye Cumhuriyeti çöksün mü? Türk milleti bölünsün mü? (Hayır)

Bak Erdoğan, Niğde ne diyor, ne söylüyor.

Erdoğan korsan ve karaborsa mitingler yaparak tarafsızlığını yemiş yutmuştur.

Erdoğan başkanlık için çalışmaktadır.

Erdoğan koltuk için çırpınmaktadır.

Nasılsa sizlerden gasp ettiği 1 Milyar 370 milyon liralık kaçak ve karanlık sarayda rahatına diyecek yoktur.

Rüşvet havuzları dolup dolup boşalmaktadır.

Devlet kasasına saraydan hortum bağlanmaktadır.

Aç gözlülerin eli cebinizdedir.

Hırsızların eli cüzdanınızdadır.

Erdoğan Anayasa suçu işleme pahasına hem ahlaken hem de vicdanen milletin verdiği yetkiyi kötüye kullanmaktadır.

Kendisine, diktatörlükten başka bir anlama gelmeyecek yeni makam ihdas etmenin peşindedir.

Niğde buna cevaz verecek mi? (Hayır)

Niğde buna duyarsız kalacak mı? (Hayır)

Niğde Erdoğan’ın komplolarına kanacak mı? (Hayır)

Davutoğlu’ndan bahsetmek ise zaten gereksizdir.

Çünkü Başbakanlık ehil olmayan birisinin elindedir.

Başbakanlık saray kuklasının işgali altındadır.

Türkiye, Erdoğan ve Davutoğlu’nun oyuncağı olmayacaktır.

Zira Türkiye, iki bedbahttan çok ama çok büyüktür.

Bunlar menfaat peşinde koşarken, Niğde’de hüzün hakimdir.

Niğdeli vatandaşlarıma verilen sözlerin hiçbiri tutulmamıştır.

1996 yılında temeli atılan havalimanı hayal olmuştur.

Ve Niğde hayal kırıklığı yaşamıştır.

AKP’nin 2003 yılında verdiği patates tohumları, patates uyuzu hastalığına yol açmıştır.

Ve patates üreticileri perişandır.

İthal patates için kolları sıvayan hükümet, Niğde’ye sırtını dönmüştür.

Fakat MHP, patatesi çuvaldan çıkarıp üreticinin yüzünü güldürecek, AKP’yi demokrasi çuvalına sokacaktır.

Tarımsal alanların sulanmasında kullanılan elektrik bedellerinin fahiş fiyatlarla ve hasat yapılmadan çiftçilerimize fatura edilmesi zulümdür.

Ve biz bu zulmün önüne mutlaka geçeceğiz.

Ekim arazilerimizin sulanmasıyla ilgili kuyulara kota konulması ve bunların bir sayaçla takip uygulaması köylümüze zorbalıktır.

Allah’ın izniyle bunu da düzelteceğiz.

Tarım ve hayvancılık kredilerini adaletli şekilde dağıtıp, haksızlık ve usulsüzlüğü engelleyeceğiz.

Yıllardır süren Akkaya Barajı kaynaklı, şehri ve üniversiteyi pis kokulara boğan açmazı, ayrıca Bor’un tarım arazilerine zehir yayan arıtma rezaletini dert edinen de yoktur.

Milliyetçi Hareket Niğde için vardır.

Ecemiş suyuyla ilgili beklentiyi, otoban yapımıyla ilgili özlemi biliyoruz.

AKP, sahnenin önünde faiz lobisiyle itişmiş, arkada ise milletimizin cebinden aşırılan, sofrasından çalınan, ekmeğinden bölünen hasılatı para baronlarıyla bölüşmüştür.

Erdoğan ve Davutoğlu, çıkar çevrelerine, faiz çetelerine, kara paracılara, ihale mafyalarına, hırsız ve rüşvetçilere varımızı yoğumuzu peşkeş çekmiştir.

Bunlar çiftçimizden almış; yandaşlara ikram etmiştir.

Bunlar esnafımızdan aşırmış; hesaplarına yatırmıştır.

Parayı çalan onlar, borcu ödeyecek olan sizsiniz.

Borcu yapan onlar, bedelini ödeyecek yine sizsiniz.

İsraf eden onlar, emeği sömürülecek olan sizsiniz.

Cebini dolduran onlar, aç-açık gezecek olan yine sizlersiniz.

Tıkınarak doyacak olan onlar, masadan aç kalkacak olan sizlersiniz.

Tercih sizindir.

Ya önünüze uzatılmış bir lokma ekmeğe rıza göstereceksiniz,

Ya da yeter artık, nerede benim hakkım diyerek ayağa kalkacaksınız.

Ya zulme, istismara, adaletsizliğe ve alçaklığa aldanarak harama göz yumacaksınız.

Ya da Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte yürümeye başlayıp kendinize yeni ve aydınlık bir sayfa açacaksınız.

Biz inançlı kadrolarımızla yürümeye başladık.

Bu yürüyüş korkaklara karşı cesurların yürüyüşüdür.

Bu yürüyüş ahlaksızlığa karşı namus timsallerinin yürüyüşüdür.

Bu yürüyüş talana ve yalana karşı ahlakın yürüyüşüdür.

Bu yürüyüş, hainlere, eli kanlı teröriste, onunla müzakere edenlere karşı milli bir yürüyüştür.

Bu yürüyüş, en samimi ve saf duygularla mukaddesatımıza sahip çıkanların irfanlı ve inançlı bir yürüyüşüdür.

Bu yürüyüş sağlam adımlarla tarihi zaferlerle dolu Türk milletinin asalet ve hamiyet yürüyüşüdür.

Bu yürüyüş binlerce sene önce Orhun’dan tüm dünyaya meydan okuyan bir milletin başlattığı kudretli bir yürüyüştür.

Bu yürüyüş Bizans’ı mağlup eden, Söğüt’ten filizlenen, Çanakkale’de yükselen, Sakarya’da şahlanan Türk milletinin muzaffer yürüyüşüdür.

Gelin bu şerefe siz de dahil olun.

Gelin bu tarihe siz de damga vurun.

Hırsıza, arsıza, namussuza,

Yağmacıya, düzenbaza, istismarcıya,

İşbirlikçiye, soyguncuya, israfa karşı

Bizimle yürüyün.

Bizimle Yürü Niğde.

Birlikte atacağımız her adım;

Daha mutlu ve huzurlu bir Türkiye’ye doğru yol alıştır.

Daha müreffeh, daha zengin, daha kaygısız bir hayata yöneliştir.

Daha adil, daha hakkaniyetli bir döneme başlangıçtır.

Daha dik baş, daha tok karın, daha mutlu yarına ilerleyiştir.

Siz de bize katılın siz de bizimle yürüyün.

AKP’ye oy veren kardeşim, ülkemiz kötüye gidiyor.

Artık siyasi taassup ve tarafgirlikle hareket edecek vakit kalmamıştır.

AKP, aldığı oyları kötüye kullanmış, Türkiye’yi harabeye çevirmiştir.

AKP’ye destek veren kardeşim; ülken için, milletin için, vatanın için, geleceğin için bu defa birlikte yürüyelim.

Bunlarda hayır yoktur, bunlarda ümit yoktur, bunlarla huzur yoktur.

CHP’ye oy veren vatandaşlarım, Atatürk’ün kurduğu partinin halini görünüz. Alkışçıların düştükleri acıklı manzaradan ibret alınız.

Çağrım bu defa bizimle yürüyün.

Kararsız duran, henüz tercihini yapmamış kardeşim; boşuna zaman kaybetme, MHP bil ki seninle, senin yanındadır.

O halde;

Bizimle yürüyecek misiniz? (Evet)

MHP’yi iktidara taşımak için oy verecek misiniz? (Evet)

7 Haziran’da mührünüzü üç hilale heyecanla vuracak mısınız? (Evet)

Niğde’nin kiminle yürüyeceği, çok şükür belli olmuştur.

Niğde’nin talihi açık, geleceği aydınlıktır.

Unutmayın, umutlarınız umutlarımız, talepleriniz hedefimizdir.

Şehadet deyince gözleri hasretle yaşarmayan,

Gazilik deyince, göğüsleri gururla kabarmayan,

Al bayrağı görünce, yürekleri coşkuyla çarpmayan,

İstiklal marşını duyunca, vicdanları titremeyen hiç kimseyle yürümeyeceğiz.

Bunun dışında milletimizin her güzel evladıyla hevesle, kararlılıkla yürüyüp, Türkiye’yi kurtaracağız.

 

Muhterem Vatandaşlarım,

Değerli Dava Arkadaşlarım,

3 Mayıs’ta, Seçim Beyannamemizi Toplumsal Onarım ve Huzurlu Gelecek adıyla ilan ettik.

Ne mutlu bizlere ki, Türk milleti söz ve hedeflerimizi heyecanla karşılamıştır.

Beş ana projemizle milletimizin tüm sıkıntılarını çözmek için yola koyulduk.

Diyorum ki, yoksullukla savaşacağız, yolsuzlukla ve terörle mücadele edeceğiz.

Devlet ve yönetim reformuyla çürümenin önüne geçeceğiz.

Ahlak ve kalitenin tesisiyle çöküşü engelleyeceğiz.

Üreten Ekonomi Programımızla aç ve açıkta kalan milyonlarca masum vatandaşımızın sorunlarını gidereceğiz.

Ekonomi büyüyecek, insanımız refah ve zenginliğe ulaşacaktır.

Türkiye, MHP iktidarıyla, milli varlığına, tarihi misyonuna sahip çıkarak bugün içinde bulunduğu ataletten kurtulacaktır.

Emekli kardeşim biliyorum, dardasın, zordasın, geçinemiyorsun.

Emeklilerimize sesleniyorum, Mart ayında 1400, Eylül ayında 1400 lira olmak üzere yılda toplam 2800 lira Emekli Destek Ödeneği almak için bizimle yürüyün.

Emeklilerimizin banka promosyonu alabilmeleri için, esnafın emekli aylığından kesilen sosyal güvenlik destek priminin kaldırılması için kararlı adımlarla yürüyoruz.

Şahit olun, takip edin, sözümüz sözdür:

Emekli aylıkları arasındaki eşitsizliği gidereceğiz, emekli aylığı hesabındaki refah payını mutlaka yükselteceğiz.

Kamu çalışanlarımıza çeşitli isimler altında ödenen tüm ek ödenekleri emekli aylıklarına aynen yansıtacağız.

Emeklilikte yaşa ve prim gün sayısına takılan vatandaşlarımızın mağduriyetlerini kökten gidereceğiz.

Asgari ücreti net 1400 liraya çıkarmak, büyükşehirlerde her ay 100 lira şehir içi ulaşım desteği vermek, evi olmayan muhtaç ailelere 250 lira kira yardımı yapmak için cesaretle yürüyoruz, bize katılmaya hazır mısınız?

Asgari ücretten vergi almayacağız, ücretlilerin asgari ücret kadar gelirini vergi dışı bırakacağız.

İmamsız ve müezzinsiz cami bırakmayacağız.

Cemevi gerçeğini siyasi kaygılardan uzak bir şekilde kabul edecek ve devlet yardımının önünü açacağız.

Alevi inanç önderlerinin akademik seviyede eğitilmesi için İlahiyat Fakültelerinde “Tasavvuf İlimleri Bölümü” kuracağız.

Köy ve mahalle muhtar maaşlarının en az asgari ücret kadar yükselmesi, yani asgari 1400 lira olması için gereğini yapacağız.

Köy ve mahalle ihtiyar heyetinde görev alan kardeşlerimin her ay 150 lira huzur hakkı alması için lazım gelen tedbirleri alacağız.

Alın teriyle toprağı sulayan çiftçi kardeşim, Allah’ın izniyle yüzünü güldüreceğiz. Başta mazot, gübre ve yem olmak üzere temel girdileri ucuzlatacağız.

Niğde’nin desteğiyle; mazotta, gübrede, ilaçta, tohumda, yemde, fidede, ÖTV ve KDV’yi tamamen kaldırmak için yürüyoruz, bize katılmaya var mısınız?

Sulamada ve tarım işletmelerinde kullanılan elektrikten KDV almayacağız.

Çiftçilerimizin belini büken mazotu 1 lira 75 kuruşa indireceğiz.

Tarımı canlandırmak, çiftçimizi, hayvan üreticimizi borçtan dertten kurtarmak için bizimle yürüyecek misiniz?

Hayvan üreticilerimizin yem ve kepek başta olmak üzere, kullandıkları girdilerdeki KDV’yi yüzde 1’e düşürmek için yürüyüşümüzü hızlandıracağız, bizimle yürüyecek misiniz?

Orman köylüsünün mağduriyetini gidermek için, 2/B sorununu adil bir şekilde çözmek için hazırlıklıyız.

Canlı hayvan kaçakçılığını önlemek, et ve sütte garanti fiyat uygulamak için heyecanlıyız.

Esnaf ve sanatkâr kardeşim, yeni işyeri açtıysan, meraklanma beş yıl süreyle gelir vergisinden seni muaf tutacağız.

İlave olarak, kendi adına ödediğin sigorta primlerinin yarısı beş yıl süreyle devlet tarafından karşılanacaktır.

Şoför esnafımız aklımızdan çıkarmadık, aldığın yeni ticari araçtan 10 yıl kullanmak kaydıyla KDV ve ÖTV almayacağız. Hayırlı olsun.

Kamyon, otobüs, dolmuş ve taksi şoförlerimiz; çalışma sürelerinizin her 4 yılı için bir yıl fiili hizmet zammı alacaksınız. Kutlu olsun.

Esnaf, Bağ-Kur emeklilerimizin aylıklarını iyileştireceğiz. Gerçek manada intibak düzenlemesi yapacağız. Emekli aylıkları arasındaki eşitsizlikleri gidereceğiz. Herkesin gözü aydın olsun.

Bizimle yürümeye söz veriyor musunuz?

İşsiz kardeşlerim üzülmeyin, Üreten Ekonomi Programımızla her yıl 700 bin insanımıza iş sağlayacağız, sorunlarınızı bitireceğiz.

Yoksul kardeşim, 22 gün daha sabret, senin sorunlarını tamamen bitireceğiz.

Bugüne kadar kim, hangi ad altında, hangi tutar ve miktarda yardım alırsa alsın, anasının ak sütü gibi helali olan sosyal yardım ve desteklerden kesinlikle mahrum bırakılmayacaktır.

Ve de bu yardımları refah artışı kapsamında artırıp yüzleri güldüreceğiz.

Muhtaç durumda olan ailelerimizin en az bir ferdine iş vereceğiz. Uğurlu olsun.

İş sağlanana kadar, asgari ücretin yarısı kadar, yani 700 lira “Aile Desteği” adı altında ödeme yapacağız.

65 yaşını doldurmuş kardeşlerim, rahat olun, size ödenen aylığı 300 liraya çıkaracağız.

Yaşlısına bakmakla yükümlü ailelerimize sosyal bakım yardımını helalinden vereceğiz.

Kamuya ait atıl arazileri yoksullarımıza tahsis etmekle kalmayacak, istihdam oluşturmak amacıyla, büyük ya da küçükbaş hayvanları bedelsiz dağıtacağız.

Evi olmayan muhtaç ailelerimize sosyal konut sağlayacağız. Veya 250 lira kira yardımı yapacağız.

İlköğretime ve ortaöğretime devam eden evlatlarımızın annelerine muhtaçlık durumlarını dikkate alarak en az 50 lira vereceğiz.

6 yaş altı bebek ve çocuklar ile hamile veya lohusa annelere şartlı sağlık yardımını artıracağız.

Aylık 200 kilowatsaatin altında elektrik tüketen ve ödeme gücü olmayan vatandaşlarımıza yüzde 75 indirim yapacağız. Hayırlı olmasını diliyorum.

Elektrik şirketlerinin kusurlarından kaynaklanan kayıp kaçak bedeli sizlerden alınmayacaktır. Sayaç okuma ve benzeri tüketime bağlı olmayan giderler vatandaşlarımıza yansıtılmayacaktır.

Engelli kardeşim seni asla unutmayız.

18 yaşını doldurmuş ve başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyen engellilerimizin aylıklarını 600 liraya, 18 yaş altı engelli aylığını ise 400 liraya çıkaracağız.

Muhtaç durumdaki ailelere aylık temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri Hilalkart uygulamasına geçeceğiz. Güle güle harcayınız.

Aylık almayan, annesi ya da babası veya her ikisi de vefat etmiş evlatlarımız, cebinize her ay 100 lira koyacağız.

Öğretmenlerimizin 3600 ek göstergeden istifade etmelerinin önünü açacağız.

Ek ders ile eğitim ve öğretim tazminatlarını yükselteceğiz.

Kadrosu olmadan çalışan öğretmenlerimizi kadroya almanın yanında, atanamayan öğretmen çilesine son vereceğiz.

Her öğrencimize, başarılı olmak kaydıyla, 10 bin liraya kadar yükseköğretim kuponu vereceğiz.

Üniversite sınavlarını kaldıracağız.

Yuva kuracak gençlerimize 10 bin lira tutarında, iki yıl vadeli, faizsiz kredi imkânı sağlayacağız.

Emniyet mensuplarımızın çalışma şartlarını ve özlük haklarını iyileştirecek, bu kapsamda polislerimizin ek göstergesini 3600’e çıkaracağız. Hayırlı, uğurlu olsun.

Astsubaylarımızın intibaklarını yapacak, haklarını verecek, uzman jandarma ve uzman erbaşların tüm mağduriyetlerini gidereceğiz.

Devletin asli ve sürekli hizmetlerinde çalıştırılan taşeron işçilere kadro vereceğiz. Köleliği andıran işçi çalıştırma düzenine son vereceğiz.

Kapatılan belde belediyeleri, özel idareleri ve köyleri yeniden kuracağız.

Gelir dağılımındaki adaletsizliği gidereceğiz.

Kamuda sözleşmeli, geçici, 4/B’li, 4/C’li, vekil ve benzeri şekilde istihdam edilenlerin alayını kadrolu yapacağız.

Bölücülüğün ve terörün kökünü kazıyacak, milli birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirecek yeni bir anayasayı inşallah hazırlayacağız.

Temiz siyaset, dürüst yönetim için Bizimle Yürü Niğde.

Dik baş, tok karın, mutlu yarın için Bizimle Yürü Niğde.

7 Haziran’da MHP’ye oy verecek misiniz? (Evet)

7 Haziran’da vatana, millete ve geleceğinize sahip çıkacak mısınız? (Evet)

Genel seçimler, büyük milletimizi tıpkı asırlar öncesinde olduğu gibi lider ülke Türkiye ülküsüne götürecek yolun başlangıcı olacaktır.

Tek başına iktidarımız, Türkiye’nin yeniden ayağa kalkmasını sağlayacaktır dedi.

Rabbim hepinizden razı olsun.

Hepinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.

Sağ olun, var olun.

Bizimle Yürü Niğde.

Bizimle Yürü Türkiye.

Ne mutlu Türküm Diyene sözleri ile konuşmasını bitirdi.






loading...

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI