Bugun...


Bahçeli; AKP’de korku dağları sarmıştır

facebook-paylas
Tarih: 15-05-2015 18:37
         
Bahçeli; AKP’de korku dağları sarmıştır

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ, “Burdur Mitingi”nde yapmış olduğu konuşmada;

Aziz Burdurlular,

Değerli Vatandaşlarım,

Muhterem Dava Arkadaşlarım,

Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,

Akdeniz Bölgesi’nin iç kısmında, Göller Bölgesi’nin ortasında sancak gibi yükselen Burdur’da sizlerle buluşmaktan dolayı bahtiyarlık duyuyorum.

Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Tüm Burdurlu kardeşlerimin Miraç Kandili’ni tebrik ediyorum.

Burdur vatan şairimiz Akif demektir, Burdur büyük tarihçimiz Halil İbrahim Kafesoğlu’nun emanetidir.

Buradan; Ağlasun’a, Altınyayla’ya, Bucak’a, Çavdar’a, Çeltikçi’ye, Gölhisar’a, Karamanlı’ya, Kemer’e, Tefenni’ye, Yeşilova’ya yürekten selamlarımı gönderiyorum.

Bugünkü açık hava toplantımızın gerçekleşmesinde emeği geçen, katkısı bulunan her dava arkadaşımı kutluyorum.

24 gün sonra yapılacak 7 Haziran Milletvekilliği Genel Seçimleri’nin ülkemizin birliğine, milletimizin dirliğine, insanımızın refahına en üst düzeyde katkılar sağlamasını Allah’tan niyaz ediyorum.

Seçimlerin barış, huzur, olgunluk, güvenli ve demokratik yarış içinde geçmesini ümit ediyor, siyasi partilere ve milletvekili adaylarımıza başarılar diliyorum.

Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

 

Aziz Vatandaşlarım,

Kıymetli Dava Arkadaşlarım,

Milletimiz, yakın tarihinin en büyük tahribatını yaşadığı bir dönemi geride bırakmak üzeredir.

AKP ile geçen yıllar; huzur ve kalkınma arayan milletimiz için fırsatların kaçtığı, göz göre göre heba edildiği bir dönem olmuştur.

AKP ile geçen yıllar, gerilim ve çatışmaların yaşandığı, kaynakların israf edildiği israf ve hüsran dönemi olarak akıllarda kalacaktır.

Bu kara dönem tarihimizde ‘2. Fetret Devri’ olarak anılacaktır.

AKP’yi bu duruma,

Geride kalan yıllarda içine düştüğü gönüllü teslimiyet düşürmüştür.

İnsanımıza karşı vurdumduymazlık düşürmüştür.

İhanet boyutuna gelen gayri milli politikaları düşürmüştür.

Bugün AKP, ihanet, gaflet ve teslimiyet üçgenindeki hassas bir denge noktasında salınıp durmaktadır.

Artık AKP’nin milli karar verme imkânı kalmamıştır.

Milli hiçbir vasfı bulunmamaktadır.

Gözü ve kulağı dışarıdadır.

Siyasetini dış talimatlar üzerine oturtmuştur.

Yıllardır deliğe süpürülme korkusuyla yaşamaktadır.

AKP istismar mihrakıdır.

AKP inkar mihrabıdır.

AKP ihanet markasıdır.

13 yılı bulan bir dönemde Türkiye’nin dış politikası çökmüştür.

İç politika tamamen çözülmüştür.

Milli ve manevi değerler çok boyutlu saldırıya uğramıştır.

Ülkemizin saygınlığı kalmamıştır.

Ülkemizin yaptırım ve caydırıcılığı ortadan kalkmıştır.

Burdurlu her şeyi görmektedir;

AKP; taviz, talan, tahkir ve taciz kaynağıdır.

AKP; kaos, kriz, kavga, karanlık, karmaşa, kutuplaşma, kargaşa odağıdır.

AKP; yalan, yozlaşma, yasak, yolsuzluk, yoksulluk döngüsüdür.

AKP; bunalım, bozgun, buhran ve bereketsizlik kümesidir.

AKP’yle varılacak bir gelecek yoktur.

Dik durmadan bahsettiler, önüne gelene el pençe divan durdular.

Hayaldi gerçek oldu dediler, hakikaten de her rezalete imza attılar.

Büyüyen Türkiye iddiasını dillendirdiler, her zeminde küçülmeyi sineye çektiler.

Onlar konuşur AKP yapar dediler, her zillete kucak açtılar, alçalmada, seviye kaybında sınır tanımadılar.

Başbakan Davutoğlu, Denizli’de Elif gibi dik durduk demiştir.

Davutoğlu ya bilmiyor, ya da bile bile gerçekleri çarpıtıyor.

Bizim bildiğimiz AKP, bırakınız Elif gibi dik durmayı, önüne gelene neredeyse eğilmiş, dahası namertlere, nankörlere, nimet bilmeyenlere diz çökmüştür.

Davutoğlu’nun kafası karışık, zihni melekeleri yerinde değildir.

Bir dediği diğerini tutmamaktadır.

Çünkü 7 Haziran’da kendisinin ve partisinin sandığa çakılacağını görmektedir.

Bunun için de hezeyandan hezeyana koşmaktadır.

Bir tarafta kendisi miting düzenlerken, diğer yanda Erdoğan siyasi kapkaççılık yaparak kanunsuz ve ahlaksız açılış ve temel atma törenleriyle Anayasa suçu işlemektedir.

İkisi de müştereken başkanlığa çalışmaktadır.

İkisi de Türkiye’nin kuyusunu kazmaktadır.

İkisi de yeni Türkiye kepazeliğine, bölünme anayasasına ve çözülme sürecine hizmet etmektedir.

Davutoğlu, helikopter yaptık diyor.

Uçak yaptık, yapıyoruz diye anlatıyor.

TSK’nın kendi dönemlerinde onurlu olduğunu, kullanılan silahların milli olduğunu açıklıyor.

Bitlis’ten Muş’a giderken sağ ve sol tarafında yüzde yüz Türk yapımı Atak helikopterlerinin uçtuğunu söylüyor.

Bunu da şerefli olmakla izah ediyor.

Biz milli olan her şeye saygı duyar, yanında oluruz.

Çünkü bunu, var oluşumuzun gereği olarak görürüz.

Fakat anlayamadığımız husus şudur:

Davutoğlu yerli helikopter yapmakla övünürken; samanı bile ithal etmesini, etten patatese kadar yabancı ülkelere el açılmasını nasıl izah edecektir?

Türkiye iğneden ipliğe yabancının eline bakarken, Davutoğlu hangi alemde gezmektedir?

Türk ordusunun AKP’yle beraber onurlu olduğunu söyleyen Serok Ahmet, 2002’den önce Mehmetçiğin onursuz olduğunu mu ima etmektedir?

Yerli silah yapmakla şerefli, izzetli olunuyorsa; başta ABD, Rusya ve Avrupa ülkeleri olmak üzere; kendi silah, uçak ve helikopterlerini imal eden ülkeler daha mı şerefli olacaktır?

Davutoğlu bize ne söylemeye çalışmaktadır?

Davutoğlu bu kabiliyetle, bu beceriyle Başbakanlık’tan sonra komedi filmlerinde veya güldürü programlarında başrol oynamayı hak edecektir.

En azından sarayda dalkavuk olmak yerine milletimizi tebessüm ettirmeye devam etmesi hayrına olacaktır.

Davutoğlu şeref konusunda kör cahildir.

Kendisi bize şerefli olmayı öğretmeye yeltenirken, devasa açık vermektedir.

Silah yapmak değil, milli onura sahip çıkmak şereftir.

PKK’yla pazarlık yapmak değil, cesurca mücadele etmek şereftir.

Burdurlu işsizlikten kırılırken, yoksulluk Burdur’a çöreklenmişken; saray yapılmasını izlemek değil, itiraz etmek şereftir.

Diyarbakır’da bayrak indirilirken sessiz kalmak değil, ayağa kalkmak şereftir.

Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu’nun hayasızca, korkakça taşınmasını başarı değil, hüsran olarak görmek şereftir.

Davutoğlu Uşak’ta, gerçek Türk milliyetçisi olduklarını söylemiştir.

Milliyetçilikle hesaplaşma vakti geldi diyen, Türklüğü söküp atmak için yapmadığını bırakmayan zihniyetin milliyetçilikten bahsetmesi şerefli olmaları kadar yalan ve akıl dışıdır.

Davutoğlu milletin birliğini ve beraberliğini savunduklarını söylüyor.

Türkiye’nin her santimetrekaresinin şerefleri olduğunu bağıra çağıra anlatıyor.

Al bayrağı dalgalandırmanın onurları olduğunu yüzü kızarmadan vurguluyor.

Türk milletini yok sayan bu siyaset çürümüşlüğünün, birlik ve beraberliği savunması nasıl mümkündür?

Saymadıkları etnik yapı koymayan, darbelemedikleri tarihi ve kültürel miras bırakmayan Davutoğlu ve çevresinin; vatan, millet, bayrak istismarına yönelmesi yapay ve yalandır.

PKK, Doğu ve Güneydoğu’da alan hakimiyeti kurup, kurtarılmış bölgelerde hendekler kazarken, teröristler sözde şehitlik açarken, militanlardan asayiş birlikleri kurulurken bu Davutoğlu neredeydi, ne yapıyordu?

Uşak’ta atıp tutmak kolaydır.

Aydın’a gidip Yörüklükten bahsetmek zahmetsizdir.

Sayın Davutoğlu, Diyarbakır’da Kobani’yi selamlarken aklın neredeydi?

Kürtçe konuşurken seni kimler uyuşturmuştu?

Barzani’ye methiyeler düzüp, Kandil’e göz kırparken hangi maskeni takıyordun?

Fotokopi Başbakan; Erzurum’da Dadaş Ahmet, Sivas’ta Yiğido Ahmet, Elazığ’da Gakgoş Ahmet, Burdur’da Toros’un evladı Yörük Ahmet, Ağrı’da Ahmet Hani, Osmaniye’de Ahmet Sani olduğunu söylüyor.

Peki Sayın Davutoğlu, İmralı’da ne oluyorsun, Kandil’de sana ne diyorlar?

Obama seni parmakla çağırırken, Barzani’ye abi derken ne oldun, neye benzedin?

Davutoğlu velayet altında, henüz rüştünü ispat edememiş, himaye ve gözetim altında tutulan birisi olarak kendini bulamamış, varlığını gösterememiştir.

Ve şahsına en çok yakışan sıfat da Serok Ahmet olacaktır.

Davutoğlu öyle bir dipsiz çukurdadır ki, merhum Başbakan Menderes asılırken MHP’nin nerede olduğunu sormaktadır.

Böylesine çapsız ve yönsüz soruya verilecek ne bir cevap, ne de bir karşılık vardır.

Sayın Davutoğlu sen neredeydin, hangi çamurlarda geziyor, oynuyordun?

Milliyetçi Hareket’in tarihi bellidir.

Nerede durduğu da nettir.

Yassıada ve Sivriadayı demokrasi ve özgürlük adası olarak projelendirmek ne Davutoğlu’nu ne de Erdoğan’ı demokrat ve özgürlüklere saygı duyan kişiler yapmayacaktır.

Demokrasi bir şuur meselesidir, bu da Davutoğlu’nda yoktur.

Özgürlüklere hürmet insan olmanın onuruna riayettir, bu ise Erdoğan’da olmayan bir şeydir.

Davutoğlu, proje tamamlandıktan sonra; 27 Mayıs’ta Meclis’in Yassıada’da toplanmasını talep etmektedir.

İmralı’da toplananların, ada konusunda tecrübesi hayli fazladır.

Davutoğlu Yassıada’yı bıraksın da, İmralı’daki ihanet oturumlarını anlatsın.

Merhum Başbakan’ı anmak için önce demokrasiye saygı duymak, darbe çığırtkanlarına prim vermemek her şeyden daha anlamlı ve değerlidir.

Özel hayatı linç eden ahlaksızlar demokrasiden anlamazlar.

İnsan haysiyetine saldıran kaset tezgâhtarları demokrasiyi hakkıyla benimseyemez.

Namuslu insanlara çamur atan reziller ve bunlara kol kanat geren fırsatçılar insan olmanın erdemini hiç dikkate almazlar.

Artık sinsi emellere karşı yürümek lazımdır.

Artık istismar iğrençliğine karşı yürümek kaçınılmazdır.

Biz yürüyoruz, hainler korkuyor.

Biz yürüyoruz, müzakereciler ürküyor.

Biz yürüyoruz, başkanlık rüyası gören 17-25 Aralık çetesi kaçacak delik arıyor.

Bizim yürüyüşümüz faziletlidir.

Bizim yürüyüşümüz adaletlidir.

Bizim yürüyüşümüz şeref ve namus timsalidir.

Bizim yürüyüşümüz Türkiye sevdasıyla temellenmiştir.

Soruyorum sizlere;

Arsıza, hırsıza, uğursuza karşı bizimle yürümeye var mısınız? (Evet)

Rüşvetçiye, fitne ve çıkar odaklarına karşı bizimle yürüyecek misiniz? (Evet)

Vatan için, bayrak için, iş için, aş için, Burdur için bizimle yürümeye söz veriyor musunuz? (Evet)

İşte Burdur’un gerçek tercihi, işte Burdur’un sağlam duruşu budur.

 

Aziz Vatandaşlarım,

13 yıldır kalkınan yandaşlar oldu, ortada kalan siz.

Çalan AKP kadroları oldu, emeği çalınan siz.

Harama göz diken hükümet oldu, helali kaptıran siz.

Sınavlar sahte, memurlar mağdurdur.

Sorular çalınmış, öğrenciler şaşkındır.

Olaylar düzmece, basın sahtekârdır.

İhaleler aldatma, rüşvetler bakanlaradır.

Açılım bir tuzak, terörist memnundur.

Mahkemeler fiyasko, mahkûmlar masumdur.

Davalar külliyen yanlış, masumlar mahkûmdur.

Kalkınma lafta kalmış, Burdur yoksuldur.

Adalet boğazlanmış, hakim ve savcılar mesleklerinden atılmıştır.

Emniyet kalmamış, polisler cezaevindedir.

Milli güvenlik zedelenmiş, kırmızı kitap saraya tapuludur.

Soruyorum sizlere;

AKP’nin bu güne kadar yapılan öğrenci sınavlarındaki haksızlıklarını affedecek misiniz?

Emeğinizi, alın terinizi, helal rızkınızı çalan ve çaldıran AKP’ye hakkınızı helal edecek misiniz?

Sizleri fırsatçıyla, kapkaççıyla, hırsızla yüz yüze bırakarak cebinizdekini soyan AKP zihniyeti ile helalleşecek misiniz?

Burdurlu vatandaşlarım, 7 Haziranda Milliyetçi Hareketten yana vereceğiniz kararla;

Mührünüzü üç hilale vuracak mısınız? (Evet)

Onurlu bir hayatı seçecek misiniz? (Evet)

Adaletli bir düzeni tercih edecek misiniz? (Evet)

Huzura, emniyete, hakkaniyete oy verecek misiniz? (Evet)

Yokluğa, yoksulluğa, yolsuzluğa dur diyecek misiniz? (Evet)

Onursuzluğu, cepheleşmeyi, istismarı reddecek misiniz? (Evet)

Davutoğlu, bu sese kulak ver. Bu haykırışı iyi dinle.

 

Bu ses Burdur gerçeğinin sesidir.

Erdoğan ve Davutoğlu’nun;

Zenginleşme yalanlarının arkasında açlık vardır, yoksulluk vardır, yolsuzluk vardır.

Geliştik nutuklarının arkasında işsizlik vardır, kayırma vardır, yağma vardır.

Büyüdük yalanlarının arkasında borç vardır, rantiye vardır, ipotek vardır.

Huzur ve güvenlik safsatanın arkasında bölücülük vardır, kapkaç vardır, çeteleşme vardır.

AKP’de korku dağları sarmıştır.

Bu korku hesap verme korkusudur. Hırçınlıkları bundandır.

Uykuları bunun için kaçmaktadır.

Ancak korkunun ecele faydası yoktur.

Milliyetçi Hareket milletimizden aldığı güçle iktidara koşmaktadır.

Burdur iktidar müjdesini veriyor, Burdur Milliyetçi Hareketle yürüyor.

AKP’ye oy veren kardeşim, ülkemiz kötüye gidiyor.

Artık siyasi taassup ve tarafgirlikle hareket edecek vakit kalmamıştır.

AKP, aldığı oyları kötüye kullanmış, Türkiye’yi harabeye çevirmiştir.

AKP’ye destek veren kardeşim; ülken için, milletin için, vatanın için, geleceğin için bu defa birlikte yürüyelim.

Bunlarda hayır yoktur, bunlarda ümit yoktur, bunlarla huzur yoktur.

CHP’ye oy veren vatandaşlarım, çağrım sizleredir; gelin bu defa bizimle yürüyün.

Kararsız duran, henüz tercihini yapmamış kardeşim; boşuna zaman kaybetme, MHP bil ki seninle, senin yanındadır.

O halde bizimle yürümek, MHP’yi iktidara taşımak için oy verecek misiniz? (Evet)

7 Haziran’da mührünüzü üç hilale heyecanla vuracak mısınız? (Evet)

Burdur’un talihi açık, geleceği aydınlıktır.

Allah hepinizden razı olsun, umutlarınız umutlarımız, talepleriniz hedefimizdir.

 

Değerli Vatandaşlarım,

3 Mayıs’ta, Seçim Beyannamemizi Toplumsal Onarım ve Huzurlu Gelecek adıyla ilan ettik.

Ne mutlu bizlere ki, Türk milleti söz ve hedeflerimizi heyecanla karşılamıştır.

Beş ana projemizle milletimizin tüm sıkıntılarını çözmek için yola koyulduk.

Diyorum ki, yoksullukla savaşacağız, yolsuzlukla ve terörle mücadele edeceğiz.

Devlet ve yönetim reformuyla çürümenin önüne geçeceğiz.

Ahlak ve kalitenin tesisiyle çöküşü engelleyeceğiz.

Üreten Ekonomi Programımızla aç ve açıkta kalan milyonlarca masum vatandaşımızın sorunlarını gidereceğiz.

Ekonomi büyüyecek, insanımız refah ve zenginliğe ulaşacaktır.

Türkiye, MHP iktidarıyla, milli varlığına, tarihi misyonuna sahip çıkarak bugün içinde bulunduğu ataletten kurtulacaktır.

Emekli kardeşim biliyorum, sıkıntıdasın, geçinemiyorsun.

Emeklilerimize sesleniyorum, Mart ayında 1400, Eylül ayında 1400 lira olmak üzere yılda toplam 2800 lira Emekli Destek Ödeneği almak için bizimle yürüyün.

Mazlumlar, mağdurlar, kimsesizler, yetimler, darda kalanlar; davetim sizlere, gelin bizimle yürüyün.

Emeklilerimizin banka promosyonu alabilmeleri, esnafın emekli aylığından kesilen sosyal güvenlik destek priminin kaldırılması için kararlı adımlarla yürüyoruz.

Şahit olun, takip edin, sözümüz sözdür:

Emekli aylıkları arasındaki eşitsizliği gidereceğiz, emekli aylığı hesabındaki refah payını mutlaka yükselteceğiz.

Kamu çalışanlarımıza çeşitli isimler altında ödenen tüm ek ödenekleri emekli aylıklarına aynen yansıtacağız.

Emeklilikte yaşa ve prim gün sayısına takılan vatandaşlarımızın mağduriyetlerini kökten gidereceğiz.

Asgari ücreti net 1400 liraya çıkarmak, büyük şehirlerde her ay 100 lira şehir içi ulaşım desteği vermek, evi olmayan muhtaç ailelere 250 lira kira yardımı yapmak için hevesle yürüyoruz, bize katılmaya hazır mısınız?

Asgari ücretten vergi almayacağız, ücretlilerin asgari ücret kadar gelirini vergi dışı bırakacağız.

İmamsız ve müezzinsiz cami bırakmayacağız.

Cemevi gerçeğini siyasi kaygılardan uzak bir şekilde kabul edecek ve devlet yardımının önünü açacağız.

Alevi inanç önderlerinin akademik seviyede eğitilmesi için İlahiyat Fakültelerinde “Tasavvuf İlimleri Bölümü” kuracağız.

Köy ve mahalle muhtar maaşlarının en az asgari ücret kadar yükselmesi, yani asgari 1400 lira olması için gereğini yapacağız.

Köy ve mahalle ihtiyar heyetinde görev alan kardeşlerimin her ay 150 lira huzur hakkı alması için lazım gelen tedbirleri alacağız.

Alın teriyle toprağı sulayan çiftçi kardeşim, Allah’ın izniyle yüzünü güldüreceğiz. Başta mazot, gübre ve yem olmak üzere temel girdileri ucuzlatacağız.

Burdur’un desteğiyle; mazotta, gübrede, ilaçta, tohumda, yemde, fidede, ÖTV ve KDV’yi tamamen kaldırmak için yürüyoruz, bize katılmaya var mısınız?

Çiftçilerimizin belini büken mazotu 1 lira 75 kuruşa indireceğiz.

Tarımı canlandırmak, çiftçimizi, hayvan üreticimizi borçtan dertten kurtarmak için bizimle yürüyecek misiniz?

Hayvan üreticilerimizin yem ve kepek başta olmak üzere, kullandıkları girdilerdeki KDV’yi yüzde 1’e düşürmek için yürüyüşümüzü hızlandıracağız, bizimle yürüyecek misiniz?

Orman köylüsünün mağduriyetini gidermek için, 2/B sorununu adil bir şekilde çözmek için hazırlıklıyız.

Canlı hayvan kaçakçılığını önlemek, et ve sütte garanti fiyat uygulamak için heyecanlıyız.

Esnaf ve sanatkâr kardeşim, yeni işyeri açtıysan, meraklanma beş yıl süreyle gelir vergisinden seni muaf tutacağız.

İlave olarak, kendi adına ödediğin sigorta primlerinin yarısı beş yıl süreyle devlet tarafından karşılanacaktır.

Şoför esnafımız aklımızdan çıkarmadık, aldığın yeni ticari araçtan 10 yıl kullanmak kaydıyla KDV ve ÖTV almayacağız. Hayırlı olsun.

Kamyon, otobüs, dolmuş ve taksi şoförlerimiz; çalışma sürelerinizin her 4 yılı için bir yıl fiili hizmet zammı alacaksınız. Kutlu olsun.

Esnaf, Bağ-Kur emeklilerimizin aylıklarını iyileştireceğiz. Gerçek manada intibak düzenlemesi yapacağız. Emekli aylıkları arasındaki eşitsizlikleri gidereceğiz. Herkesin gözü aydın olsun.

Esnaf ve sanatkarlarımızın emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilmesine son vereceğiz.

Bizimle yürümeye söz veriyor musunuz?

İşsiz kardeşlerim üzülmeyin, Üreten Ekonomi Programımızla her yıl 700 bin insanımıza iş sağlayacağız, sorunlarınızı bitireceğiz.

Yoksul kardeşim, 24 gün daha sabret, senin sorunlarını tamamen bitireceğiz.

Bugüne kadar kim, hangi ad altında, hangi tutar ve miktarda yardım alırsa alsın, anasının ak sütü gibi helali olan sosyal yardım ve desteklerden kesinlikle mahrum bırakılmayacaktır.

Ve de bu yardımları refah artışı kapsamında artırıp yüzleri güldüreceğiz.

Muhtaç durumda olan ailelerimizin en az bir ferdine iş vereceğiz. Uğurlu olsun.

İş sağlanana kadar, asgari ücretin yarısı kadar, yani 700 lira “Aile Desteği” adı altında ödeme yapacağız.

65 yaşını doldurmuş kardeşlerim, rahat olun, size ödenen aylığı 300 liraya çıkaracağız.

Yaşlısına bakmakla yükümlü ailelerimize sosyal bakım yardımını helalinden vereceğiz.

Kamuya ait atıl arazileri yoksullarımıza tahsis etmekle kalmayacak, istihdam oluşturmak amacıyla, büyük ya da küçükbaş hayvanları bedelsiz dağıtacağız.

Evi olmayan muhtaç ailelerimize sosyal konut sağlayacağız. Veya 250 lira kira yardımı yapacağız.

İlköğretime ve ortaöğretime devam eden evlatlarımızın annelerine muhtaçlık durumlarını dikkate alarak en az 50 lira vereceğiz.

6 yaş altı bebek ve çocuklar ile hamile veya lohusa annelere şartlı sağlık yardımını artıracağız.

Aylık 200 kilowatsaatin altında elektrik tüketen ve ödeme gücü olmayan vatandaşlarımıza yüzde 75 indirim yapacağız. Hayırlı olmasını diliyorum.

Elektrik şirketlerinin kusurlarından kaynaklanan kayıp kaçak bedeli sizlerden alınmayacaktır. Sayaç okuma ve benzeri tüketime bağlı olmayan giderler vatandaşlarımıza yansıtılmayacaktır.

Engelli kardeşim seni asla unutmayız.

18 yaşını doldurmuş ve başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyen engellilerimizin aylıklarını 600 liraya, 18 yaş altı engelli aylığını ise 400 liraya çıkaracağız.

Muhtaç durumdaki ailelere aylık temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri Hilalkart uygulamasına geçeceğiz. Güle güle harcayınız.

Aylık almayan, annesi ya da babası veya her ikisi de vefat etmiş evlatlarımız, cebinize her ay 100 lira koyacağız.

Öğretmenlerimizin 3600 ek göstergeden istifade etmelerinin önünü açacağız.

Ek ders ile eğitim ve öğretim tazminatlarını yükselteceğiz.

Kadrosu olmadan çalışan öğretmenlerimizi kadroya almanın yanında, atanamayan öğretmen çilesine son vereceğiz.

Her öğrencimize, başarılı olmak kaydıyla, 10 bin liraya kadar yükseköğretim kuponu vereceğiz.

Üniversite sınavlarını kaldıracağız.

Yuva kuracak gençlerimize 10 bin lira tutarında, iki yıl vadeli, faizsiz kredi imkânı sağlayacağız.

Emniyet mensuplarımızın çalışma şartlarını ve özlük haklarını iyileştirecek, bu kapsamda polislerimizin ek göstergesini 3600’e çıkaracağız. Hayırlı, uğurlu olsun.

Astsubaylarımızın intibaklarını yapacak, haklarını verecek, uzman jandarma ve uzman erbaşların tüm mağduriyetlerini gidereceğiz.

Devletin asli ve sürekli hizmetlerinde çalıştırılan taşeron işçilere kadro vereceğiz. Köleliği andıran işçi çalıştırma düzenine son vereceğiz.

Kapatılan belde belediyeleri, özel idareleri ve köyleri yeniden kuracağız.

Siyasi ahlak yasasını çıkaracağız.

Gelir dağılımındaki adaletsizliği gidereceğiz.

Kamuda sözleşmeli, geçici, 4/B’li, 4/C’li, vekil ve benzeri şekilde istihdam edilenlerin alayını kadrolu yapacağız.

Bölücülüğün ve terörün kökünü kazıyacak, milli birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirecek yeni bir anayasayı inşallah hazırlayacağız.

Temiz siyaset, dürüst yönetim için Bizimle Yürü Burdur.

Dik baş, tok karın, mutlu yarın için Bizimle Yürü Burdur.

7 Haziran’da MHP’ye oy verecek misiniz? (Evet)

7 Haziran’da vatana, millete ve geleceğinize sahip çıkacak mısınız? (Evet)

Genel seçimler, büyük milletimizi tıpkı asırlar öncesinde olduğu gibi lider ülke Türkiye ülküsüne götürecek yolun başlangıcı olacaktır.

Tek başına iktidarımız, Türkiye’nin yeniden ayağa kalkmasını sağlayacaktır dedi.

Rabbim hepinizden razı olsun.

Hepinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.

Sağ olun, var olun.

Bizimle Yürü Burdur.

Bizimle Yürü Türkiye.

Ne mutlu Türküm Diyene, sözleri ile konuşmasını bitirdi.

 






loading...

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI